Ana içeriğe geç

Fatih Uğurlu ‘bana ağır geliyor’ diyerek söyledi: Bu iblisler taş ocaklarında çalıştırılmalı

Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Fatih Uğurlu, 15 Temmuz şanlı direnişinin 10. Yıl dön dönümünde kaleme aldığı yazısında 250 vatandaşımızı şehit eden FETÖ’cü teröristleri hatırlatarak, “O caniler, o gece oluk gibi kan akıtıp 250 şehit, 2500 gaziyi arkalarında bıraktıktan sonra, mahkemede en masumane şekilde yargılanıp hapishanede keyif sürmekteler. Oh ne ala! Haftada üç gün bu Müslüman milletin kesesinden etli yemekleri yiyerek semiriyorlar. Kusura bakmayın, isterseniz de bakın; bana ağır geliyor. Bu iblisler günde 12 saat taş ocaklarında çalıştırılmalıydı.” dedi.

Fatih Uğurlu ‘bana ağır geliyor’ diyerek söyledi: Bu iblisler taş ocaklarında çalıştırılmalı
Yeni Akit Gazetesi
16

Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Fatih Uğurlu, 15 Temmuz ihanetinin yıl dönümünde kaleme aldığı yazısında Türkiye’nin adeta yeniden doğduğunu söyledi. Şehitlerin katillerinin cezaevlerinde beslenmesini değerlendiren Uğurlu, “Haftada üç gün bu Müslüman milletin kesesinden etli yemekleri yiyerek semiriyorlar. Kusura bakmayın, isterseniz de bakın; bana ağır geliyor. Bu iblisler günde 12 saat taş ocaklarında çalıştırılmalıydı.” dedi.

Neye yanıyorum biliyor musunuz? O caniler, o gece oluk gibi kan akıtıp 250 şehit, 2500 gaziyi arkalarında bıraktıktan sonra, mahkemede en masumane şekilde yargılanıp hapishanede keyif sürmekteler. Oh ne ala! Haftada üç gün bu Müslüman milletin kesesinden etli yemekleri yiyerek semiriyorlar. Kusura bakmayın, isterseniz de bakın; bana ağır geliyor. Bu iblisler günde 12 saat taş ocaklarında çalıştırılmalıydı; hatta o gece bizim verdiğimiz şehidin on misli zayiat vermeliydi. Merhamet etmeyene merhamet edilmez.

Bugün 15 Temmuz ihanet kalkışmasının yeni bir yıldönümündeyiz; herkes filin bir tarafından tutarak resmin büyüğünü görmeye başlayacak. Tabii ben de öyle… Farkında mısınız, bugün “FETÖ” adlı akrep yuvasını koynumuzda besleyip büyüten ve bir başka darbe modeli ile yıkmaya çalıştıkları Recep Tayyip Erdoğan ile akrebin sahibi ABD devleti, bugün Türkiye’de bir NATO zirvesinde el ele mutluluk mesajları veriyor; devletlerarası ilişkiler ne yazık ki böyle yürüyor.

Birbirinin gırtlağını sıkmaya hazır iki lider yan yana gelip “En sevdiğim sensin,” diyebiliyor. Masada olansa sadece ülkelerin menfaati ve masaya getirilecek talepler olması. Mesela biz Trump denilen eli kanlı katile “Ambargolar kalksın, Kaan’a motor verin,” diye talepleri sıralarken, “Ulan çıyan, ‘FETÖ’yü neden iade etmiyorsun?” diye bir parantez açmadık

Oysa 80 klasör suç kaydı gönderilmiş ve iadesini istemiştik. 15 Temmuz üzerinden kaç yıl geçti, hâlâ tık yok; çünkü ABD’de bu yapı kendilerinin kurduğu bir casus ağıdır ve teslimi mümkün değildir. CIA’nın İslam ülkeleri içinde kurduğu bu din görünümlü yapı, tam bir ihanet odağıdır. AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık ne güzel tarif etmiş: “Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ise ihanetle meşgul bir yapı.” Kitaplık çapta bir tarif.

İşin bir de şu yanı vardı “FETÖ” olayının: 28 Şubat’ta Amerikancı paşalar irtica yaygarası ile Müslümanların üzerine olanca zulümleriyle yüklenirken, “FETÖ” de bir yandan kurtarıcı elbisesi giyip ortaya çıkıyordu. Hatta FETÖ ile hiçbir organik bağı olmayanlar bile bu sahte dervişin ve avanesinin başarısı için Cenab-ı Hakk’a niyazda bulunuyordu. Ta ki 15 Temmuz gecesi tavanı ihanetle meşgul yapı kanlı yüzünü ortaya koyuncaya kadar. Bugün ihanet şebekesinin Pensilvanya’daki 400 dönümlük arazi üzerinde kurulmuş ve üzerinde uçuş yasağı bile olan akrep yuvası artık iyice belli olmuştur ve CIA’nin İslam ülkelerinde ve Türki Cumhuriyetlerde yaptığı casusluk faaliyetleri de dini bir görünümle kapatılmaktadır. O yüzden bugün Trump’tan FETÖ’nün iadesini bile talep etmedik. Çünkü beyhude olacaktı. Şüphesiz ABD Başkanı Trump, “FETÖ” görünümlü kendi istihbarat elemanlarını Türk pasaportlu olsalar bile iade etmeyecekti. Nitekim öyle de oldu.

Neye yanıyorum biliyor musunuz? O caniler, o gece oluk gibi kan akıtıp 250 şehit, 2500 gaziyi arkalarında bıraktıktan sonra, mahkemede en masumane şekilde yargılanıp hapishanede keyif sürmekteler. Oh ne ala! Haftada üç gün bu Müslüman milletin kesesinden etli yemekleri yiyerek semiriyorlar. Kusura bakmayın, isterseniz de bakın; bana ağır geliyor. Bu iblisler günde 12 saat taş ocaklarında çalıştırılmalıydı; hatta o gece bizim verdiğimiz şehidin on misli zayiat vermeliydi. Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Bana göre 15 Temmuz’un bu memlekete bir tek faydası olmuştur, o da “FETÖ”nün başarısız kalkışması sayesinde bütün Türk milleti siyasi ayrım gözetmeksizin sokağa dökülmüş ve Türkiye’deki askeri vesayet bir daha canlanmamak üzere toprağa gömülmüştü.

Şu hakkı kesinlikle ve altını siyah kalemle çizerek belirtmek isterim, ABD’nin bu casusluk aparatının yerle bir edildiği o gece, ölümüne sokoğa çıkan liderimiz Erdoğan’ın kararlı duruşu sayesinde zafer gelmiştir. “Sizi en yakın Yunan Adasına götürebilirim diyen pilota: “Sen ne diyorsun benim ölüm de dirim de bu topraklarda olacak” diyerek sırtında kefeni ile Atatürk hava limanına inme cesaretini göstermiştir. İşte bu yüzden milyonlar Erdoğan’ın arkasında saf tutmuştur. Artık milyonlar için bir adım ötesi cennetti, ölüm adeta bal helvası idi onlar için. Devlet ilk defa milleti ile kucaklaşıyordu. Çok şükür, yeniden tarih yazıyorduk. Bu şartlar altında hoş gelmedin 15 Temmuz, yaralarımızı depreştirdin. Keşke gelmez olaydın! 15 Temmuz şehitlerimizin ruhuna Fatiha.

Kaynağa Git

İlgili Haberler