Ana içeriğe geç

Batarya teknolojisinde yeni dönem: Sodyum-iyon piller lityumun tahtını sallayabilir

Daha ucuz, daha güvenli ve çevre dostu olduğu belirtilen sodyum-iyon piller seri üretime hazırlanıyor. Uzmanlar, yeni teknolojinin özellikle enerji depolama ve elektrikli araçlarda lityum-iyon pillere güçlü bir alternatif olabileceğini düşünüyor

Batarya teknolojisinde yeni dönem: Sodyum-iyon piller lityumun tahtını sallayabilir
Gazete Oksijen
16

Akıllı telefonlardan dizüstü bilgisayarlara, elektrikli otomobillerden enerji depolama sistemlerine kadar modern teknolojinin temelini oluşturan lityum-iyon pillere yeni bir rakip geliyor. Uzmanlara göre sodyum-iyon piller daha düşük maliyet, daha yüksek güvenlik ve çevresel avantajlarıyla önümüzdeki yıllarda batarya sektöründe önemli bir yer edinebilir.

Bu dönüşümün en önemli adımlarından biri, dünyanın en büyük batarya üreticisi olan Çin merkezli CATL'nin 2026 yılı bitmeden sodyum-iyon pillerin seri üretimine başlayacağını açıklaması oldu. Şirket, yeni piller için bir otomobil üreticisi ve elektrik şebekelerine yönelik enerji depolama sistemi sağlayıcısıyla anlaşma imzaladığını duyurdu.

İlgi son yıllarda hızla arttı

Nature'da yer alan habere göre, sodyum-iyon piller aslında 1980'lerde, lityum-iyon pillerle aynı dönemde geliştirildi. Ancak ilk örnekler düşük enerji kapasitesi ve kısa ömür gibi sorunlar nedeniyle geri planda kaldı. Son beş yılda ise hem teknolojiye yapılan yatırımlar hem de performanstaki gelişmeler bu alana ilgiyi yeniden artırdı.

Çin'de sodyum pilli motosikletler ve küçük otomobiller şimdiden kullanılmaya başlandı. Elektrikli otomobil devi BYD de bu teknolojiye büyük yatırım yapıyor.

Hollanda'daki Eindhoven Teknoloji Üniversitesi'nden enerji analisti Auke Hoekstra, sodyum-iyon pillerdeki ilerleme hızının beklentilerinin çok üzerinde olduğunu belirterek, "Bu kadar hızlı gelişmesini beklemiyordum" dedi.

En büyük avantajı maliyet

Uzmanlara göre sodyum-iyon pillerin en önemli avantajı, kullandığı hammaddelerin lityuma göre çok daha ucuz ve bol bulunması.

Lityum-iyon bataryaların maliyeti son 15 yılda yüzde 90'ın üzerinde düşse de, üretim süreçleri ucuzladıkça hammadde maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payı arttı. Özellikle yüksek performanslı bataryalarda kullanılan nikel, mangan ve kobalt gibi metallerin pahalı ve sınırlı olması, fiyatların daha fazla düşmesini zorlaştırıyor.

Bu nedenle son yıllarda birçok üretici, lityum-demir-fosfat (LFP) adı verilen daha düşük maliyetli bataryalara yöneldi. LFP bataryalar enerji yoğunluğu bakımından gelişmiş lityum-iyon pillerin gerisinde kalsa da özellikle şehir içi kullanılan elektrikli araçlar ile büyük ölçekli enerji depolama sistemlerinde yaygın şekilde kullanılmaya başlandı.

Hoekstra'ya göre LFP teknolojisinin ucuzlamasıyla birlikte en düşük maliyetli bataryalarda artık en büyük gider kalemlerinden biri lityum haline geldi. Bu da sodyum-iyon teknolojisinin rekabet gücünü artıran en önemli etkenlerden biri olarak görülüyor.

Neden sodyum?

Uzmanlara göre sodyum-iyon teknolojisine ilginin artmasının en önemli nedenlerinden biri, pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri sorunları oldu. Elektrikli araç talebinin hızla yükselmesiyle birlikte lityum piyasasında sert fiyat dalgalanmaları yaşandı. Lityum rezervlerinin uzun vadede yeterli olduğu düşünülse de, üretimin artan talebi karşılayacak hızda büyüyüp büyüyemeyeceğine ilişkin belirsizlikler Çinli şirketleri alternatif arayışına yöneltti.

Imperial College London araştırmacısı Yun Zhao'ya göre şirketler, daha istikrarlı bir tedarik zinciri oluşturmak amacıyla sodyum teknolojisine yatırım yapıyor.

Sodyum, batarya üretiminde kullanılan sodyum karbonattan kolayca elde edilebiliyor. CATL Sözcüsü Zhang Yizhi, sodyumun "neredeyse tükenmez bir kaynak" olduğunu belirterek, yerkabuğunda lityumdan bin kat, okyanuslarda ise yaklaşık 60 bin kat daha fazla bulunduğunu ifade etti.

Maliyet farkı da oldukça dikkat çekici. Zhang'ın verdiği bilgilere göre sanayi tipi sodyum karbonatın ton fiyatı 200-280 dolar arasında değişirken, batarya üretiminde kullanılan lityum karbonatın tonu 20-25 bin dolar seviyesinde bulunuyor.

Sodyum-iyon pillerin bir diğer avantajı ise kullanılan malzemeler. Bu bataryalar, birçok lityum-iyon pilde bulunan yüksek miktardaki nikel ve kobalt gibi ağır metalleri içermiyor. CATL'nin seri üretime hazırladığı bataryalarda sodyum, demir, karbon ve azottan oluşan "Prussian White" adlı katot malzemesi kullanılıyor.

Ayrıca anot kısmında bakır yerine daha ucuz alüminyum tercih edilirken, grafit yerine karbon bazlı malzemeler kullanılıyor. Bu durum hem üretim maliyetini düşürüyor hem de grafit madenciliğinin çevresel etkilerini azaltıyor.

Şirket, sodyum-iyon pillerin lityum-iyon pillere kıyasla daha düşük yangın riski taşıdığını ve eksi 40 dereceye kadar düşük sıcaklıklarda çalışabildiğini de belirtiyor. Bu özellikler, teknolojinin özellikle zorlu iklim koşullarında ve enerji depolama sistemlerinde önemli avantaj sağlayabileceğine işaret ediyor.

Fiyat avantajı için zamana ihtiyaç var

Sodyum-iyon pillerin en büyük dezavantajlarından biri ise henüz lityum-iyon piller kadar yüksek enerji yoğunluğuna sahip olmaması. Bu nedenle bu bataryaları kullanan elektrikli araçlar, gelişmiş NMC (nikel-manganez-kobalt) lityum-iyon bataryalara sahip araçların menziline ulaşamıyor.

CATL, seri üretime hazırladığı sodyum-iyon bataryalarının kilogram başına 175 watt-saat (Wh/kg) enerji yoğunluğuna ulaştığını, geliştirme çalışmalarıyla bu değerin 200 Wh/kg seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu seviye, bugün yaygın kullanılan lityum-demir-fosfat (LFP) bataryalarla benzer performans anlamına geliyor. Ancak yine de gelişmiş lityum-iyon bataryaların enerji yoğunluğunun yaklaşık üçte ikisi düzeyinde kalıyor.

Bu nedenle uzmanlara göre sodyum-iyon teknolojisinin bugün için en büyük rakibi yüksek performanslı NMC bataryalar değil, LFP bataryalar.

CATL, sodyum-iyon bataryaların maliyetinin 2026 sonuna kadar LFP bataryalarla aynı seviyeye geleceğini öngörüyor. Ancak tüm uzmanlar bu görüşü paylaşmıyor. Pek çok araştırma kuruluşu, sodyum-iyon bataryaların bugün hâlâ en ucuz lityum-iyon bataryalardan daha pahalı olduğunu ve seri üretimin ne kadar hızlı büyüyeceğinin belirsizliğini koruduğunu belirtiyor.

İngiltere merkezli araştırma şirketi Wood Mackenzie, maliyet eşitliğinin ancak 2035 yılında sağlanabileceğini tahmin ediyor.

BloombergNEF batarya analistlerinden Evelina Stoikou ise teknolojinin henüz erken aşamada olması nedeniyle maliyet tahminlerinin geniş bir hata payı içerdiğini vurguluyor. Buna karşın ABD'li batarya girişimi Alsym'in CEO'su Mukesh Chatter, daha ucuz hammaddeler sayesinde üretim hacmi büyüdükçe sodyum-iyon bataryaların LFP bataryalardan daha düşük maliyetli hale geleceğini öngörüyor.

Elektrikli araçlardan çok enerji depolamada öne çıkabilir

Uzmanlara göre sodyum-iyon pillerin Batı pazarında elektrikli otomobillerde ne kadar başarılı olacağı henüz belirsiz. ABD ve Avrupa'da satılan elektrikli araçların büyük bölümü yüksek menzil sunan lityum-iyon bataryalar kullanırken, daha düşük maliyetli LFP bataryalar ağırlıklı olarak Çin ve gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşıyor. Sodyum-iyon pillerin de ilk etapta benzer bir yol izlemesi bekleniyor.

Araştırmacılar, sodyum-iyon pillerin en büyük kullanım alanının ise elektrik şebekeleri için geliştirilen büyük ölçekli enerji depolama sistemleri olacağını düşünüyor. Bu sistemlerde bataryaların hafif olmasından çok düşük maliyetli, güvenli ve uzun ömürlü olması önem taşıyor.

BloombergNEF analisti Evelina Stoikou'ya göre seri üretim arttıkça hücre maliyetleri düşebilir. Ayrıca sodyum-iyon pillerin daha düşük yangın riski taşıması, batarya paketlerinde soğutma ve güvenlik sistemlerinin daha basit tasarlanmasını sağlayarak toplam maliyeti azaltabilir.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Global EV Outlook 2026 raporuna göre, dünyadaki sodyum-iyon batarya üretim kapasitesinin neredeyse tamamı Çin'de bulunuyor ve bu durumun en az 2030'a kadar sürmesi bekleniyor. CATL, 2016'dan bu yana sodyum-iyon teknolojisinin araştırma ve geliştirilmesine yaklaşık 10 milyar yuan (1,4 milyar dolar) yatırım yaptığını açıkladı.

ABD ise Çin'e olan bağımlılığı azaltmak amacıyla bu alandaki çalışmalarını hızlandırdı. ABD Enerji Bakanlığı'nın 2024 yılında başlattığı ve 50 milyon dolar bütçeye sahip beş yıllık LENS programı kapsamında üniversiteler ve ulusal laboratuvarlar yeni nesil sodyum-iyon bataryalar üzerinde ortak araştırmalar yürütüyor.

Uzmanlar ayrıca, sodyum-iyon pillerin geri dönüştürülebilmesine rağmen üretim maliyetlerinin çok düşük olması nedeniyle devlet desteği olmadan geri dönüşüm faaliyetlerinin ekonomik açıdan kârlı olmayabileceğine de dikkat çekiyor.

Lityum pillerin geleceği

Dünya genelindeki araştırmacılar, sodyum-iyon pillerin enerji yoğunluğunu artırarak lityum-iyon pillerle arasındaki performans farkını azaltmaya çalışıyor. Sodyum iyonlarının lityum iyonlarından daha büyük olması ve bataryaların daha düşük voltajla çalışması, bugün için enerji depolama kapasitesini sınırlayan başlıca etkenler arasında yer alıyor.

ABD Enerji Bakanlığı'nın desteklediği LENS konsorsiyumunun başındaki elektrokimyacı Venkat Srinivasan, özellikle nikel ve manganez oksit bazlı yeni katot malzemelerinin umut vadettiğini söylüyor. NMC bataryalara benzer katmanlı yapıya sahip bu malzemelerin daha az yer kapladığını ve daha düşük miktarda nikel kullanarak yüksek performans sağlayabileceğini belirten Srinivasan, nikel oranını yüzde 33'ten yüzde 25'e düşürmeyi başardıklarını ifade ediyor.

Batarya araştırmacısı Shirley Meng ise tasarımda daha köklü değişikliklerin de mümkün olduğunu düşünüyor. Meng'in üzerinde çalıştığı yöntemlerden biri, anotu tamamen kaldırarak sodyumun şarj sırasında metalik formda depolanmasını sağlamak. Bu yaklaşımın enerji yoğunluğunu artırabileceği belirtilirken, metalik sodyumun oluşturabileceği yangın riski konusunda bazı araştırmacılar temkinli yaklaşıyor.

Meng'e göre sodyum-iyon piller yakın gelecekte lityum-iyon pillerin yerini tamamen almayacak. Bunun yerine, tedarik zinciri risklerini azaltan tamamlayıcı bir teknoloji olarak kullanılmaları daha olası görünüyor.

Bununla birlikte uzmanlar, sodyum-iyon teknolojisinin henüz gelişiminin erken aşamasında olduğuna ve önemli ölçüde ilerleme potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor. Araştırmaların başarılı olması halinde sodyum-iyon pillerin gelecekte küresel enerji dönüşümünün önemli parçalarından biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler