Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin savunma kapasitesi, NATO içindeki rolü ve küresel güvenlik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"DÜNYANIN İLK 10 ÜLKESİ ARASINA GİRDİK"
Savunma sanayiinde elde edilen başarıya dikkat çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihinde öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine Çelik Kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık."
"SAVUNMA KISITLAMALARI KALKMALI"
Müttefikler arasındaki savunma iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşmamız için şu iki hususa özellikle dikkat çekmek isterim. Birincisi, savunma sanayi başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma Sanayi Forumu'nda bu mesajın hem endüstri hem de hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum."
AB ÜLKELERİNE MESAJ
Avrupa Birliği üyesi ülkelere de seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:
"Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz suni bir bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun, Sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği transatlantik savunma sanayi altyapısına hizmet etmediği de açıktır. Savunma kısıtlamaları kalkmalı."
SAVUNMA HARCAMALARI HEDEFİ
Türkiye'nin NATO hedeflerine planlanandan önce ulaşacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumdayız. Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını %3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden %1,5'luk bütçe payına ulaştık. Böylece %5 hedefine Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz."
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE HÜRMÜZ BOĞAZI
Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin de şu açıklamaları yaptı:
"Ukrayna savaşında Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyor, Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimizi bildiriyorum. Ukrayna'ya kendi millî envanterimizden sağladığımız askerî desteğe ek olarak bu erişim kapsamında katkımızı sürdüreceğiz. Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinin çözüm yoluna girmesinde, sabotaj teşebbüslerine rağmen Sayın Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum."
Hürmüz Boğazı konusunda ise Erdoğan şunları söyledi:
"Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesileyle Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için Amerika ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum."
Konuşmasının sonunda Orta Doğu'da kalıcı barışın önemine işaret eden Erdoğan, "Orta Doğu'da kalıcı barışın anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum. Özellikle Gazze ve Lübnan'da sükûnetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum." dedi.