Ana içeriğe geç

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri: NATO değil halklar kazanacak

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde NATO'nun savaş politikalarını protesto etmek amacıyla Şirinyer İZBAN İstasyonu'nda bir araya gelerek yürüdü. Yürüyüşte, zirveye ve öncesinde yapılan gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterildi.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri: NATO değil halklar kazanacak
Cumhuriyet
16

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne tepkiler sürüyor. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri de “Türkiye NATO’dan çıksın talebi” ile Şirinyer İZBAN önünde toplanarak Şirinyer’deki NATO Komutanlığının bulunduğu Vecihi Akın Kışlası önüne yürüdü. Sıklıkla “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın”, “NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın”, “Katil NATO işbirlikçi AKP”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarının atıldığı eylemde basın metnini İzmir Barosu Genel Sekreteri Zöhre Dalkıran okudu.

“SÖMÜRÜNÜN, BARBARLIĞIN, YOKSULLUĞUN EN BÜYÜK SORUMLUSU NATO”

Dünyada haksız savaşların, sömürünün, barbarlığın, zulüm ve yoksulluğun sorumlularından birisinin NATO olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Dalkıran, “Bu savaş teşkilatının ülkemizde yollarına kırmızı halılar serilerek ağırlanmasını ve dünyayı yeniden ve yeniden paylaşma planlarının ülkemizde yapılacak olmasını protesto etmek için toplandık. NATO, kurulduğu günden bugüne kadar sermayenin, savaşın, emperyalist çıkarların örgütü olmuştur. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından Yugoslavya’nın bombalanmasına, Afganistan’ın işgalinden, Irak’ın parçalanmasına, Libya’nın yıkımından Suriye’nin kan gölüne dönmesine kadar milyonlarca insanın ölümünden, yerinden edilmesinden ve ülkelerin istikrarsızlaştırılmasından NATO ve onu yönlendiren emperyalist güçler sorumludur. Bugün NATO zirvelerinde konuşulan şey enerji kaynaklarının, ticaret yollarının, silah tekellerinin ve çokuluslu şirketlerin çıkarlarının korunmasıdır. Emekçiler yoksullaşırken, halklar açlıkla savaşırken, savaş bütçeleri ve silah harcamaları her geçen gün artırılmaktadır” diye konuştu.

“6. FİLO’YU DENİZE DÖKENLERİN İZİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Türkiye’nin NATO üyeliğinin halkın çıkarlarına hizmet etmediğini ifade eden Zöhre Dalkıran, “AKP iktidarının, ‘Biz NATO’nun kanadında yer alırken bugün artık göbeğinde bulunuyoruz.’ sözleriyle övünmesi yeni bir durum değildir. Yetmiş yılı aşkın süredir iktidara gelen hükümetler, farklı siyasi kimliklerle ortaya çıksalar da NATO’nun ve emperyalist merkezlerin bölgesel politikalarına uyum göstermeyi temel bir devlet politikası haline getirmiştir. Ülkemizin toprakları, üsleri ve kaynakları emperyalist askeri stratejilerin parçası haline getirilmiş; halkların kardeşliği yerine savaş politikaları desteklenmiştir. Bugün ülkemizi fiilen işgal etmiş olan emperyalist NATO ve Amerikan üslerine durmadan, bu savaş örgütünden çıkmayı ve bu örgütün dağıtılmasını savunmadan gerçek yurt ve halk sevgisinden bahsetmek mümkün değildir. Bizler dün de bugün de yarın da 6. Filo’yu denize dökenlerin izinde olmaya devam edeceğiz” dedi.

“NATO’YU PROTESTO ETMEK SUÇ DEĞİLDİR”

Zirve öncesi İstanbul ve Ankara’da gözaltın tutuklamaların hukuksuz olduğunun altını çizen Av. Dalkıran, “AKP İktidarının NATO zirvesinin sessiz sedasız, protestosuz geçirilebilmesi için günlerdir İstanbul’da, Ankara’da ve çeşitli kentlerde gerçekleştirdiği gözaltı operasyonları, kimin hangi safta durduğunu açıkça göstermektedir. Emperyalist savaş politikalarına karşı çıkanların, demokratik haklarını kullananların, öğrencilerin, gençlerin, sendikacıların, siyasetçilerin ve avukatların gözaltına alınması; savaş karşıtı seslerin susturulmaya çalışılması demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Emperyalizme karşı çıkmak, savaşa karşı barışı savunmak, NATO’yu protesto etmek suç değildir. Asıl sorgulanması gereken, halkların iradesini hiçe sayan savaş politikaları ve bu politikalara gösterilen koşulsuz bağlılıktır. Açıkça söylüyoruz: Türkiye NATO’dan çıkmalıdır. Ülkemizin dış politikası emperyalist askeri ittifakların değil, halkların çıkarlarının, barışın ve bağımsızlığın ekseninde şekillenmelidir. Bizler emek ve demokrasi güçleri olarak; NATO’nun savaş politikalarına, emperyalist müdahalelere, ülkemizin emperyalist askeri planların parçası haline getirilmesine, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskılara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Eşitlikten, özgürlükten, laiklikten, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana olan herkesi emperyalizme ve savaş politikalarına karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. NATO değil halklar kazanacak! Savaş değil barış kazanacak! Emperyalizm değil halkların dayanışması kazanacak! Üslerinizi, tankınızı, topunuz, barbarlığınızı ve işbirlikçilerinizi alıp bu ülkeden gideceğiniz günler yakındır. Yaşasın halkların kardeşliği! Yaşasın emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler