Katılım bankalarının farklı kâr paylaşım oranları uygulaması, "caizlik" sorusunu yeniden gündeme getirdi. Peki, katılma hesaplarında farklı hesap grupları için farklı kâr paylaşım oranları belirlenebilir mi? Katılma hesaplarına sabit (maktû) kâr taahhüdü verilmesi İslami finans ilkelerine uygun mu? İ
Ortaklıklarda kâr paylaşım oranları tarafların anlaşmalarına bağlıdır. Yani bir şirkete ortak olan taraflar aynı oranda sermaye koysalar bile farklı sâiklerle farklı oranlarda kâr payı alabilirler. Katılma hesaplarında da durum aynıdır. Katılım bankası kendi hesaplarını yaparak farklı hesap gruplarına farklı kâr paylaşım oranları tespit eder ve ilan eder.
Bankanın böylesi bir tasarrufta bulunma hakkı vardır. Bu bir nevi icaptır. Bu icabı kabul eden tasarruf sahipleri fonlarını katılma hesaplarına yatırırlar. Böylece banka ile yatırımcı arasında akit gerçekleşmiş olur. Netice itibariyle farklı hesap gruplarına farklı kâr paylaşım oranı tespit etmek mümkündür.
KATILMA HESAPLARINA MAKTÛ KÂR VAADİ (TAAHHÜDÜ) CÂİZ MİDİR?
Katılma hesapları mudârabe (emek sermaye ortaklığı) esasına dayandığı için tarafların yapılacak işten doğacak kâra gerçekten ortak olmaları gerekir. Eğer taraflardan birine koyduğu sermayeye göre belli bir kâr verileceği baştan taahhüt edilirse bu durumda tarafların ortaklığından söz edilemez. Bu sebeple katılma hesaplarına para yatıranlara maktû bir kâr taahhüdünde bulunulamaz.