Ana içeriğe geç

Çağın Hastalığı Genç Kadınları Hedef Alıyor! Bu Belirtilere Dikkat

Türkiye’de 95 binden fazla kişinin mücadele ettiği MS, son yıllarda artan vaka sayılarıyla dikkat çekiyor. Özellikle genç kadınlarda daha sık görülen hastalık, ilk belirtilerinin çoğu zaman sıradan sağlık sorunlarıyla karıştırılması sebebiyle dikkat çekmeden ilerleyebiliyor. Erkeklerde görülen kimi hastalık tipleri daha hızlı ilerlerken, yaşam tarzı hastalığın tarzını doğrudan etkiliyor.

Çağın Hastalığı Genç Kadınları Hedef Alıyor! Bu Belirtilere Dikkat
Gerçek Gündem
16

Türkiye’de 95 binden fazla kişiyi etkilediği belirtilen Multipl Skleroz (MS), son yıllarda artan vaka sayılarıyla dikkat çekiyor. Kadınlarda daha fazla rastlanılan bu hastalık, çoğu zaman günlük yaşamda sık karşılaşılan şikâyetlerle kendini gösterdiği için fark edilmeden ilerleyebiliyor.

Uzmanlar, birçok kişinin ciddiye almadığı ya da farklı sağlık sorunlarına bağladığı belirtilerin aslında çok daha ciddi bir tablonun habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.

TEKNOLOJİK GELİŞMELER TEŞHİSLERİ ARTIRDI

MS’in merkezi sinir sistemini etkileyen kronik ve bağışıklık sistemi kaynaklı bir hastalık olduğunu ve son yıllarda vaka sayılarında görülen artışın birkaç nedeni bulunduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, “Bunların başında tanı yöntemlerinin gelişmesi geliyor. Özellikle manyetik rezonans görüntüleme (MR) teknolojilerinin yaygınlaşması sayesinde geçmişte tanı alamayan birçok hasta artık erken dönemde teşhis edilebiliyor” ifadelerini kullandı.

YAŞAM TARZI, OBEZİTE, SİGARA

Hastalığın sebeplerini sıralayan Yalın, “Bunun yanında şehirleşme, yaşam tarzı değişiklikleri, D vitamini eksikliği, obezite, sigara kullanımı ve çevresel faktörlerin de hastalık riskini artırabileceği düşünülüyor. Dolayısıyla artışın bir kısmı gerçekten yeni vakalardan kaynaklanırken, bir kısmı da daha başarılı tanı koyabilmemizden kaynaklanıyor.” şeklinde konuştu.

GENÇ KADINLAR RİSK ALTINDA

MS hastalığının genç kadınlarda neden daha sık ortaya çıkmaya başladığına da değinen Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, “Klinik gözlemlerimiz ve bilimsel çalışmalar MS’in kadınlarda erkeklere göre yaklaşık iki-üç kat daha sık görüldüğünü gösteriyor. Hastalık en sık 20-40 yaş aralığında ortaya çıkıyor. Bunun nedenleri tam olarak bilinmese de hormonal faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülüyor. Özellikle östrojen ve progesteron gibi hormonların bağışıklık sistemi üzerinde etkileri bulunuyor. Ayrıca kadınlarda otoimmün hastalıkların genel olarak daha sık görülmesi de MS’in kadınlarda daha yaygın olmasını açıklayan unsurlardan biri” dedi.

'ERKEKLERDE GÖRÜLEN BAZI MS TİPLERİ DAHA HIZLI İLERLİYOR'

MS’in erkeklerde de görülebilen bir hastalık olduğunu ancak sıklığının kadınlara göre daha düşük olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, “Genellikle genç erişkin dönemde ortaya çıkar. Yaşlı bireylerde ilk kez MS tanısı almak daha nadirdir ancak imkânsız değildir. Erkeklerde görülen bazı MS tiplerinin daha hızlı ilerleyebildiğini gösteren çalışmalar var. Son yıllarda erkek hasta sayısında da artış gözleniyor ancak bu artış kadınlardaki kadar belirgin değil” şeklinde konuştu.

BU SEMPTOMLARI GÖSTERENLER DOKTORA BAŞVURMALI

MS’in belirtilerine de değinen uzman isim, şu bilgilerin altını çizdi:

- Beynin ve omuriliğin hangi bölgesinin etkilendiğine göre değişir. En sık karşılaştığımız belirtiler şunlar: Tek gözde ani görme azalması veya bulanıklık, çift görme, kollarda veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma hissi, kas güçsüzlüğü, denge ve yürüme bozuklukları, baş dönmesi, aşırı yorgunluk, idrar kontrolünde sorunlar, konsantrasyon ve hafıza problemleri.

- Ancak yine de MS için ‘tek bir kesin belirti’ söylemek mümkün değil. Özellikle genç bir bireyde birkaç gün süren tek taraflı görme kaybı veya vücudun bir bölümünde açıklanamayan uyuşma ve güç kaybı görülmesi durumunda mutlaka nörolojik değerlendirme yapılmalı.

FARKLI HASTALIKLARLA KARIŞTIRILABİLİYOR

MS belirtilerinin oldukça geniş bir yelpazeye yayıldığı için birçok hastalıkla karışabildiğini de ifade eden Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, “Bu hastalıkları şöyle sıralamak mümkün: Boyun fıtıkları, B12 vitamini eksikliği, migren, iç kulak hastalıkları, beyin damar hastalıkları, lupus gibi otoimmün hastalıklar, bazı enfeksiyonlar, anksiyete ve panik bozukluklar. Özellikle uyuşma, baş dönmesi ve yorgunluk gibi belirtiler tek başına MS anlamına gelmez. Bu nedenle ayrıntılı nörolojik muayene ve görüntüleme yöntemleri büyük önem taşır” şeklinde konuştu.

‘ÖLÜMCÜL DEĞİL AMA...'

“MS’te kanserde olduğu gibi evreleme sistemi bulunmuyor. Bunun yerine hastalığın seyri ve tipi değerlendiriliyor” diyen Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, “En sık görülen form ataklarla seyreden ve ataklar arasında düzelmenin olduğu tiptir. Bazı hastalarda zamanla ilerleyici bir seyir görülebilir. Günümüzde MS doğrudan ölümcül kabul edilen bir hastalık değil. Özellikle erken tanı ve düzenli tedavi alan hastaların yaşam beklentileri genel nüfusa oldukça yakın. Ancak ileri dönemlerde gelişebilen ciddi hareket kısıtlılığı, enfeksiyonlar ve bazı komplikasyonlar yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

TAMAMEN GEÇİREN BİR TEDAVİ YÖNTEMİ YOK

MS’i tamamen ortadan kaldıran bir tedavi bulunmadığını söyleyen uzman isim, “Ancak son 20 yılda tedavi seçeneklerinde çok önemli gelişmeler yaşandı. Tedavide temel amaç şunlar olmalı: Atakları azaltmak, yeni lezyon oluşumunu önlemek, hastalık ilerlemesini yavaşlatmak, yaşam kalitesini korumak. Atak dönemlerinde genellikle yüksek doz kortizon tedavileri uygulanırken, uzun dönem kontrol için bağışıklık sistemini düzenleyen çeşitli ilaçlardan yararlanılır. Birçok hasta düzenli tedavi sayesinde yıllarca aktif ve üretken bir yaşam sürdürebiliyor. Bu nedenle MS artık geçmişte olduğu kadar korkulan bir hastalık değil” sözleriyle tedavi sürecini anlattı.

MS RİSKİ NASIL AZALTILIR?

Bu soruma “MS’in kesin olarak önlenmesini sağlayan bir yöntem henüz bilinmiyor. Ancak risk faktörlerini azaltmaya yönelik bazı öneriler bulunuyor” cevabını veren Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, şu uyarılarda bulundu:

- Sigara kullanmamak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloyu korumak, D vitamini düzeylerini takip etmek, kaliteli uyku almak, kronik stresi yönetebilmek bunlardan bazıları. Beslenmede ise Akdeniz tipi beslenme modeli öne çıkıyor. Sebze, meyve, tam tahıllar, kurubaklagiller, zeytinyağı ve omega-3 açısından zengin balık tüketimi önerilir.

- İşlenmiş gıdalar, aşırı şekerli ürünler ve trans yağlardan mümkün olduğunca uzak durulması tavsiye edilir. MS’i tamamen önlediği kanıtlanmış özel bir diyet bulunmasa da sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hem bağışıklık sistemi hem de genel sinir sistemi sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu biliniyor.

Kaynak: Hürriyet

Kaynağa Git

İlgili Haberler