Ana içeriğe geç

Özel Röportaj | İlhan Palut: Enerjimi ilk gün gibi koruyorum

Konyaspor'a geldiğinde amacı Süper Lig'de kalmak olan İlhan Palut, ligde kalmanın ötesine geçti Türkiye Kupası'nda zaferi bir penaltı ile kaçırdı. Deneyimli teknik adam sezonun hikayesini Mackolik'e anlattı.

Özel Röportaj | İlhan Palut: Enerjimi ilk gün gibi koruyorum
Maçkolik
16

Röportaj: Hakan Can

Bu sezon ligden düşmesin diye göreve getirildiği Konyaspor'da ligde Galatasaray ve Trabzonspor'u yenen, kupada Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı eleyen, finalde Trabzonspor maçının kırılma anında takımının penaltı kaçırmasıyla kupayı rakibine kaptıran teknik direktör İlhan Palut, Mackolik için Hakan Can'ın sorularını yanıtladı. İşte İlhan Palut'un öne çıkan değerlendirmeleri;

"Artık deneyimli bir teknik direktörüm"

"Başladığım noktaya bakarsak kendimi; takım-oyuncu yönetimi, kriz yönetimi, saha dışı etkilerin yönetilmesinde tecrübeli bir teknik adam olarak gördüğümü söyleyebilirim. Kaos zamanlarında çok daha sakinim. Ancak son oynadığımız Türkiye Kupası finalinde ifade edeceğim gibi, her gün her maç yeni şeyler de öğreneceğiz. Şunu da ekleyeyim; enerjimi, dinamizmimi ilk başladığım gün gibi koruyorum."

"Küme düşen takımdan Bayern'e, altıncı takımdan Liverpool'a hoca oluyorlar"

"O kadar açık, o kadar çıplak ki bizim yaptığımız iş, her hafta milyonların gözü önündeyiz. Ben hala kendi saf düşüncemle 'Yahu ben işimi yapıyorum, nasıl bunun altımı çizmem gerekir. Bunu da yaptım, şunu da yaptım' demeyi çok da doğru bulmuyorum. Ama bunun bir ihtiyaç olduğunu da biliyorum.

Mesela Arne Slot, Türkiye'nin pek de beğenmediği Feyenoord ile şampiyon oldu, oradaki performansından sonra kendini Liverpool'da buldu. Vincent Kompany, küme düşen Burnley'den tazminat ödenerek Bayern Münih'e transfer edildi. Vincenzo Italiano, Fiorentina'da kıpırdadı, Bologna'ya geçti. Şimdi de Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birine geldi. Herkesin gözü önünde iş yapanlar, bakan gözlerle görünür. Bir gün bana bu teklif geldiğinde hazır olacağım."

"Rizespor'dan sezon başında ayrılmalıydım"

"Rizespor'da iki buçuk yıla yakın bir serüvenimiz oldu? Birinci sene Süper Lig'e yeni çıkan bir takım ligin bitimine 5 hafta kala Avrupa potasındaydı. Ama finali iyi yapamadık. İkinci sene ligi dokuzuncu sırada bitirdik. Daha iyisini yapabilir miydik? Evet ama yine de başarısız bir sezon değildi. Ancak son sezonumuz gerçekten istediğimizin dışında gelişti. Belki daha önce bırakmam gerekiyordu. Tecrübeden kastım tam da bu?

Güzel bir camiada çalıştım. Taraftarlarla aramda aslında müthiş bir enerji vardı ama bu günbegün kayboluyordu. Bu bir ayrılık sebebi değil elbette. İki buçuk yıl beraber olduğum oyuncu kadrosuyla yavaş yavaş yıpranmalar yaşamaya başlamıştım. Tercih edilmeyen oyuncular grup dinamiğini bozuyorlardı. Bunları görüp hem kendim hem kulüp için bırakmayı başarmalıydım. Ruhumdaki savaşma duygusu bu kararı almaktan beni alıkoydu. Bazen bir yere başlamayı bilmek kadar, oradan ne zaman ayrılacağını saptamak da bir teknik direktör ve yönetici becerisi bence."

İki ay bekledikten sonra Konyaspor

"Rizespor'daki görevimin son dönemindeki yıpranmayı, yeni bir çıkışla pozitife çevirmem gerekiyordu. Ve sonra Konyaspor'dan teklif geldi. İzlediğim Konyaspor durağan, agresif olmayan, sonuç almakta zorlanan, enerjisi düşük bir takımdı. 'Aslında oyuncu kadrosunun tecrübeli oyuncularının biraz daha heyecanlarını, saha içi tempolarını, konsantrasyonlarını artırabilirsek başarılı olabiliriz' diye düşündüm. Geldikten sonra ilk maç berabere kaldık, ikinci hafta bir Alanyaspor maçı oynadık ki; felaket. İşte o zaman korktum gerçekten! Çünkü çok zor bir fikstürümüz vardı?"

Galatasaray maçı dönüm noktası

"Takıma bir kıvılcım, kötü gidişi döndürecek güzel bir sonuç lazımdı. O da Galatasaray maçı oldu. O gün biz Galatasaray'a kaybetseydik küme düşme hattında kalacaktık. Öyle bir galibiyet oldu ki; bizi korkudan umuda sürükleyen bir galibiyet. Galatasaray'da Osimhen yoktu. Aslında kadroları ligin en iyi kontratak futbolcularıyla doluydu. Barış Alper, Sane, Noa Lang ve Yunus? Öne geçselerdi bambaşka bir sonuç olabilirdi. Golü attık, harika kapandık ve 12-13 haftalık kazanamama serisinden sonra böyle büyük bir takımı yendik."

"Oyuncularım gördü ki bizim potansiyelimiz var"

"Oyuncularım gördü ki; Bizim potansiyelimiz var, mücadele edersek, ciddiyetimizi korursak biz her maçı başa baş oynayabiliriz. Bizim Kasımpaşa ile çok önemli bir lig maçımız vardı. Sonraki maç Eyüp ile kupa maçıydı. Biz yüzde 95 kupada çeyrek finale çıkacaktık. Ama Kasımpaşa maçını riske edemezdik. Kötü bir hakem yönetimine rağmen 1-1 berabere kaldık. Sonra Kocaeli'ye gittik kazandık. İçeride Gençlerbirliği'ni yendik. Bunlar hep Fenerbahçe ile oynayacağımız kupa maçından önce oluyor. 34 puanımız ve dışarıda Antalya maçı vardı. Antalya deplasmanında 2-0 kazanıp 37 puana ulaşınca Fenerbahçe maçında ideal kadromu kullanma şansım oldu."

"Fenerbahçe maçı nefes kesiciydi"

"Ligde rahatlamamız büyük bir konsantrasyonla sarılma şansını bize verdi ve 120 dakika harika bir savunma yaptık. İlk yarı mükemmeldik, Fenerbahçe ile başa baş bir oyun oynadık. Ama Fenerbahçe oyunu 60'tan uzatmanın sonuna kadar oyunu tek kelimeyle domine etti.

Ve inanılmaz, büyük bir disiplinle savunma yaptığımız bir oyun. Çok fazla topun arkasında kaldık, önde baskıya da çıkamadık, bu şartlarda yapabileceğimiz en iyi şey maçı penaltılara taşımak derken, bir kontratakta kazandığımız duran top, onun dönüp dolaşıp Fenerbahçe altı pasında olan bir penaltı pozisyonu ve maçı kazandık. Konyaspor'a gelirken tek derdimiz "Bu takımı kümede nasıl tutabiliriz"? düşüncesindeyken kupada yarı finaldeydik."

"Beşiktaş'la yarı final de harikaydı"

"Beşiktaş için sezonun en önemli maçıydı. Camia da Sergen hoca da sezonu kupasız kapatmak istemiyorlardı. Üstelik Galatasaray ve Fenerbahçe de elenmişti. Evlerinde oynuyorlardı. İnanılmaz bir ambiyans vardı stadyumda. Biz de buraya kadar geldiysek en iyisini yapmaya çalışacaktık. İlk yarıda Beşiktaş çok etkiliydi, pozisyonlar buldu şans bizimleydi. İkinci devre oyun dengeledik, üçüncü bölgeye gittik. Onların risk aldığı dakikalarda, çok iyi bir geçişle penaltıyı kazandık ve onları da kupanın dışına itmiş olduk."

"Kupayı kazanabilirdik, çok üzüldük"

"Konyaspor olarak elimize Türkiye Kupası'nın kazanma şansı elimize geldi. Hem Konyaspor kulübüne bir Türkiye Kupası daha kazandırmak, hem de benim için önemli bir fırsattı. Avrupa Kupası'na katılma hakkını kazanmak demek, transfer görüşmelerinde oyunculara 'Avrupa'da mücadele edeceğiz' diyerek kulübü bir anlamda cazibe merkezi haline getirmek demek. Daha iyi bir takım kurabilme şansı aslında. Bir galibiyetten fazlası olacaktı... Müthiş bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız Antalya'da, Konya'dan bile daha güzel bir atmosfer yarattı. Kendilerine keşke bir kupa armağan edebilseydik.

İstediğimiz gibi başlayamadık. Önde baskı planlıyorduk ama planımızı bozdular. Biz önde kazandığımız toplarla pozisyon arayacaktık, Trabzonspor ise Onana'dan Onuachu'ya attıkları toplara, yani ikinci toplara yoğunlaştılar. Orada da 1-0'ı buldular. Sadece taktik planlama anlamında değil, finalin üzerimizde yarattığı bir ağırlığı ve baskıyı kenardan hissetmedim desem yalan söylemiş olurum. Bu da bir başka tecrübe işte."

"Bardi, 'Sizin ve şehrin hayallerini öldürdüğüm için özür dilerim' dedi"

"İkinci yarı inanılmaz bir başlangıç yapıp oyunun kontrolünü ele aldık, beraberliği yakaladık. Beraberlikten sonra oyunun coşkusu, dominasyonu tamamen bize geçti. Penaltı ise kırılma anı oldu, kaçırdık. Trabzonspor'un atak sayısı düşmüşü. Sonra ikinci kırılma anı geldi ve inanılmaz kötü bir penaltı yaptırdık. Bardi maç sonunda, 'Sizin ve tüm şehrin hayallerini öldürdüğüm için özür dilerim' dedi. 'Ben sana teşekkür ediyorum. Sen Beşiktaş maçında sorumluluk alıp turu bize getirdin. Ben sana teşekkür ederim, futbolda bunlar var' cevabını verdim."

"Jevtovic de, Bardi de çok üzüldüler"

"Kendileriyle soyunma odasında da, sonradan telefonda da görüşmelerimiz oldu. Çok üzgünler. Her ne kadar kendimiz de üzüntünün zirvesinde olsak bile görevimiz o takıma liderlik yapmak! Bu sorumluluk bizi ayağa kaldırıyor işte. Halil Umut Meler'e de bir not düşmek isterim. Bu sezon benim 3 Trabzonspor maçımı yönetti. Üçünü de, elit bir hakem için kötü yönetti. Hiçbir maçta psikolojik olarak rahat ve öz güvenli gözükmedi. Baskıyı yönetemedi. Umarım önümüzdeki sezon daha iyi, daha adil maçlar yönetir."

Kaynağa Git

İlgili Haberler