Önceki gün İstanbul’da korkunç bir olay yaşandı. 6 yaşındaki Muhammed M. M., Fatih Laleli- İstanbul Üniversitesi Durağı'nda raylara düşerek tramvayın altında kaldı. Dengesini kaybeden yabancı uyruklu Muhammed M.M. raylara düştü. Bu sırada gelen tramvayın altında kalan 6 yaşındaki çocuk olay yerinde hayatını kaybetti.
Maalesef bu acı olay ne ilk ne de son. İstanbul’un yoğun yaya trafiğine sahip bölgelerinde tramvay kazaları artıyor. Kazalar özellikle İstanbul’da T1 Kabataş-Bağcılar ve T4 Bağcılar-Topkapı tramvay hatlarında meydana gelse de ülke genelinde tramvay hatlarının olduğu yerlerde de yaşanıyor.
KAYSERİ’DE TRAMVAY İLE KAMYON ÇARPIŞTI
Geçtiğimiz günlerde Kayseri’de Melikgazi ilçesi Aşıkveysel Bulvarı’nda bir kamyon ile tramvay çarpıştı. 5 kişinin yaralandığı kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.
BİR KAZA DA GAZİOSMANPAŞA’DA YAŞANDI
Geçtiğimiz ay Gaziosmanpaşa’da tramvay ile motosikletin çarpıştığı kazada motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. Kaza, Gaziosmanpaşa Eski Edirne Asfaltı Caddesi üzerinde bulunan T4 Tramvay hattı Sağmacılar - Bosna Çukurçeşme durakları arasında meydana geldi. Yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan motosiklet, seyir halindeki tramvayla çarpıştı. Motosiklet sürücüsü, tramvay ile motosiklet arasında sıkıştı.
YAYA KALDIRIMA SAVRULDU
Geçtiğimiz yıl stanbul’un Fatih ilçesinde Çemberlitaş Tramvay Durağı’ndan Beyazıt yönüne ilerleyen tramvay, aniden yola çıkan bir yayaya çarptı. Çarpmanın etkisiyle kaldırıma savrulan kişi yaralanırken, kazaya ait anlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Yaralı, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle tramvay seferlerinde kısa süreli aksama yaşandı.
KIRMIZI IŞIKTA KOŞTU, TRAMVAY ÇARPTI
Geçtiğimiz eylül ayında bu kez Beyoğlu’ndaki Tophane durağında korkunç bir kaza yaşandı. Sabah saatlerinde, yayalara kırmızı ışık yandığı sırada karşıya geçmeye çalışan C.A., seyir halindeki tramvayın çarpması sonucu ağır yaralandı. Kazada tramvayla demir bariyer arasında sıkışan C.A., olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Vatman B.Ş. ise gözaltına alındı. Hakkında “taksirle yaralama” suçundan işlem başlatılan vatman, savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
ÖLÜMLE SONUÇLANAN KAZA
2025 yılının nisan ayında ise bu sefer Haseki Durağı’nda yolun karşısına geçmeye çalışan 53 yaşındaki F. K., tramvayın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Çarpmanın etkisiyle tramvayın altında kalan F. K., ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı, ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
RAYDAN ÇIKMA DA YAŞANIYOR
Sadece yaya çarpmaları değil, zaman zaman raydan çıkma gibi kazalar da yaşanıyor. Örneğin üç yıl önce Eminönü’nden Sirkeci istikametinde hareket eden tramvay raydan çıkarak elektrik direğini çevreleyen taşlara çarptı. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken, seferlerde akmasa yaşandı.
TRAMVAYLARDA HANGİ TEKNOLOJİLER KULLANILIYOR?
Tramvay kazalarının nasıl önlenebileceğini detaylıca konuştuğumuz İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı’ya öncelikle raylı sistem teknolojilerinin ülkemizdeki güncel durumunu sorduk.
“Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, günümüzde raylı sistem teknolojileri yalnızca vatman dikkatine dayalı işletilen sistemler olmaktan çıkmış, sensörler, kameralar, yapay zekâ destekli görüntü işleme sistemleri ve otomatik koruma mekanizmaları ile desteklenen çok katmanlı güvenlik yapısına dönüşmüştür” diyen Mustafa Ilıcalı şunları söyledi:
“Dünyadaki yeni nesil tramvay sistemlerinde radar, lidar, kamera ve nesne algılama teknolojileri birlikte kullanılıyor; sistem, hat üzerinde bir yayayı veya engeli tespit ettiğinde önce vatmanı uyarıyor, gerekli durumlarda ise otomatik frenleme fonksiyonları devreye girebiliyor. Ancak burada önemli olan konu, bu teknolojilerin her hatta aynı seviyede bulunmamasıdır.”
HEDEF SÜRÜCÜ HATASINI TELAFİ EDEBİLEN SİSTEMLER
Özellikle geçmiş yıllarda inşa edilen tramvay hatlarında kullanılan araçların teknik donanımları ile yeni nesil araçlar arasında önemli farklılıklar bulunduğunun altını çizen Prof. Dr. ılıcalı, “İstanbul'da son yıllarda ciddi teknolojik yatırımlar yapılmış olmakla birlikte, mevcut araç filosunun tamamının aynı seviyede engel algılama ve otomatik müdahale sistemlerine sahip olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu nedenle raylı sistem güvenliğinde artık yeni hedefimiz, vatman hatasını da telafi edebilen aktif güvenlik sistemlerinin tüm filoya yaygınlaştırılması olmalıdır. Bu tür teknolojiler insan hatasını tamamen ortadan kaldırmasa da riskleri önemli ölçüde azaltmaktadır” diye konuştu.
ALINMASI GEREKEN ACİL ÖNLEMLER
Mustafa Ilıcalı, “Tramvay sistemlerinin en büyük avantajlarından biri şehir hayatıyla bütünleşik çalışabilmesidir. Ancak aynı özellik, güvenlik açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle T1 hattı gibi yoğun turistik ve ticari hareketliliğin bulunduğu koridorlarda yayalar çoğu zaman tramvay yolunu bir yaya koridoru gibi kullanabiliyor” dedi ve alınması gereken önlemleri sıraladı:
-- Benim görüşüme göre burada çözüm yalnızca cezai yaptırımlarda değil, öncelikle mühendislik tedbirlerinde aranmalıdır.
-- İnsan davranışlarını değiştirmede en etkili yöntemlerden biri doğru fiziksel tasarımdır. Özellikle istasyon çevrelerinde yönlendirici korkuluk sistemlerinin artırılması, kontrollü yaya geçiş noktalarının belirgin hale getirilmesi, zemin kaplamaları ile güvenli yürüme alanlarının vurgulanması ve riskli bölgelerde peyzaj elemanlarıyla doğal yönlendirme yapılması gerekiyor.
-- Bunun yanında sesli ve görsel uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması, tramvay yaklaşımını algılayan akıllı uyarı teknolojilerinin kullanılması ve özellikle turist yoğunluğunun bulunduğu bölgelerde çok dilli bilgilendirme sistemlerinin geliştirilmesi önem taşıyor.
-- Trafik güvenliğinde temel prensip, insanların hata yapabileceğini kabul ederek sistemi bu hataları telafi edecek şekilde tasarlamaktır. Tramvay koridorlarında da aynı yaklaşım uygulanmalıdır.
PERON AYIRICI KAPI SİSTEMLERİ (PAKS) TRAMVAY HATLARINDA UYGULANABİLİR Mİ?
Metro sistemlerinde kullanılan Peron Ayırıcı Kapı Sistemleri son derece başarılı sonuçlar veriyor. Ancak metro ile tramvay işletmeciliği arasında önemli teknik farklılıklar bulunuyor.
Metro hatlarında trenlerin durduğu noktaların santimetre hassasiyetinde sabitlenebildiğini, peron yapıları tamamen kapalı alanlarda bulunduğu için kapı sistemlerinin kolaylıkla uygulanabildiğini söyleyen Ilıcalı, “T1 gibi yüzeysel işletilen tramvay hatlarında ise durum daha karmaşıktır. Öncelikle durakların büyük bölümü açık alanda yer alıyor ve yolcu sirkülasyonu çok yüksek. Ayrıca hattın önemli bir kısmı tarihi yarımada içerisinde bulunuyor, kentsel sit alanı niteliği taşıyan bölgelerden geçiyor. Bu nedenle yüksek bariyer sistemleri hem görsel etki hem de koruma kurulları açısından değerlendirilmek zorundadır” dedi.
“Ancak bu durum hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmez” diyen Ilıcalı ekledi:
“Tam boy metro tipi sistemler yerine yarı yükseklikte platform bariyerleri, akıllı erişim kontrol sistemleri, istasyon bazlı güvenlik koridorları ve düşme algılama teknolojileri gibi alternatif çözümler değerlendirilebilir. Dünyada birçok kent, tramvay sistemlerinde klasik metro kapıları yerine daha esnek güvenlik uygulamalarına yöneliyor. Özellikle yoğun yolcu talebine sahip duraklarda pilot uygulamalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.”
‘ÇÖZÜM YALNIZCA SÜRÜCÜYÜ, YAYAYI VEYA OPERATÖRÜ SUÇLAMAK DEĞİL’
Mustafa Ilıcalı, “Ulaşım güvenliği alanında uzun yıllardır üzerinde durduğum bir konu var. Kazaların büyük çoğunluğu raporlarda ‘insan hatası’ olarak yer alsa da aslında modern güvenlik yaklaşımı bunu farklı yorumluyor. Çünkü insan hata yapabilen bir varlıktır. Asıl sorgulanması gereken, sistemin bu hatayı neden ölümcül bir sonuca dönüştürdüğüdür. Bu nedenle çözüm yalnızca sürücüyü, yayayı veya operatörü suçlamak değildir” ifadelerine yer verdi.
İlk işin güvenli sistem yaklaşımının benimsenmesi olduğunu söyleyen Ilıcalı, eğitim, denetim, mühendislik ve teknolojinin birlikte çalışması gerektiğinin altını çizdi.
“Çocuk yaşlardan itibaren trafik ve ulaşım güvenliği bilincinin verilmesi, sürekli denetim mekanizmalarının kurulması, riskli noktaların mühendislik çözümleriyle iyileştirilmesi ve teknolojinin güvenlik amacıyla daha fazla kullanılması gerekmektedir. Ben her zaman şunu söylüyorum: ‘Trafikte Küçük Hata Yoktur’. Bir anlık dikkatsizlik, bir saniyelik gecikme veya basit görülen bir ihlal telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabiliyor” diyen Prof. Dr. Ilıcalı şu bilgileri verdi:
“Bu nedenle ulaşım sistemlerini insanların hiç hata yapmayacağı varsayımıyla değil, hata yapabileceği gerçeğiyle tasarlamamız gerekiyor. Gelişmiş ülkelerdeki başarı da tam olarak buradan kaynaklanıyor. Eğitimli insan, güçlü denetim, doğru mühendislik ve ileri teknoloji bir araya geldiğinde can kayıplarında kalıcı düşüş sağlanabiliyor.”