Muharrem ayının simgesi olan aşure, paylaşmanın ve bereketin en güçlü geleneklerinden biri olarak yaşatılmaya devam ediyor. Ancak günümüzde aşure yalnızca kültürel bir miras değil; tarım, gıda sanayisi, lojistik, paketleme ve organize perakendeyi aynı anda etkileyen önemli bir ekonomik hareketlilik anlamına da geliyor. Tek bir kazan için buğday, nohut, kuru fasulye, pirinç, kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, ceviz, fındık, badem ve şeker gibi çok sayıda ürünün satın alınması, aşure döneminde bakliyat ve kuruyemiş satışlarını belirgin biçimde artırıyor. Zincir marketler bu döneme özel kampanyalar düzenlerken, e-ticaret platformları ve yerel esnaf da aşurelik ürünlere yönelik talep artışından pay alıyor.
Pek çok ürünü aynı tarifte buluşturuyor
Aşure, belki de Türk mutfağında en fazla tarımsal ürünü aynı tarifte buluşturan geleneksel lezzetlerin başında geliyor. İçeriğinde yer alan buğday, nohut ve kuru fasulye İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'dan; kuru kayısı Malatya'dan, incir Aydın'dan, üzüm Manisa ve Denizli'den, fındık Karadeniz'den, ceviz ise Türkiye'nin farklı üretim merkezlerinden sofralara ulaşıyor. Bu yönüyle aşure, yalnızca tüketimi değil, Türkiye'nin tarımsal çeşitliliğini ve bölgesel üretim gücünü de temsil ediyor. Geleneksel ürünlere yönelik bu talep artışı çiftçinin gelirini desteklerken yerel ürünlerin katma değerini de artırıyor.
Hububat ve kuruyemiş sektörüne sezon dopingi
Aşure geleneği, hububat ve kuruyemiş sektöründe de iç piyasayı canlandıran önemli dönemlerden biri. Türkiye, buğday, bakliyat, fındık, kuru kayısı, kuru incir ve çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında. Özellikle kuru kayısı, kuru incir ve çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında dünya liderleri arasında bulunan Türkiye, fındıkta da küresel üretim ve ihracatın büyük bölümünü tek başına karşılıyor. İhracat tarafında ise aşurelik ürünlerin önemli bölümü Türkiye'nin döviz kazandıran tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Kuru meyve ve fındık ihracatı her yıl milyarlarca dolarlık gelir yaratırken, iç pazarda artan talep de üretim zincirinin tüm halkalarına ekonomik canlılık kazandırıyor.
Maliyet hesabı değişti
Bereketin simgesi olan aşure, son yıllarda artan gıda fiyatlarından da payını aldı. Gıda enflasyonu nedeniyle özellikle bakliyat, kuruyemiş ve kuru meyve fiyatlarındaki yükseliş, aşure kazanının maliyetini önceki yıllara göre önemli ölçüde artırdı. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın (TEPAV) Gıda Fiyat Endeksi, gıda fiyatlarında yüksek seyrin sürdüğüne işaret ediyor. En yüksek maliyet kalemlerini ise ceviz, fındık, badem, kuru incir ve kuru kayısı gibi ürünler oluşturuyor. Bu nedenle birçok tüketici daha küçük porsiyonlarda aşure hazırlamayı ya da tarifte kullandığı malzeme çeşitliliğini azaltmayı tercih ediyor. Perakende sektöründe ise farklı gramajlarda hazırlanan ekonomik aşure paketleri dikkat çekiyor. Market zincirleri ve e-ticaret platformları, tüketicilerin bütçesine uygun alternatif paketler sunarken, kampanyalarla dönemsel satışları artırmayı hedefliyor.