Artvin’in Ardanuç ilçesinde yaklaşık sekiz yıldır İlçe Nüfus Müdürlüğünde çalışan Hande Bilgin, kurum içinde tespit ettiğini söylediği usulsüz işlemleri ve sonrasında yaşadıklarını KARAR’a anlattı.
Terör saldırısında şehit olan bir polis memurunun çocuğu olan Bilgin, sahte imzalar kullanılarak adres kayıtlarının değiştirildiğini, bu işlemleri belgeleyerek savcılığa bildirmesinin ardından yalnızlaştırıldığını ve mobbinge maruz kaldığını savundu.
Bilgin, yaşadığı baskılar nedeniyle psikolojik ve fiziksel sağlığını koruyabilmek için ücretsiz izne ayrılmak zorunda kaldığını ve yaklaşık 10 aydır ücretsiz şekilde izin kullandığını söyledi.
“İŞ YÜKÜNÜN TAMAMI ÜZERİME KALDI”
Bilgin’in iddialarının merkezinde, aynı kurumda görev yapan Mehmet Yüksel bulunuyor. Yüksel’in, AK Parti Ardanuç İlçe Başkanı Ahmet Yüksel’in ağabeyi olduğunu belirten Bilgin, mesai arkadaşının çalışma saatlerine düzenli olarak uymadığını ve uzun süreli sağlık raporları aldığını ileri sürdü.
Bu nedenle müdürlükte zaman zaman tek memur olarak kaldığını, iş yükünün büyük ölçüde üzerine bindiğini anlatan Bilgin, kendisinin sağlık sorunu yaşadığı dönemlerde kısa süreli rapor almakta bile güçlük çektiğini söyledi.
Bilgin, asıl dikkat çekici durumla, prosedüre uygun olmadığı gerekçesiyle işlemlerini yapmadığı bazı vatandaşların kayıtlarının daha sonra tamamlandığını fark etmesi üzerine karşılaştığını ifade etti.
BEŞ EVRAKTA SAHTE İMZA İDDİASI
Söz konusu işlemlere ait evrakları inceleyen Bilgin, kişilerin kimlik beyanlarındaki imzalarla adres değişikliği belgelerindeki imzaların belirgin biçimde farklı olduğunu öne sürdü.
Bilgin, sahte imza kullanıldığından şüphelendiği beş belgeyi delil niteliği taşıdığı gerekçesiyle Artvin Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğunu söyledi.
İşlemlerin “vatandaşın işini kolaylaştırma” gerekçesine dayanılarak açıklanamayacağını savunan Bilgin, kamu görevlilerinin mevzuata uygun hareket etmekle yükümlü olduğunu vurguladı.
“USULSÜZ ADRES KAYITLARIYLA SEÇMEN LİSTESİ OLUŞTURULDU”
Bilgin’in iddiaları yalnızca sahte imza kullanımıyla sınırlı değil. Usulsüz adres kayıtlarının seçim dönemlerinde seçmen hareketliliği yaratmak amacıyla kullanıldığını öne süren Bilgin, bu işlemlerin müdürlük görevini yürüten Mustafa Seçkin’in bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini iddia etti.
Bilgin, bazı kişilerin gerçekte yaşamadıkları adreslere kaydedilerek belediye seçimlerinde kullanılmak üzere seçmen listeleri oluşturulduğunu ve her imza karşılığında 2 bin liraya kadar para alındığı yönünde bilgi edindiğini ileri sürdü.
Bu iddialar henüz kesinleşmiş bir yargı kararıyla doğrulanmış değil.
2019 SEÇİMLERİNE İLİŞKİN “600 KİŞİLİK LİSTE” İDDİASI
Bilgin, benzer bir girişimin 2019 yerel seçimleri öncesinde de yaşandığını savundu.
O dönem adaylar arasında yer alan ve halen Artvin İl Millî Eğitim Müdürü olarak görev yapan Fahri Acar’a, belirli bir bedel karşılığında 600 kişilik seçmen listesi teklif edildiğini ileri süren Bilgin, listedeki isimlerle gösterilen adreslerin uyuşmadığının tespit edilmesi üzerine Acar’ın teklifi kabul etmediğini öne sürdü.
Bilgin’in bu anlatımı da dosyadaki iddialar arasında yer alıyor.
İLK RAPORDA “SORUŞTURMA İZNİ VERİLSİN” GÖRÜŞÜ SONRADAN DEĞİŞTİ
Savcılığın kamu görevlileri hakkında soruşturma izni istemesi üzerine Ardanuç Kaymakamlığı tarafından ön inceleme başlatıldı.
Edinilen bilgilere göre incelemeyi yürüten görevli, belgelerdeki imzalar arasında açık farklılıklar bulunduğunu tespit ederek ilk raporunda Mehmet Yüksel hakkında soruşturma izni verilmesi yönünde görüş bildirdi.
Ancak Bilgin, dönemin Ardanuç Kaymakamı Alparslan Sözen’in müdahalesiyle raporun değiştirildiğini iddia etti.
Ön incelemeyi yürüten kamu görevlisinin makam odasına çağrılarak görüşünü değiştirmesinin istendiğini öne süren Bilgin, görev yeri değişikliğiyle tehdit edilen muhakkikin raporundaki “soruşturma izni verilmesi” ifadesinin daha sonra “soruşturma izni verilmemesi” şeklinde değiştirildiğini savundu.
EYLEM “İDARİ KUSUR” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
Soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararda, iddia konusu işlemlerin adli suç değil; “vatandaşın işini kolaylaştırmak amacıyla, tecrübesizlik ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan idari kusur” olarak değerlendirildiği öğrenildi.
Bilgin ise sahte imza kullanıldığı iddiasının basit bir idari hata olarak ele alınamayacağını belirterek kararın hukuka aykırı olduğunu savundu.
Karara karşı yapılan itirazın ardından dosya Samsun Bölge İdare Mahkemesine taşındı.
“YETKİLİLERE ULAŞTIM, KARŞILIK BULAMADIM”
Bilgin, yaşadıklarını ve elindeki belgeleri anlatabilmek için Artvin Valisi Turan Ergün ile AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik’in de aralarında bulunduğu çok sayıda yetkiliye ulaşmaya çalıştığını, ancak sonuç alamadığını söyledi.
Son çare olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben bir mektup kaleme aldığını belirten Bilgin, şehit yakınlarına sahip çıkılacağı yönündeki açıklamaların kendi adalet arayışında da karşılık bulmasını beklediğini ifade etti.
Bilgin, şu ifadeleri kullandı:
“Terör şehidi bir polisin çocuğu olan memur olarak, çalıştığım kurumda şahit olduğum usulsüzlüklere göz yumamazdım. Bunları dile getirdiğim için giderek artan bir mobbingle karşılaştım. Yalnızca kendim için değil, memuriyetin onuru adına da adalet arayışımı sürdüreceğim.”
ADLİ VE İDARİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Dosyanın adli boyutuna ilişkin soruşturma Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülüyor.
Kaymakamlığın “soruşturma izni verilmemesi” kararına yapılan itiraz Samsun Bölge İdare Mahkemesi tarafından incelenirken, ön inceleme sürecinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialar da İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına taşındı.
Bakanlığın inceleme kapsamında ilgili dosyayı yerel idareden istediği öğrenildi.