Almanya'da Mercedes-Benz işçisi, kendisine dayatılan şartlara ve maliyet kesintilerine itiraz etti. İşçiler şirketin planlarına karşı ülke genelinde kitlesel protestolar düzenledi.
Ülkenin en büyük sendikası IG Metall'in çağrısıyla Stuttgart, Sindelfingen, Untertürkheim, Bremen, Rastatt, Berlin, Düsseldorf, Hamburg, Affalterbach ve Germersheim’daki Mercedes-Benz fabrikalarında iş bırakan 33 binden fazla işçi, fabrika kapıları önünde eylem yaptı.
PROTESTOLARIN ODAĞINDA NE VAR?
Protestoların odağında, Mercedes-Benz yönetiminin haftalık çalışma süresini ücret artışı olmaksızın 5 saat uzatarak 40 saate çıkarma talebi yer alıyor.
Yönetim ayrıca, temmuzda ödenmesi gereken özel dönüşüm primini gelecek yılın nisan ayına ertelediğini ve bu ödemenin tamamen iptal edilebileceğini duyurdu.
Şirket yönetiminin işçilere gönderdiği mektupta, Almanya’daki durumun "dramatik" olduğu savunularak, küresel rekabet gücünün korunması için tasarruf tedbirlerinin kaçınılmaz olduğu ileri sürüldü.
İlk etapta Almanya'daki yaklaşık 108 bin çalışanın 90 bininin temmuz ayındaki prim ödemesinden mahrum kalacağı bildirildi.
OTOMOTİV İŞÇİSİNE YÖNELİK BASKI ARTIYOR
Düsseldorf’taki fabrikada işçilerle bir araya gelen IG Metall Genel Başkanı Christiane Benner, otomotiv sektöründe çalışanlara yönelik baskıların arttığına dikkati çekti.
İşverenlerin dönüşüm sürecini bir bahane olarak kullanarak ücret, çalışma süreleri ve sosyal hakları tırpanlamaya çalıştığını vurgulayan Benner, "Hissedarlar rekor karlar elde ederken, çalışanların sözleşmelerle güvence altına alınmış haklarından feragat etmesi mi bekleniyor? Kesinlikle hayır! Geleceği ve güveni bu şekilde yok edersiniz.” ifadelerini kullandı.
Benner, güçlü bir otomotiv endüstrisinin geleceğinin üretim tesislerine ve çalışanlara yatırım yapmaktan geçtiğini savunarak, "Siyasetten de net bir sinyal bekliyoruz. Ülkenin endüstriyel kalbi eritilmemelidir. Yatırımlarla istihdamı ve fabrikaları koruyacak aktif bir sanayi politikasına ihtiyacımız var." diye konuştu.
'FAZLA MESAİ SAÇMALIK'
Sindelfingen’deki protestoda konuşan Mercedes-Benz İş Konseyi Başkanı Ergun Lümali de yönetimin bu yaklaşımının çalışanlar arasında büyük bir belirsizlik ve motivasyon kırıklığına yol açtığını söyledi.
Lümali, "Sürekli yeni bir yükle karşılaşıyoruz. Ücretsiz mesai dayatmaları, toplu sözleşme haklarında kesintiler, üretimin ve işlevlerin yurt dışına kaydırılması ve mevcut çalışma modellerine yönelik saldırılar." ifadelerini kullandı.
IG Metall Baden-Württemberg Bölge Başkanı Barbara Resch de Rastatt fabrikası önünde yaptığı açıklamada, 35 saatlik çalışma haftasının geçmişte kalmadığını belirterek, "Mercedes yönetimi işlerin nasıl yapılmaması gerektiğini çok iyi gösteriyor. İyi toplu sözleşmeler bir rekabet dezavantajı, çalışanlar da kullan-at malzeme değildir." şeklinde konuştu.
IG Metall Berlin-Brandenburg-Saksonya Bölge Başkanı Jan Otto ise ücretsiz fazla mesai dayatmasının istihdam politikası açısından bir "saçmalık" olduğunu ve ne istihdamı koruyacağını ne de yeni sipariş getireceğini ifade etti.
DİĞER MARKALARIN İŞÇİLERİNDEN DESTEK GELDİ
Mercedes-Benz işçilerinin direnişine, Alman otomotiv sektörünün diğer çalışanlardan da dayanışma mesajları geldi. BMW İş Konseyi Başkanı Martin Kimmich, kriz karşısında 40 saatlik çalışma dayatmasından başka bir çözüm üretemeyen yöneticilerin zamanın ruhunu okuyamadığını söyledi.
Audi İş Konseyi Başkanı Jörg Schlagbauer ise işverenlerin hamlesini "kasten yapılan bir faul" olarak nitelendirerek, "Bu planın nasıl devam edeceğini biliyoruz: Önce Stuttgart, sonra Wolfsburg, ardından Münih ve Ingolstadt gelecek." uyarısında bulundu.