Uluslararası Akademik Sosyal ve Ekonomik İlişkiler Federasyonu (USKEF) Genel Başkanı Dr. Umut Elbir tarafından düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Forumu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi İhsan Ketin Konferans Salonu'nda düzenlendi. Forumun koordinatörlüğünü Arif Ekşi üstlendi.
İş sağlığı ve güvenliği alanındaki güncel gelişmelerin, afetlere dirençli çalışma hayatının ve yapay zeka destekli iş güvenliği uygulamalarının ele alındığı forum, akademi, kamu ve özel sektörden önemli isimleri bir araya getirdi.

Forumun açılışında USKEF Genel Başkanı Dr. Umut Elbir, İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Mustafa Hulki Cevizoğlu ve Konya Milletvekili Orhan Erdem katılımcılara hitap etti. Açılış konferansında ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan değerlendirmelerde bulundu.
Forumun ilk oturumu, "Afetlere Dirençli Çalışma Hayatı: Tarım ve İnşaatta Güvenliğin Geleceği" başlığıyla gerçekleştirildi. Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Ökten'in moderatörlüğündeki oturumda İSG Genel Müdürü Erhan Taylan, AFAD İstanbul İl Başkanı Prof. Dr. Haluk Özener ve İPKB Başkanı Yalçın Kaya konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda afet risklerine karşı çalışma hayatının dayanıklılığının artırılması ve güvenlik kültürünün geliştirilmesi konuları ele alındı.
"Yüksek Riskli Coğrafyalarda Güvenlik: Deprem, Madencilik ve Akdeniz Havzası" başlıklı ikinci oturumun moderatörlüğünü Prof. Dr. Cemal Zehir yaptı. Oturumda Prof. Dr. Mustafa Kumral, Prof. Dr. Zeynep Şimşek, Prof. Dr. Şerif Barış ve Risk Yönetimi Derneği Başkanı Abdullah Anar görüşlerini paylaştı. Deprem gerçeği, madencilik faaliyetleri ve risk yönetimi uygulamaları oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Forumun son oturumu "Dijital Çağda Güvenlik Kültürü: Yapay Zeka Destekli İş Güvenliği" temasıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Kenan Aydın'ın moderatörlüğündeki oturumda Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanıve Yapay Zekâ & Olasılıksal Modelleme Uzmanı Dr. Ekrem Teymur, USKAİD Genel Başkanı Av. Selman Yaray, İş Güvenliği Uzmanı Erdinç Günay, USKEF Genel Başkanı Dr. Umut Elbir, Dr. İlker Karbuz ve Evren Yurttaş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda yapay zekânın iş sağlığı ve güvenliği alanında kullanımına ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda afetlere dirençli çalışma hayatı, yüksek riskli coğrafyalarda güvenlik, madencilik, deprem ve dijital çağda iş güvenliği gibi başlıklar masaya yatırıldı.
ALPKAN: İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ TOPLUMUN HER KESİMİNE YAYILMALI
Forumda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından yapılan düzenlemelerle birlikte Türkiye genelinde yaklaşık 33 milyon çalışanı ve 2,5 milyonu aşkın işletmeyi kapsayan bir sistemin oluşturulduğunu belirterek, "Şu anda inşallah Türkiye çapında 33 milyon çalışan ki yüzde 75'i kayıt altındadır. 2,5 küsur milyon işletmenin tamamında kanun geçerli hale geldi" dedi.
İş sağlığı ve güvenliğinde insan odaklı yaklaşımın önemine dikkat çeken Alpkan, "Burada tamamen bir insan odaklı yaklaşım gerekiyor" ifadelerini kullandı. İş kazalarına bağlı ölümlerin önemli bölümünün yüksekten düşme, taşıt ve makine kazaları ile kalp krizi kaynaklı olduğunu aktaran Alpkan, "Bunlar, dünyada da Türkiye'de de yapılan araştırmalarda siz de takdir ettiğiniz gibi, tedbir alırsa yüzde 90 engellenebilecek kazalar" sözleriyle önleyici tedbirlerin önemini vurguladı. Alpkan, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca mevzuat ve denetim boyutuyla ele alınmaması gerektiğini, işletmelerde güvenlik kültürünün yerleşmesi ve toplum genelinde eğitim çalışmalarının artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Türkiye'nin ekonomik büyümesiyle birlikte istihdamın da arttığını belirten Alpkan, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı daha güçlü bir farkındalık oluşturulması gerektiğini ifade etti. Üniversitelerde zorunlu olmasına rağmen bazı bölümlerde iş sağlığı ve güvenliği derslerinin yeterince uygulanmadığını dile getiren Alpkan, işverenlerin ve yöneticilerin bu alandaki yükümlülükleri bir maliyet unsuru olarak değil, çalışanların yaşamını koruyan temel bir sorumluluk olarak görmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca bakanlıklar, üniversiteler ve sektör temsilcilerinin iş birliğiyle yürütülen ulusal ve uluslararası projelerle iş sağlığı ve güvenliği alanındaki bilinç düzeyinin yükseltilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
KUTLU: İŞ KAZALARINI ÖNLEMEDE TEKNOLOJİ VE GÜVENLİK KÜLTÜRÜ ŞART
İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Genel Müdür Yardımcısı Eylül Aydın Kutlu, iş sağlığı ve güvenliği alanında hazırlanan 2030 Politika Belgesi'nin son aşamaya geldiğini belirterek, "Tahminimiz haziran, temmuz gibi politika belgesinin yayınlanması yönünde" dedi.
Tarım ve inşaat sektörlerinin iş kazaları açısından en riskli alanlar arasında bulunduğunu ifade eden Kutlu, iklim değişikliği, yüksekten düşme, makine kazaları ve doğal afetlerin çalışanlar için yeni riskler oluşturduğunu söyledi. Türkiye'nin iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli mevzuata sahip olduğunu ancak güvenlik kültürü ve farkındalığın geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Kutlu, "Sadece gerekli kültüre ve bilince sahip değiliz" ifadelerini kullandı. Bakanlığın güvenli tarım ve güvenli inşaat projeleri yürüttüğünü aktaran Kutlu, yapay zeka destekli risk izleme sistemleri, uzaktan denetim uygulamaları ve veri odaklı İSG yönetimiyle iş kazalarının azaltılmasını hedeflediklerini kaydetti. Ayrıca afet yönetimi ile iş sağlığı ve güvenliğinin ayrılmaz bir bütün olduğunu belirten Kutlu, tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

ÖZENER: AFETLERİ DEĞİL, RİSKLERİ YÖNETMEK ZORUNDAYIZ
AFAD İstanbul İl Başkanı Prof. Dr. Haluk Özener, konuşmasında afet yönetiminde en kritik noktanın riskleri önceden azaltmak olduğunu vurgulayarak, "Riskler belli. Yol haritası da belli. Tek yapacağımız şey onları uygulamak" dedi. Türkiye'de kurumların öngörülemeyen risklere yeterince yatırım yapmadığını belirten Özener, deprem gibi afetlerin ne zaman gerçekleşeceğinin bilinmemesinin gerekli önlemlerin ertelenmesine neden olduğunu söyledi.

Özener kaderci anlayış yerine bilimin rehberliğinde hareket edilmesi gerektiğini ifade etti ve risk yönetiminin önemine dikkat çekti. AFAD'ın afet süreçlerinde tek başına sorumlu bir kurum olmadığını, koordinasyon ve organizasyon görevini üstlendiğini belirten Özener, özellikle İl Risk Azaltma Planları (İRAP) kapsamında İstanbul'da yürütülen çalışmaların Türkiye'ye örnek olduğunu söyledi. Afet yönetiminde müdahaleden çok risk azaltma ve hazırlık süreçlerine odaklanılması gerektiğini vurgulayan Özener, kamu kurumlarının ortak hareket etmesiyle can ve mal kayıplarının önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.
KUMRAL: AFETLERE KARŞI BİLİNÇLİ NESİLLER YETİŞTİRMELİYİZ
İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca çalışma hayatının değil, afetlere hazırlıklı bir toplum oluşturmanın da temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Türkiye'de risk algısının yeterince gelişmediğine dikkat çeken Kumral, "Biz Türk'üz, bizde bir şey olmaz mantığı vardır. O yüzden de riski severiz" dedi.
Türkiye'nin deprem, sel, kuraklık ve bölgesel çatışmalar gibi çok sayıda riskle karşı karşıya bulunan bir coğrafyada yer aldığını belirten Kumral, bu nedenle toplumun her kesiminin olası afet ve kriz durumlarına karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. İnsanların zor anlarda doğru karar verebilmesini sağlayacak eğitim ve farkındalık çalışmalarının önemine işaret eden Kumral, afetlere dirençli bir toplum için bireylerin nasıl hareket edeceklerini önceden öğrenmeleri gerektiğini ifade etti.
YARAY: İŞ KAZALARINDA ASIL YARGILANAN ORGANİZASYON EKSİKLİĞİDİR
Uluslararası Sosyal Kültürel ve Akademik İlişkiler Derneği (USKAİD) Genel Başkanı Av. Selman Yaray, iş kazalarının yalnızca teknik bir iş güvenliği sorunu değil, aynı zamanda ciddi hukuki sonuçlar doğuran olaylar olduğunu belirterek, "Her iş kazası yalnızca bir iş güvenliği sorunu değil, aynı zamanda ciddi hukuki sonuçlar doğuran bir olaydır" dedi.
İş sağlığı ve güvenliğinin anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken Yaray, işverenlerin iş güvenliği uzmanı görevlendirmiş olsalar bile sorumluluktan kurtulamayacağını vurgulayarak, "İşveren, iş güvenliği uzmanı görevlendirse bile sorumluluktan kurtulamaz" ifadelerini kullandı.
Mahkemelerin iş kazalarında yalnızca meydana gelen olayı değil, kazaya neden olan organizasyon yapısını ve ihmaller zincirini değerlendirdiğini belirten Yaray, "İş kazalarında mahkemeler aslında kazayı değil, organizasyonu yargılamaktadır" dedi. Risklerin zamanında tespit edilmesi, yazılı olarak kayıt altına alınması ve sürecin takip edilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Yaray, güvenli çalışma hayatının kazalardan sonra adalet aramakla değil, kazalar yaşanmadan önce gerekli önlemleri almakla mümkün olduğunu ifade etti.
Gün boyu süren oturumların ardından forum, katılımcılara plaket takdimi yapılmasıyla sona erdi. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı etkinlik, akademi, kamu ve özel sektörden çok sayıda ismi aynı platformda buluşturdu.
