Ana içeriğe geç

Özgür Özel yeni parti tartışmalarına dair konuştu: A planımız partide kalmak, felaket senaryosuna karşı hazırlıklıyız

CHP Lideri Özgür Özel, kurultay ve yeni parti tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Önceliklerinin CHP’de kalmak olduğunu vurgulayan Özel, kurultayın derhal yapılmaması halinde partinin seçimlere girememe riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Özel, bu olasılığa ve ihraç ihtimaline karşı “Yeni parti ile ilgili kuruluş hazırlığı da var. Bir başka hazır birkaç partiye geçme ihtimali de var” dedi.

Özgür Özel yeni parti tartışmalarına dair konuştu: A planımız partide kalmak, felaket senaryosuna karşı hazırlıklıyız
Birgün
16

CHP Lideri Özgür Özel Nefes Gazetesi'nden Deniz Zeyrek'in sorularını yanıtladı.

Partinin derhal bir kurultaya gitmesi gerektiğini tekrar eden Özel, bu konuda hukuki girişimlerini sürdüreceklerini ifade etti. Partide kalma konusunda ısrarcı olduklarını belirten ve kurultay konusunda atanmış CHP yönetimine bir taviz vermeyeceklerini ifade eden Özel "Açıkça söyleyeyim kurultay yapmadan, partiyi seçilmeden yöneten birisiyle birlikte siyaset de yapamayız biz" dedi.

Yeni parti tartışmaları hakkında ise "Sokakta Özgür Özel’in seçilmiş yönetiminin, seçilmiş CHP’nin arkasında %99 var. Yüzde 90 aynı şeyi söylediği gün ben de aynı şeyi söylüyor olacağım." dedi.

Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"KALBİMİ İSTİYORLAR"

"Bütün kapılar açık ama yeter ki en kısa sürede kanunun, aklın, vicdanın emrettiği, ahlakın gerektirdiği kurultayı yapsınlar. Kurultay yapmama seçeneğine kapalıyız. Kurultayı en kısa sürede yapmak için ne yapmam gerekiyorsa yapacağım. O adımı atanla da uzlaşırım. Bu adımı atmayanla uzlaşmam.

‘Ben senden bir şey istemiyorum, yarım kilo et istiyorum’ diyorlar bana ama o yarım kilo et de kalbim. Bir partinin kurultayı, seçimi ve seçilmişlerle yönetilmesi partinin kalbidir. Sen partinin kalbini alırsan ne beyni kalır ne diğer uzuvları... O parti başkasının olur. O yüzden bu partinin, CHP’nin kalbini kimseye vermeye niyetimiz yok. Onu bilsinler.

İHRAÇLAR VE PARTİ MECLİSİ

Bir defa PM’de biz çoğunluktuk. Çoğunluğumuzu kırmak için 9 arkadaşımızı hukuksuzca ihraç ettiler. MYK’dan ihraç yapıyorlar. Olacak iş değil. Ona karşılık bir reaksiyon olarak biz Parti Meclisi’ni boşalttık ve Parti Meclisi düştü. Bununla ilgili gerekli hukuki çalışmalar içinde olacağız ama öncesinde partide iç hukuk yollarının tüketilmesi, bu işlemin iptal edilmesi ve yeniden Parti Meclisi’nde çoğunluğun sağlanması söz konusu olabilir. O olmadığı takdirde Parti Meclisi’nin düştüğünü başka mekanizmalarla elbette tescil ettireceğiz.

Bir mücadelenin içindeyiz. Bir yandan yarın (bugün) topladığımız imzaları vereceğiz. Bir yandan gelecek hafta içinde kurultayla ilgili başka çabalarımız olacak. Bir yandan Yargıtay süreçlerini takip ediyoruz. Yani hukuki mücadeleyi eksiksiz, siyasi mücadeleyi tavizsiz, fiziki mücadeleyi de durmadan, yorulmadan sürdüreceğiz.

"KURULTAY OLMADAN ATANMIŞLARLA SİYASET YAPMAYIZ"

Mümkün olan en hızlı takvim’ demiyorlar. ‘Bir yıllık bir takvim’ diyorlar. Bir yılın sonunda seçime bir yıl kaldıysa ertelenir. Ben size açık söyleyeyim: Milletvekillerimize şunu söylüyorlar: ‘Milletvekili listesini Kemal Bey yapacak.

Açıkça söyleyeyim kurultay yapmadan, partiyi seçilmeden yöneten birisiyle birlikte siyaset de yapamayız biz. Yani seçime gitme falan. Türkiye için bu kadar kritik bir seçim.

CHP umut olmuş. Kulakları kabartmışlar. Bize bakıyorlar. ‘Yürüyün peşinizden yürüyelim iktidara’ diyorlar. Bu sırada bir seçim daha kaybetmenin biz ne katarı oluruz ne vagonu...

Böyle bir şey olmaz. Ama bir an önce seçim yapılmalı. Yani orada bir tavizimiz yok. Milletvekillerine ‘Partide kalın ya da Kemal Bey’e destek olun, burada olun sizi milletvekili yapalım’ ve belediye başkanlarına ‘Burada kalan operasyon yemez. Oraya giden operasyon yer’ diyorlar.

YENİ PARTİ TARTIŞMALARI

Yapılacak her şeyi yapacağız. Ben Yargıtay kararını önemsiyorum. İmzaların (olağanüstü kurultay) tesliminden sonra Kemal Bey yükü sırtında tutmayıp ilçe seçim kuruna başvurmalı. Bu yapıcı telkinlere de ‘Yapacağım’ demiş. Göreceğiz yarın (bugün). Bunu yollaması lazım. İlçe seçim kurulunun kararı önemlidir veya YSK’ya sorar. YSK’nın kararı önemlidir. Eğer yapmazsa hukuki yollar var. Sulh hukuk mahkemelerinin kararı. Bunlar böyle hani aylara, yıllara varan süreler de değil. Ondan sonra buraları tüketmek gerekiyor.

Bir de sokağı dinlemek gerekiyor. Ben sokakta çok baskın iki ses duyuyorum:

1: Partiyi bunlara bırakma. Mücadeleye devam et. Dik dur.

2: Sen yürü peşinden yürüyoruz.

Şimdi bu iki ses, ikisi de arkamda ama bu iki sesin çeliştiği bir nokta var. Bu iki sesten birinin çok baskın olması lazım. Sokak ne diyorsa o olur. Sokakta Özgür Özel’in seçilmiş yönetiminin, seçilmiş CHP’nin arkasında %99 var. Yüzde 90 aynı şeyi söylediği gün ben de aynı şeyi söylüyor olacağım.

"TEDBİRİMİZİ ÇOKTAN ALDIK"

CHP bizim için çok kıymetli bir parti ve bizim A planımız burada kalmak. Ama görüyorum ki AK Parti’nin A planı da butlan yönetiminin A planı da bizi bu partiden uzaklaştırmak. Bizim birinci planımız burada kalmak.

Yeni parti ile ilgili kuruluş hazırlığı da var. Bir başka hazır birkaç partiye geçme ihtimali de var. Ama bunların hiçbir tanesini bugünden yarına hadi partiyi bırakalım diye değil. Partinin seçime giremez hale geldiği felaket senaryosu...

NORMALLEŞME TARTIŞMALARI: PARTİMİ UTANDIRACAK BİR ŞEY YAPMADIM

Normalinin benim yaptığım olduğunu düşünüyorum. Ama bize yapılanlar, bu yapılanların hiçbirini hak etmiyoruz. Şu kadarını söyleyeyim. Ben o gün 28 Şubat’tan içeride yatanları söyledim. Gezi tutuklularını söyledim. Emeklileri söyledim. Asgari ücret söylediğim gibi onlardan birincisi oldu. Ondan sonra “Normalleşme CHP’ye yarıyor. Normalleşmeyi bitir, hatta onlara bitirt” dediler. O yüzden bize balta çektiler. O yüzden bu kadar kötülük görüyoruz. Bizim yönettiğimiz Türkiye’de birinci parti ile ikinci parti birbiriyle bayramlaşacak da elde sıkışacak. Birbirlerinin genel merkezlerine de gidecek. Biz bu olgunluğu gösterdik. Tayyip Bey bu olgunluğu önce gördü, mukabele etti. Sonra bunun CHP’ye yaradığını düşünüp saldırıya geçti. Benim burada bir suçum, bir günahım yok. Ben partimi utandıracak hiçbir şey yapmadım. O gün bana sarayla müzakere edilmez, Tayyip Erdoğan’la müzakere edilmez, mücadele edilir diyenler bugün bir müzakerenin sonunda CHP’nin başına geçmişler."

Kaynağa Git

İlgili Haberler