Ana içeriğe geç

TKP lideri Okuyan’dan Kılıçdaroğlu’na dış politika eleştirisi: 'Yeni-Osmanlıcı yaklaşımı benimsedi'

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son söylemleri üzerinden hükümetin dış politikasıyla muhalefetin pozisyonunu değerlendirdi.

TKP lideri Okuyan’dan Kılıçdaroğlu’na dış politika eleştirisi: 'Yeni-Osmanlıcı yaklaşımı benimsedi'
12 Punto
16

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir grup toplantısında “Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz” sözleriyle iktidarın Yeni-Osmanlıcı dış politikasına destek verdiğini ileri sürdü.

Kemal Okuyan, “CHP’nin Butlan Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu, dün Meclis’te yaşanan gerilimden sonra Genel Merkez'e aldığı Grup Toplantısı’nda 'Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz' diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu.” ifadelerini kullandı.

Aynı gün çeşitli mecralarda Türkiye’nin Rusya ile karşı karşıya gelebileceğine dair yorumlar yapıldığını belirten Okuyan, bu gelişmelerin birbirinden bağımsız olmadığının altını çizdi.

İKTİDARDA VE DIŞ POLİTİKADA DEĞİŞEN “DENGE” ARAYIŞLARI

Okuyan, Türkiye’nin 2023 yılından itibaren dış ilişkilerde “denge” siyasetine son verip, Suriye’de yaşanan rejim değişikliğiyle sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini savundu. Ona göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile sürdürülen “dengeli ve pazarlıkçı” politikanın Batı’dan gelen baskıları artırdığı görüşüne varınca, ekonomik ve siyasi açmazları aşmak için Batı ile ilişkilerini yumuşatma yoluna gitti. Ekonomiyi ise, bu dönemde İngiltere merkezli bir ekibe teslim etti.

TKP lideri, “İktidar Yeni-Osmanlıcı bir strateji açısından da NATO ile Rusya arasında göreli 'denge' politikasının faydalarının tükendiğini gördü.” dedi. Okuyan’a göre, devlet içindeki bazı çevreler, pazarlıkçı politikalar ve Yeni-Osmanlıcılığın uyumu konusunda geriye düştü; Türkiye kapitalizminin Batı ile tarihi bağları ise dış politikadaki dönüşümde belirleyici oldu.

Çatışmaların sürdüğü Ukrayna bağlamında ise, Türkiye'nin temkinli politikalarının başta tarafsız gibi görünse de, Ukrayna'nın silahlanmasına verdiği katkı ile başlangıçtan bu yana aktif bir rol üstlendiği, ancak özellikle Suriye’deki iktidar değişiminin ardından Rusya'nın üstünlük sağlayamayacağı kanaatinin Ankara’da ağırlık kazanmaya başladığı öne sürüldü.

RUSYA’DA EKONOMİK VE SİYASAL OLUMSUZLUKLAR

Okuyan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaşın bir “cerrahi operasyon” olduğunu vurgulamasına karşın, Ukrayna’daki askeri müdahalenin Moskova'nın beklentilerinin dışında geliştiğini belirtti. “Hasta öldü, cerrah bitkin. Rus ekonomisi açısından artılar var ama ciddi olumsuzluklar da söz konusu. Rusya’nın kontrolü bırakmak istemediği eski Sovyet Cumhuriyetlerinin tümüne baktığımızda dört yıl öncesine göre hem ekonomik hem siyasal açıdan Moskova’yı kaygılandıracak bir tablo var.” değerlendirmesinde bulundu.

ATLANTİK YAKLAŞIMINA GERİ DÖNÜŞ

AKP iktidarının bir dönem NATO içerisinde oynadığı “denge” oyununun, Rusya’nın zayıflamasıyla hızla rafa kaldırıldığını ileri süren Okuyan, Türkiye’nin Karadeniz’de NATO rolünü artırmak için yeni girişimlerde bulunduğunu, enerji alanında ise ABD gibi uzak tedarikçilere yönelerek Rusya’ya bağımlılığı azalttığını savundu. Buna paralel olarak, Çin’le ilişkilerde sorunların arttığını belirtti.

Bir diğer önemli başlık ise, Türkiye’nin askeri ve savunma sanayisini Avrupa’ya entegre etme çabaları olarak öne çıktı. Okuyan, askeri stratejinin “güvenlik mimarisi” adı altında Avrupalı devletlerle daha sıkı bir işbirliğine gidildiğine işaret etti.

YENİ-OSMANLICILIKTA YENİ ROTAYI ÇİZİYOR

Son olarak Okuyan, hükümetin Yeni-Osmanlıcı çizgisinin ABD ve İngiltere’nin desteğiyle, bölgede gerilimsiz bir genişlemeye odaklandığını söyledi. İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin ise Türkiye’nin manevra alanını daraltmak isteyeceğini, bölgedeki rekabet ve gerilimlerin süreceğini iddia etti.

Okuyan, “Putin’in intikamından söz ediliyor. Olabilir ama Türkiye’nin elinde Boğazlar gibi çok önemli bir koz olduğu unutulmamalı. Rusya giderek Karadeniz’in doğusuna itiliyor ve Montrö Sözleşmesi’ni farklı yorumlamaya ya da askıya almaya kalkan bir AKP iktidarının kuzey komşumuza çok ciddi bir darbe vurmuş olacağı ortada.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Haber Kaynağı : 12punto

Kaynağa Git

İlgili Haberler