Ana içeriğe geç

Avukat Bek'ten Kadri Bağdu dosyasında yeni başvuru: 'IŞİD'li Talip Güler yeniden sorgulanmalı'

Katledilen Azadiya Welat çalışanı Kadri Bağdu'nun ailesinin avukatı Tugay Bek, Türkiye'ye getirilen IŞİD'li Talip Güler'in dosya kapsamında yeniden sorgulanması için savcılığa başvuracaklarını söyledi.

Avukat Bek'ten Kadri Bağdu dosyasında yeni başvuru: 'IŞİD'li Talip Güler yeniden sorgulanmalı'
Evrensel
16

Adana — Katledilen Azadiya Welat gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun ailesinin avukatı Tugay Bek, IŞİD’li Talip Güler'in yeniden sorgulanması için savcılığa başvuracaklarını, dosyanın “adli bir vaka” olarak ele alınamayacağını belirtti.

Adana’da Azadiya Welat gazetesi çalışanı Kadri Bağdu’nun 14 Ekim 2014 tarihinde katledilmesine ilişkin açılan dosya Haziran 2015’te “faili meçhul” bürosuna devredildi. O günden bu yana bir arpa boyu yol alınmayan dosyada etkin soruşturma yürütülmezken, cinayetin şüphelilerinden Taner Güler ve Servet Koç’un beyanlarına rağmen herhangi bir işlem yapılmadı. Dosya bilinçli bir şekilde sürüncemeye bırakıldı.

Geçtiğimiz günlerde ise IŞİD’li Talip Güler’in MİT tarafından Suriye’den Türkiye’ye getirildiğinin duyurulmasıyla Bağdu’nun katledilmesi yeniden gündeme geldi. Bağdu’nun katledilmesinden kısa bir süre sonra failler arasında olduğu tespit edilen Güler’in Türkiye’ye getirilmesinin ardından ailenin avukatı Tugay Bek, Güler’in yeniden sorgulanması için savcılığa başvuracaklarını belirtti.

“Adli vaka gibi ele alındı”

Güler’in Türkiye’ye getirilmesine dair yetkililer tarafından servis edilen bilgilendirme notlarında Bağdu’nun katledilmesinin baş şüphelilerinden biri olduğuna yer verilmemesine tepki gösteren Bek, o dönem Bağdu ile beraber Adana’da 3 kişinin IŞİD tarafından katledildiğini hatırlattı.

Bağdu cinayetinin başından beri karartılmak istendiğini vurgulayan Bek, "Kadri Bağdu’nun cinayeti faili meçhul dosyalar arasında bırakıldı. Biz cinayetin IŞİD örgütü tarafından işlendiğini ve soruşturmanın bu kapsamda yürütülmesi gerektiğini defalarca yazılı olarak talep etmemize rağmen, savcılık ve emniyet makamları meseleyi 'adi bir cinayet' gibi ele aldı. Terör suçları kapsamında bir soruşturma yürütmedi" dedi.

“İtiraflar dikkate alınmadı”

MİT tarafından Suriye’den Türkiye’ye getirildiği açıklanan Güler’in cinayet öncesindeki rolüne de dikkati çeken Bek, Güler’in cinayetten hemen önce bizzat polise giderek Bağdu’yu hedef gösterdiğini hatırlattı. "Talip Güler’in bizzat polislere yönelik bir şikayet beyanı var. Bağdu’nun PKK ile bağlantılı olduğunu ve emniyetçe yakalanması gerektiğini söylüyor” diyen Bek, “Kobanê eylemleri sırasında iş yerinin zarar gördüğünü iddia ederek Bağdu hakkında işlem yapılmasını istiyor. 2015 yılında yaptığımız başvurular üzerine Talip Güler’in ifadesi alındı ancak cinayetle ilgisi olmadığını beyan etti. Emniyetteki sorgusunun hemen ardından eniştesi Servet Koç ile birlikte Suriye’ye kaçarak 12 yıl boyunca IŞİD faaliyetleri içerisinde yer aldı. Servet Koç daha sonraki süreçte Kadri Bağdu’nun oğlu Ferhat Bağdu ile sosyal medya üzerinden iletişime geçerek cinayetin bizzat kendi tanıklığında IŞİD mensuplarınca işlendiğini itiraf etti. Bu itirafları Cumhuriyet Savcısına iletmemize rağmen dikkate alınmadı" diye belirtti.

“Savcılığa yeni dilekçe sunulacak”

Suriye’den getirildikten sonra “etkin pişmanlık” kanunundan faydalanan ve itiraflarda bulunan Güler’in Bağdu dosyası kapsamında henüz ifadesinin alınmadığını aktaran Bek, savcılığa yeniden başvuracaklarını söyledi. Güler’e Kobanê eylemleri sırasında başta Bağdu olmak üzere işlenen cinayetler yönünden de bildiklerini aktarması için tekrardan ifadesinin alınmasını talep edeceklerini söyleyen Bek, “Soruşturma Savcısına başvuracağız. Savcılığın sadece inkara dayalı eski beyanlarla yetinmeyip, DAİŞ üyeliğini kabul eden bu şahsı yeniden sorgulaması gerekir. Talip Güler Türkiye'ye getirildikten sonra etkin pişmanlıktan faydalandı ve birtakım itiraflarda bulundu. Ancak Kadri Bağdu cinayetine ilişkin henüz ifadesi alınmış değil. Güler'in Kobanê eylemleri sürecinde işlenen tüm cinayetler yönünden yeniden sorgulanmasını talep edeceğiz" ifadelerini kullandı.

“Devletin bilgisi dahilinde yürütüldü”

Cinayetlerin arkasındaki politik arka plana işaret eden Bek, "O dönem gerçekleşen katliamların bir kısmının kamu görevlilerinin ve devletin bilgisi, gözetimi çerçevesinde yürütüldüğünü biliyoruz. Canlı bombaların önüne geçilmedi. Suriye’deki mücadelede IŞİD mensuplarının bir şekilde kullanılmış olabileceğini değerlendiriyoruz. Bu sebeple olayların üzerine hakkıyla gidilmedi; bağımsız ve tarafsız bir araştırma yapılmadı. Cinayetler serisinin IŞİD bağlantısı ısrarla gizlenmeye çalışılıyor" dedi.

“Samimiyet varsa yeniden ele alınmalı”

Yeni Adalet Bakanı’nın faili meçhul dosyalar için "özel ekipler" kurduğu yönündeki açıklamalarını da anımsatan Bek, şöyle devam etti: "Eğer bu konuda bir samimiyet, bir ısrar varsa; hiçbir siyasi ön yargı olmaksızın bütün cinayetlerin aydınlatılması yönünde bir yaklaşım sergileniyorsa, Kadri Bağdu cinayeti de bu yönüyle yeniden ele alınmalı. Deliller objektif şekilde toplanmalıdır. Ancak şimdiye kadarki pratiğe bakıldığında, özellikle siyasi nedenlerle işlenen cinayetlerin faili meçhul kalması yönünde bir ısrarın olduğunu söylemek de mümkündür."

Kaynağa Git

İlgili Haberler