-Ankara bugün dünyaya hem hasımlara hem de müttefiklere en önemli hangi mesajı verdi?
‘’Bence en önemli mesaj, NATO'nun güçlü ve birlik içinde olduğudur. Bu kısa bir metin olan bildirgede de görülüyor. Ancak bildirgede 3 çok güçlü mesaj var. Birincisi şu: Hepimiz Rusya'nın bize karşı en büyük tehdit olduğunu biliyoruz. Ancak buna karşı koymak için mümkün olan her şeyi de yapıyoruz. Yani savunma harcamaları, Ukrayna'ya destek ve müttefiklerin güçlü ve birlik içinde olduğundan emin olunması. Ama aynı zamanda halklarımızın terörizmden, İran'dan ve enerji fiyatlarından endişe duyduğunu da biliyoruz. Bu nedenle bildirgede buna ilişkin de bir mesaj var.’’
-NATO'nun ortak bir metnin arkasında çoğu zaman zorlu müzakereler olur. Bugünkü bildiride üzerinde uzlaşıya varmak ne kadar zor oldu? Kapalı kapılar ardında tartışılan en çetin konular nelerdi?
‘’Her zaman olduğu gibi müzakereler en kolay süreçler değil. Ancak ulaşmak istediğiniz hedefleri biliyorsanız, bunun somut mesajlar içeren kısa bir bildirge olmasını istiyorsanız, bunu yapmak mümkündür. Biz zaten birkaç gün önce bu konuda mutabakata varmıştık ve bugün liderler toplantısında resmen kabul ettik. Durum bu. En zorlu konulara gelince ise aslında bu kısa bir metin. Dolayısıyla her şey birbiriyle bağlantılı. Bu yüzden özellikle çok zor bir konuyu tek başına öne çıkaramam.’’
-Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'la sert, hararetli tartışmalar yaşandı mı? Perde arkasında böyle işaretler var mıydı?
‘’Aslında tüm liderler şu gerçek etrafında oldukça birlik içindeydi. Hem Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı hem de Başkan Trump'ın savunma harcamalarına ilişkin oldukça keskin tutumu bazı şeyleri değiştirdi.
Müttefikler savunma harcamalarını gerçekten artırıyor. Elbette Baltık ülkeleri, Polonya ve diğerleri, örneğin Finlandiya da dahil, farklı bir durumdayız. Biz zaten %5 seviyesindeyiz. Türkiye de öyle. Ama diğer ülkeler açısından da savunma harcamaları ciddi şekilde arttı. Savunma sanayi sözleşmeleri, savunma sanayinin üretim kapasitesi arttı. Dolayısıyla tartışmalar sert değildi. Çok veriye dayalı ve son derece iş odaklıydı. Yani sırada ne yapabiliriz, ne yaptık, nereye gidiyoruz gibi sorular etrafında ilerledi. Bu açıdan iyiydi. Başkan Trump'ın sonunda özetlediği gibi, odada böyle bir birlik ve güç hissi olması harika.’’

-Bildiğiniz gibi Türkiye, NATO'nun en büyük 2. ordusu olarak bu tarihi zirveye ev sahipliği yaptı. Türkiye ev sahibi olarak nasıldı? Nasıl geçti?
‘’Türkiye harika bir ev sahibi. Hepimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ediyoruz. Hepimiz Bakan Hakan Fidan'a, ekibine ve organizatörlere teşekkür ediyoruz. Harikaydı. Misafirperverlik, karşılama, organizasyon... Çok iyi bir zirveydi.’’
-Rusya'yla sınır paylaşıyorsunuz. Dolayısıyla tehditleri çok yakından hissediyorsunuz. Sizce NATO, Rusya'yı doğrudan bir çatışmaya girmeden caydırabilir mi?
‘’Türkiye'nin de Rusya'yla bir geçmişi var. Elbette Baltık ülkelerinin de Rusya'yla bir geçmişi var. NATO'nun görevi barışı korumak. Bunu da tüm tehditlere karşı caydırıcılık sağlayacak şekilde yapmak. Bugün Rusya hepimiz için en önemli, hatta tek başına en önemli tehdit. Dolayısıyla Rusya'yı caydırmak hepimizin, bir bütün olarak NATO'nun görevidir. Bu nedenle savunma harcamalarını artırıyoruz.
Bu nedenle karada, havada ve denizde kuvvet konuşlandırıyoruz. Rusya'nın şu mesajı anladığından emin olmak için: NATO'yla uğraşmayın. Bu nedenle Türkiye'ye teşekkür ediyoruz. Sizin de söylediğiniz gibi, Avrupa'daki en büyük ordu, Avrupa'daki en önemli, en kayda değer konvansiyonel güç. Bu yüzden güney kanadı açısından harika bir unsur.
Ama Türkiye yalnızca güney kanadı için önemli değil. Baltıklardaki hava polisliği görevine de katkı sağlıyor. Denizlerimizde de bulundu ve diğer alanlarda da katkı verdi. Müttefiklerin birbirinin yanında olması harika. Biz de Hürmüz Boğazı operasyonuna katkı vereceğiz. Akdeniz operasyonunda da yer alıyoruz. Letonya tarafı olarak yapmamız gereken neyse onu yapıyoruz.’’
-Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın keskin tutumundan söz ettiniz. Başkan Trump'ın geri dönüşü NATO birliğini güçlendirdi mi, yoksa yeni belirsizlikler mi yarattı?
‘’Bence Başkan Trump meseleleri çok net ve keskin bir şekilde perspektife oturttu. Değişimin gerekli olduğunu, kabiliyetlerin gerekli olduğunu, savunma harcamalarının gerekli olduğunu ortaya koydu. Bunu çok alışılmadık bir şekilde yaptı. Ama özünde bu, önceki Amerikan yönetimlerinin Avrupalılara verdiği mesajla aynıydı. Sadece o kadar keskin bir şekilde ifade edilmemişti. Dolayısıyla evet, Başkan Trump NATO'yu daha iyi yönde değiştirdi. Bazen mesajları, bazen kendini ifade ediş biçimi başkalarından farklı olabiliyor.’’
-Peki ya Cumhurbaşkanı Erdoğan? Çünkü sert tartışmalar olabileceği söyleniyordu. Ancak birliğin korunacağı da belirtiliyordu.
‘’Cumhurbaşkanı Erdoğan çok iyi bir diplomat, çok iyi bir devlet adamı. Her şeyin yolunda işlemesini sağladı. Herkes, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından çok sıcak karşılandığını hissetti. Bu nedenle tüm liderler çok mutlu. Başkan Trump da dahil.’’