Mersin - Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına tepki göstermek amacıyla Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Platform üyeleri, “Deniz Göktaş Serbest Bırakılsın” ve “Kahkahalar Dört Duvara Sığmaz” pankartları açarken, sık sık “Mizah susturulamaz” sloganı attı.
Platform adına açıklamayı dönem sözcüsü ve SES Mersin Şubesi Eş Başkanı Sevgi Başkavak yaptı.
Başkavak, Deniz Göktaş’ın YouTube’da yayımlanan stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanmasının yalnızca bir sanatçının özgürlüğünün elinden alınması anlamına gelmediğini belirterek, “Bu karar; düşünce ve ifade özgürlüğüne, sanatın eleştirel niteliğine ve toplumun eleştirme, hicvetme ve gülme hakkına yönelmiş ağır bir müdahaledir” dedi.
“Hiciv bu toprakların yüzlerce yıllık geleneğidir”
Sanatın toplumların nefes aldığı, eleştirdiği ve kendisiyle yüzleştiği en önemli alanlardan biri olduğunu vurgulayan Başkavak, mizah ve hicvin ise bu geleneğin en güçlü araçlarından biri olduğunu söyledi.
Anadolu’nun hiciv kültürünün yüzyıllardır sürdüğünü ifade eden Başkavak, Nasreddin Hoca’dan Pir Sultan Abdal’a, Seyrani’den Dadaloğlu’na, Neyzen Tevfik’ten Aziz Nesin, Mahsuni Şerif, Rıfat Ilgaz ve Muzaffer İzgü’ye kadar birçok ismin haksızlıkları mizah ve taşlama yoluyla eleştirdiğini hatırlattı.
Bugün stand-up sahnesinde sürdürülen eleştirel mizahın da aynı tarihsel geleneğin devamı olduğunu belirten Başkavak, “Bir stand-up gösterisini suç konusu yapmak yalnızca sanatçıyı değil; izleyeni, güleni, düşüneni ve eleştiren herkesi hedef almaktadır” diye konuştu.
“Bu bir hukuk garabetidir”
Deniz Göktaş hakkında önce “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama”, ardından da “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla yürütülen soruşturmanın tutuklamayla sonuçlanmasını “hukuk garabeti” olarak nitelendiren Başkavak, gözaltı sürecindeki uygulamalara da tepki gösterdi.
Avukatının açıklamasına göre, uyuşturucuya ilişkin herhangi bir suçlama bulunmamasına rağmen Göktaş’tan saç, kıl ve tırnak örnekleri alındığını belirten Başkavak, ayrıca sağlık ve insan hakları örgütlerinin uzun süredir eleştirdiği kuyu tipi cezaevine gönderilmesini de insan hakları açısından kabul edilemez bulduklarını ifade etti.
“İfade özgürlüğü herkes için güvence altına alınmalıdır”
Deniz Göktaş’ın yaşadığı hak ihlalinin yalnızca bir sanatçıyı değil, toplumun ifade ve eleştiri hakkını hedef aldığını söyleyen Başkavak, “Yargı eliyle toplumu susturmaya yönelik uygulamalar kabul edilemez” dedi.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak taleplerini sıralayan Başkavak, Deniz Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını, sanat ve ifade özgürlüğünü hedef alan baskı politikalarına son verilmesini, siyasal mizahın suç gibi gösterilmesinden vazgeçilmesini ve evrensel hukuk ilkelerine uygun hareket edilmesini istedi.
Basın açıklaması, “Deniz Göktaş serbest bırakılsın” ve “Mizah susturulamaz, hiciv suç değildir” sloganlarıyla sona erdi.