CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, haziran ayında yaşanan insan hakları ihlalleri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik davalarda tespit ettikleri hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaştı. Tanrıkulu, "Türkiye'nin dört bir yanından gelen veriler, hak ihlallerinin münferit değil, bir hükümet politikası haline geldiğini gösteriyor" dedi.
Tanrıkulu, yaşam hakkından ifade özgürlüğüne, örgütlenme hakkından işkence yasağına kadar birçok alanda sistematik hak ihlallerinin yaşandığını söyledi.
"NATO Zirvesi öncesi gözaltılar en ağır ihlallerden biri"
NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara değinen Tanrıkulu, "Çok sayıda kişi şafak operasyonlarıyla gözaltına alındı; kapılar kırıldı, ters kelepçe uygulandı, avukata erişim kısıtlandı. Toplam 225 kişi gözaltına alındı, bunlardan 178'i tutuklandı" dedi.
"Önleyici gözaltı ya da önleyici tutuklama adı altında bir uygulamanın mevzuatımızda yeri yoktur" diyen Tanrıkulu, "Bugün yasalaştırılamayan bu uygulama, bağımsız ve tarafsız olmayan yargı eliyle fiilen hayata geçirilmektedir. Bu durum en ağır insan hakları ihlallerinden biridir" ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, öğretmenlerin eylemleri sırasında da çok sayıda kişinin darbedilerek gözaltına alındığını ve işkence ile kötü muameleye maruz bırakıldığını söyledi.
"İBB davalarında adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor"
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturmalar kapsamında süren yargılamaları da izlediklerini belirten Tanrıkulu, hazırladıkları raporda çok sayıda hak ihlali tespit ettiklerini ifade etti.
Tanrıkulu, "Adil yargılanma hakkının neredeyse bütün unsurlarının ihlal edildiğini tespit etmiş bulunuyoruz. Masumiyet karinesi, silahların eşitliği ilkesi, delillere erişim hakkı, susma hakkı, hukuki dinlenilme hakkı, tarafsız ve bağımsız mahkemede yargılanma hakkı başta olmak üzere temel güvencelerin farklı biçimlerde ihlal edildiğini gördük" dedi.
Yargılamalarda yapısal sorunlar bulunduğunu savunan Tanrıkulu, "İddia makamının kullandığı tehdit dili, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin kuşkular, delil ve tanık beyanlarındaki şaibeler ile psikolojik baskı iddiaları bunlardan yalnızca birkaçıdır" diye konuştu.
"Hak ihlallerini raporlamayı sürdüreceğiz"
Hazırlanan raporun hem TBMM kayıtlarına geçmesi hem de toplumsal hafızaya not düşülmesi amacıyla kamuoyuyla paylaşıldığını belirten Tanrıkulu, "Bundan sonraki duruşmaları da izlemeye devam edecek, tutanaklara yansıyan tüm hak ihlallerini raporlaştırmayı sürdüreceğiz" dedi.
Tanrıkulu, "Bugün bu ihlalleri kayıt altına alıyoruz. Yarın da bu hak ihlallerine neden olanların ve bunlara göz yumanların hukuki ve tarihsel sorumluluklarının unutulmayacağını bir kez daha ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı.