Çanakkale - Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ortaklık yapısını değiştiren ve aylardır beklenen devir işlemi resmi olarak sonuçlandı. 18 Haziran 2026 tarihinde Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamaya göre; Sabancı Holding'in Akçansa'da sahip olduğu hisselerin tamamı, Alman ortak Heidelberg Materials AG'ye devredildi.
427.8 milyon dolarlık devir ve zorunlu pay alım teklifi
KAP açıklamasına göre, Sabancı Holding'in Akçansa sermayesinin %39,72'sini temsil eden 76.035.136,43 TL nominal değerli payları, toplam 427.882.713 Amerikan Doları bedel karşılığında Heidelberg Materials AG'ye satıldı. Yasal izinlerin alınmasının ardından bugün itibarıyla tamamlanan bu işlemle birlikte, Sabancı Holding'in Akçansa'da hiçbir payı kalmadı.
Satın alma işlemi sonucunda, Alman Heidelberg Materials AG'nin Akçansa sermayesindeki payı %79,44 gibi ezici bir çoğunluğa ulaştı. Öte yandan şirket, bu devrin ardından "zorunlu pay alım teklifi" yükümlülüğünün doğup doğmadığına dair görüş almak üzere 15 Haziran 2026 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) başvuruda bulunduğunu da kamuoyuna duyurdu.
Yeni dönemde Alman devini bekleyen büyük çevre krizleri
Sabancı Holding'in sektörden tamamen çıkmasıyla şirketin mutlak hakimi konumuna gelen Heidelberg Materials AG'yi, hem Çanakkale'de hem de İstanbul'da giderek büyüyen ve yargıya taşınan ağır ekolojik krizler bekliyor. Şirketin fabrikaları, yöre halkının ve çevre derneklerinin yoğun şikayetlerinin odağında bulunuyor.
Ezine'de 25 kat kapasite artışı ve 'zeytinlik' skandalı
Akçansa'nın Çanakkale Ezine'deki çimento fabrikasına hammadde sağlayan şist ocağı için planlanan 25 katlık kapasite artışı, bölgede ciddi tepkilere neden olmuş durumda. Projenin iptali için açılan davalarda, tesisin yeraltı sularını kuruttuğu ve tarım arazilerini bitirme noktasına getirdiği vurgulanıyor. Proje alanının sadece 800 metre yakınında zeytinlikler bulunmasına rağmen, şirketin ÇED raporunda 2016 yılında iptal edilmiş bir yönetmeliği referans göstererek Zeytin Yasası'nı aşmaya çalışması kamuoyunda büyük tepki topladı. Ayrıca, dünyaca ünlü Truva ve Alexandria Troas antik kentlerinin ortasında her ay binlerce kilogram dinamit patlatılacak olması bölgenin kültürel ve ekolojik dokusunu ciddi şekilde tehdit ediyor.
Büyükçekmece'de 30 yıllık kabus: "Camlarımızı açamaz olduk"
Şirketin İstanbul Mimarsinan/Büyükçekmece'deki fabrikası ise şehrin ortasında yarattığı hava kirliliği ile gündemde. Bölge halkı, yaklaşık 30 yıldır fabrika bacalarından yayılan yoğun çimento tozu nedeniyle evlerinin dış cephelerinin karardığını, araçların siyah bir tabakayla kaplandığını ve nefes almakta zorlandıklarını belirtiyor. Çimento tozuna ek olarak son dönemde şirketin "döngüsel ekonomi" adı altında kullandığı alternatif yakıtlardan (atık yakma) kaynaklandığı iddia edilen ağır ve zehirli bir yanık kokusu, Büyükçekmece ve Tepecik sakinlerinin yaşam kalitesini durma noktasına getirmiş durumda.
Yeni dönemde %79,44'lük payla şirketin tek söz sahibi olan Heidelberg Materials AG'nin, hem davalık olan Çanakkale projelerine hem de İstanbul'da halk sağlığını tehdit eden emisyon sorunlarına karşı nasıl bir strateji izleyeceği merakla bekleniyor.