Ana içeriğe geç

Algoritmik komisyon dönemi!

Algoritmik komisyon dönemi!
Ekonomim.com
16

Ekonomi dünyası, yapay zekânın üretim süreçlerini nasıl hızlandırdığını, istihdamı nasıl dönüştüreceğini ya da hisse senedi piyasalarını nasıl dalgalandıracağını tartışadursun, arka tarafta çok daha büyük, çok daha yapısal bir mülkiyet ve ekonomik egemenlik savaşı veriliyor. Algoritmik Geçitler (Algorithmic Gatekeepers) çağına hoş geldiniz!

Son yirmi yıla damgasını vuran platform kapitalizmini hatırlayın. Akıllı telefon devriminin ardından küresel ticaretin ve dijital ekosistemin kurallarını kimler yazdı? Apple ve Google. Bunu nasıl başardılar? Kurdukları pazar yerleri (App Store ve Google Play) üzerinden her dijital işlemden, her uygulama içi satıştan kestikleri o meşhur yüzde 15 ila yüzde 30’luk platform komisyonlarıyla. Dijital dünyanın tüm gümrük kapılarını ellerinde tuttular ve milyarlarca dolarlık bir aracılık imparatorluğu kurdular.

Bugün ise akıllı telefonların ve geleneksel pazar yerlerinin egemenlik süresi doluyor. Son yazımızda bahsetmiştik. Yapay zekâ ajanlarının bizim adımıza kararlar aldığı, "makine müşterilerin" kendi cüzdanlarıyla piyasaya çıktığı bir döneme giriyoruz.

Peki, bu yeni otonom ticaret dünyasında gümrük kapılarını kim tutacak? Aracılık katmanını kim, hangi kurallarla inşa edecek?

Yapay zekâ ve yeni nesil vergi!

OpenAI, Google ya da Anthropic gibi yapay zekâ devlerinin iş modellerini incelerken sadece "abonelik ücretlerine" veya "API kullanım kodlarına" bakmak büyük resmi kaçırmak olur. Yapay zekâ ekosisteminde bugün test edilen her gelir paylaşım modeli, her altyapı entegrasyonu, aslında gelecekte her ticari işlemden kesilecek o yeni nesil "algoritmik komisyonun" habercisi.

Kuru bir derenin üzerine köprü kurup; geçenden otuz, geçmeyenden döve döve kırk akçe alan Deli Dumrul misali, yapay zekâ devleri de bugünün dijital akış kanallarını tutarak modern çağın "algoritmik haraç" sistemini kuruyor. Üstelik, bu yeni düzende köprüden geçmemek de mümkün değil. Sistem öyle bir bağımlılık mimarisi inşa ediyor ki, doğrudan kullanmasanız bile, dolaylı olarak bu görünmez köprülerden geçmek ve o "akçeleri" ödemek zorunda kalıyorsunuz.

Mobil internet çağında her satıştan kesilen o yüksek komisyonlar, yapay zekâ çağında yerini daha rafine, daha görünmez ama çok daha yapısal kesintilere bırakmaya hazırlanıyor. İster her tamamlanan işlemden kesilecek bir pazar yeri komisyonu olsun, ister sistem odasında dönen bir öncelikli listeleme bedeli... Yapay zekâ şirketleri, satıcı ile alıcı arasındaki o kaçınılmaz aracılık katmanını bugün kendi elleriyle kuruyor.

Bu ne anlama geliyor? Örneğin, bir yapay zekâ ajanı, eviniz için en uygun sigorta poliçesini ya da fabrikanız için en doğru hammaddeyi seçerken OpenAI’ın veya Google’ın altyapısını kullanıyorsa, o satışın gerçekleştiği dijital kapının anahtarı da o şirketlerin elinde anlamına geliyor. Gücü bir düşünün!

Masanın yeni efendisi!

İşte bu yüzden, yeni nesil ekonomide gücün merkezini yanlış yerde aramamak gerekiyor. Karşımızda sadece kendi adına alışveriş yapan otonom bir "müşteri" yok. Masanın asıl efendisi, o müşterinin kararlarını filtreleyen, filtrelerken de her işlemden sessizce kendi payını alan algoritmik geçitler olacak.

Bu durum, ticaretin ve kurumsal itibarın tanımını kökten değiştirecek. Geleneksel dünyada bir marka olarak en büyük derdimiz müşterinin zihnine girmekti. Algoritmik geçitler çağında ise en büyük derdimiz, bu dev yapay zekâ altyapılarının bizi "güvenilir, etik ve optimize edilmiş" olarak kodlaması ve geçit kapısından içeri alması olacak. Eğer bu algoritmik geçitlerin kriterlerine uyum sağlayamazsak, sistem bizi milyarlarca dolarlık otonom pazarın tamamen dışına itebilir.

Bir adım öteye gidelim. Tüm satın alma kararlarını belirgin bir hedef, niyet ve sebeple bu geçit kapıları yönlendirirse, bu çok büyük bir güç ve yeni bir ekonomik motor haline gelecek.

Kapıyı tutan, kuralı da yazar!

Platform kapitalizminin bu yeni evresi, sadece şirketlerin kârlılık rasyolarını değil, devletlerin regülasyon ajandalarını da belirleyecek. Apple’ın tekelci komisyon oranlarına karşı açılan anti tröst davaları, çok yakında yapay zekâ devlerinin algoritmik geçitlerine karşı da açılacak.

İş dünyasının şunun peşinde olması gerekiyor. “Şirketim, kendi cüzdanı olan algoritmalara mal satmaya çalışırken, o algoritmanın içinden geçtiği kapının sahibine de ne kadar haraç ödemek zorunda kalacak?”

Gelecek, sadece iyi ürün üretenlerin değil, bu algoritmik gümrük kapılarında kendine bağımsız ve güçlü bir koridor açabilenlerin olacak. Çünkü, kapıyı tutan, kuralı da yazar.

Kaynağa Git

İlgili Haberler