Ana içeriğe geç

Eskişehir'de eğitim sendikalarından Bakan Yusuf Tekin'e karne

Eskişehir'de bir araya gelen eğitim sendikaları, Bakan Yusuf Tekin'in yıl sonu karnesini, yaptıkları açıklamayla paylaştı. Öğretmenler, eğitimin piyasaya terk edildiğini, öğretmenlerin güvencesizliğini hatırlattı.

Eskişehir'de eğitim sendikalarından Bakan Yusuf Tekin'e karne
Evrensel
16

2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi ile beraber öğretmenler Milli Eğitim Bakanı (MEB) Yusuf Tekin’e yıl sonu karnesi verdi. Eskişehir’de Dershaneler Sokak’ta bir araya gelen Eğitim Sen, Eğitim İş ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, Köprübaşı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da destek verdi.

Köprübaşı’nda yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, “Eğitim-İş olarak, Cumhuriyetimizin en temel harcı, en sarsılmaz sütunu olan laik, bilimsel ve kamusal eğitimin, bizzat Milli Eğitim Bakanlığı eliyle nasıl planlı bir tasfiye ve imha operasyonuna maruz bırakıldığını ortaya koymak için bugün tüm Türkiye’de alanlardayız. Okullarımızın nasıl birer şiddet, sömürü ve ideolojik dayatma laboratuvarına dönüştürüldüğünü tüm çıplaklığıyla haykırmak için buradayız. Karşımızdaki tablo artık basit bir ‘aksaklık’, bir ‘yönetim hatası’ ya da sıradan bir ‘bütçe yetersizliği’ değildir. Türkiye’de eğitim sistemi bugün sadece sorun yaşamıyor; Türkiye’de eğitim sistemi, tepeden tırnağa bizzat siyasi iktidar ve onun bakanı tarafından kurulan sistematik bir şiddet rejimiyle yönetiliyor” şeklinde konuştu.

“Eğitim dünyası kan ağlıyor farkında mısınız?”

Yusuf Tekin’e seslenen Arslan, “Sayın Bakan, siz koltuğunuzda oturup pembe tablolar çizerken, kameraların karşısına geçip "başarı hikayeleri" anlatırken, bu ülkenin eğitim dünyası kan ağlıyor, farkında mısınız? Sizin o soğuk, o ruhsuz, o çarpıtılmış istatistiklerinizin arkasında aç kalan çocuklar, hakları ellerinden alınan, coplanan öğretmenler, tarikatların karanlık kucağına itilen koca bir nesil var! Siz lüks salonlarda nutuk atarken, biz bu ülkenin okullarından, görevi başında vahşice katledilen Fatma Nur Çelik gibi gencecik öğretmenlerimizin cenazelerini kaldırıyoruz” dedi.

“Bu tablonun sorumlusu doğrudan sizsiniz”

Urfa ve Maraş’ta gerçekleşen okul saldırılarını hatırlatan Arslan, “Okullarımız silahlı baskınlarla sarsılırken, bir öğrenci elini kolunu sallayarak sınıfa silahla girip öğretmenleri, idarecileri hedef alırken siz hangi başarıdan bahsediyorsunuz? Sizin bakanlığınız döneminde okullar, çocuklar için güvenli bir sığınak olmaktan çıkmış; ne öğrencimizin ne de öğretmenimizin can güvenliğinin kaldığı yerler haline dönüşmüştür! Bu ülkenin eğitimini getirdiğiniz nokta tam bir kurumsal çöküştür, can güvenliği krizidir ve bu tablonun doğrudan sorumlusu sizsiniz” ifadelerini kullandı.

“Eğitim kamusal bir hak olmaktan çıktı”

Ardından söz alan Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol da, “2025-2026 eğitim-öğretim yılı bugün tamamlanırken, Türkiye’de eğitim sistemi kronikleşen köklü sorunların, piyasacı dönüşümün ve laiklik karşıtı kuşatmanın gölgesinde tarihinin en derin yapısal krizlerinden birini geride bırakmaktadır. Sendikamız Eğitim Sen tarafından hazırlanan "Yıl Sonu Eğitimin Durumu Raporu", Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve siyasi iktidarın sınıfsal-siyasal tercihlerle eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp nasıl bir ticari pazar alanına dönüştürdüğünü somut verilerle ortaya koymaktadır” diye konuştu.

“Öğretmen adayları 32 bin 351 tl sefalet ücretine mahkûm edildi”

Yusuf Tekin’in yıl sonu karnesini kamuoyuyla paylaşan Demirkol, “Çeyrek asırda özel okulların payı yüzde 1,9’dan yüzde 8’e ulaşmış, sistemdeki her 4 resmi okula karşılık 1 özel okul düşer hale gelmiştir. Türkiye, öğrenci başına harcamada OECD ortalamasının çok altında kalarak halkın çocuklarını niteliksiz eğitim almaya mahkûm etmiştir. Öğretmenlik mesleği kadrolu, sözleşmeli ve "ücretli" olarak dikey bölünmüştür. Eğitim fakültesi diplomalarını fiilen yok sayan ‘Milli Eğitim Akademisi’ dayatmasıyla öğretmen adayları güvencesizliğe ve 32 bin 351 TL sefalet ücretine mahkûm edilmiştir. Sınava giren her 100 öğretmenden sadece 14’ü atanabilirken, 800 bini aşkın ataması yapılmayan öğretmen güvencesiz iş piyasasına ve umutsuzluğa itilmiştir” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler