Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde konuşuyor.
https://www.youtube.com/watch?v=0SAUIyvNA5s
İşte Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları:
Bu sene 41. yaşını kutlayan DEİK’e '41 kere maşallah' diyorum. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren DEİK yönetiminde, iş konseylerinde ve faaliyetlerinde görev almış, bu ülkenin kalkınmasına ve büyümesine omuz vermiş DEİK mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Merhum Özal’ın vizyonuyla 41 sene önce başlayan bu yolculuk boyunca, DEİK üyelerinden ebedi aleme göçenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler diliyorum.
Bugün ayrıca bir vefa geleneği haline getirdiğimiz Ustalar Saygı Ödül Töreni’mizin beşincisini icra ediyoruz. Başarılarıyla ilham veren, yeni yollar açan, değer üreten, küresel vizyonu milli değerlerle harmanlayan büyük ustalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Biraz önce takdim ettiğimiz ödüllerin iş dünyamızın heyecanını tazelemesini, yeni kuşaklara ilham kaynağı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.
Kıymetli dostlar, malumunuz ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken, özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK; 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika'dan Asya'ya, Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan kapısıdır. Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK’in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk.
Türkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen DEİK’e, hükümetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, veriyoruz. Biliyorsunuz, bizim dış politika felsefemizin temelinde Hazreti Mevlana’nın pergel metaforu vardır. Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken, diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara'ya sıkışıp kalmadığımız gibi dış politikada da korkular, düşmanlıklar ve önyargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve 'kazan-kazan' temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk; ihtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak, başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik.