Fransa’nın güneybatısındaki Fleurance kasabasında 11 yaşındaki Lyhanna’nın öldürülmesi, ülke genelinde büyük öfkeye yol açtı. Cinayetin ardından ortaya çıkan bilgiler, adalet sistemine yönelik isyanı tetikledi. Lyhanna, 29 Mayıs’ta kaybolduktan sonra günlerce arandı. Küçük kızın cesedi, bir hafta sonra terk edilmiş bir tahıl silosunda bulundu. Olayla bağlantılı olarak 41 yaşındaki Jerome Barella gözaltına alındı. Soruşturma sırasında Barella’nın daha önce de çocuklara yönelik cinsel istismar ve tecavüz iddialarıyla gündeme geldiği ortaya çıktı. Savcılık kayıtlarına göre Barella hakkında 2017 ve 2022’de yapılan başvurular sonuçsuz kalmıştı.
MACRON’DAN TEPKİ
Ayrıca Ağustos 2025’te 10 yaşındaki bir çocuğa tecavüz ettiği iddiasıyla yeni bir şikayet yapılmıştı. Polisin hazırladığı dosya ocak ayında savcılığa gönderilmesine rağmen şüphelinin Lyhanna’nın kaybolduğu tarihe kadar sorgulanmadığı belirlendi. Bu durum, soruşturma süreçlerindeki gecikmelerin ve kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğinin tartışılmasına neden oldu. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yargı sisteminde ‘kabul edilemez bir işleyiş bozukluğu’ bulunduğunu kabul etti. Pazar günü Fleurance’da düzenlenen sessiz yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Lyhanna’nın ailesinin öncülük ettiği yürüyüşte ‘Bir daha asla’ yazılı pankart taşındı. Bu olay, kamuoyunun adalet sisteminde değişim talebinin simgesi oldu
Çocuklar da dahil olmak üzere yürüyüşe katılanların çoğu beyaz gömlek veya tişört giymişti ve birçoğunun giysisinde Lyhanna’nın gülümseyen portresi yer aldı.