Ana içeriğe geç

Milyonlarca kişiyi etkileyen hastalıkta önemli keşif

Uluslararası geniş çaplı bir genetik araştırma, huzursuz bağırsak sendromunun (IBS) yalnızca bağırsak-beyin ekseniyle değil, yağ metabolizması ve karaciğer fonksiyonlarıyla da ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Bulgular, hastalık için yeni tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine kapı aralayabilir.

Milyonlarca kişiyi etkileyen hastalıkta önemli keşif
Nefes Gazetesi
16

Dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen huzursuz bağırsak sendromunun (IBS) nedenlerine ilişkin yürütülen uluslararası bir araştırma, hastalığın kandaki yağ düzeyleriyle bağlantılı olabileceğini gösterdi.

İtalya'daki LUM Üniversitesi'nden Prof. Mauro D'Amato liderliğinde yürütülen ve Gut dergisinde yayımlanan çalışmada, IBS'nin yalnızca bağırsak ile beyin arasındaki iletişimden kaynaklanmadığı, yağ metabolizmasının da hastalığın gelişiminde önemli rol oynayabileceği belirlendi.

Araştırmacılar, 22 uluslararası biyobankadan elde edilen 2,7 milyondan fazla kişinin genetik verilerini inceledi. IBS tanısı bulunan ve bulunmayan kişilerin karşılaştırılması sonucunda, hastalık riskini artıran 35 genetik bölge tespit edildi.

Çalışmada bazı genlerin sinir sistemiyle ilişkili olduğu görülürken, önemli bir bölümünün vücudun yağları işleme biçimiyle bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Araştırma, kandaki trigliserit düzeylerinin yüksek olmasının IBS riskini artırabileceğine dair güçlü genetik kanıtlar sundu.

Bilim insanları özellikle GCKR adlı gene odaklandı. Karaciğerin şeker ve yağ metabolizmasını düzenleyen bu gendeki yaygın bir genetik varyasyonun, daha yüksek trigliserit üretimi ve artan IBS riskiyle ilişkili olduğu belirlendi. Bulgular, karaciğer fonksiyonlarının sindirim sistemi belirtilerinde sanılandan daha etkili olabileceğine işaret ediyor.

Bununla birlikte, genetik ilişki tek başına neden-sonuç bağlantısını kanıtlamıyor. Bilim insanları, trigliserit düzeylerinin düşürülmesinin IBS belirtilerini azaltıp azaltmayacağını ortaya koymak için klinik çalışmaların gerekli olduğunu belirtiyor. Bu bulguların doğrulanması halinde, IBS hastaları için daha kişiselleştirilmiş ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi mümkün olabilecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler