Ankara'nın Altındağ ilçesi Karacaören Mahallesi'nde dün sabaha karşı bir şiddet olayı meydana geldi. Hasan Hüseyin G. (47), eski kız arkadaşı olduğunu iddia ettiği Esra Ö.'nün (33) işlettiği güzellik salonunu ve park halindeki otomobilini benzin dökerek ateşe verdi.

Durumu fark edip dışarı çıkan Esra Ö., Hasan Hüseyin G.'yi elinde silahla fark etti. Olay yerinden kaçmaya çalışan Esra Ö.'nün arkasından Hasan Hüseyin G., pompalı tüfekle ateş açtı. Esra Ö. yara almadan kurtulurken, çevredekilerin ihbarı üzerine şüpheli jandarma ekiplerince gözaltına alındı. İş yeri ve otomobilde çıkan yangın ise itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Hasan Hüseyin G., jandarmadaki ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

İKİ YILLIK TAKİP VE EVLİLİK KARARI SONRASI GELEN SALDIRILAR
Eşi 13 yıl önce vefat eden ve iki çocuğunu tek başına büyüten güzellik salonu işletmecisi Esra Ö., yangın sonrasında büyük hasar gören iş yerinde yaşadıklarını Demirören Haber Ajansı'na (DHA) anlattı. Hasan Hüseyin G.'nin yaklaşık iki yıldır kendisini sosyal medyada farklı hesaplardan takip ettiğini belirten Esra Ö., süreci şu sözlerle aktardı:
"Kendisiyle bir ilgim olmadığı için çok kulak asmıyordum, kendi halimde yaşıyordum. 6 ay önce bu kişi görüşmek istediğini söyledi. Benimle bir birliktelik düşündüğünü söyledi. Kabul etmedim. Beyefendi bu tehditlere devam etti. Adreslerime hediye göndermeler, cevap vermemi sağlamak için beni sürekli aramalar."

Evlilik kararı almasının ardından tehditlerin boyutunun değiştiğini belirten Esra Ö., olayın gelişimini şu cümlelerle ifade etti:
"Hayatımda uzun süredir görüştüğüm biri vardı, evlilik kararı aldık. Ve sanal medya hesaplarımda bir paylaşım yaptım bununla ilgili. Kendisi paylaşımımı görüp, ‘Evlenemezsin, benden başkasına bakamazsın’ gibi tehditler savunmaya başladı. ‘Ben senin hayatını yakarım’ dedi. Biz erkek arkadaşımla inanmamıştık böyle şeyler yapacağına. Sabah uyandım arabam yanıyor. O gece akşam da bana, ‘Sana hayatı zindan edeceğim’ şeklinde tehditler savurdu. İnanmadım; ama sabah kalktığında arabam yanıyordu. Dükkanımı da yakmış. Kendisinin yaptığı hiçbir şeye kayıtsız kalmayacağım. Şikayetimi geri çekmeyeceğim."

KARAKOLDA "YARIM KALAN İŞİME DEVAM EDECEĞİM" TEHDİDİ
Saldırganın gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü karakolda dahi tehditlerine devam ettiğini vurgulayan Esra Ö., can güvenliğinden endişe ettiğini belirterek şunları söyledi:
"2 çocuğum var. Karakolda tehditlerini duydum. Ailesi de beni arayıp para teklif edip şikayetimi geri çekmemi söyledi. Bunu da asla kabul etmiyorum. Her şeyden önce paradan önce haysiyetim, gururum, şerefim geliyor. Ben dükkanı tekrar yerine koyarım. Eşim vefat ettiğinden beri hiç kimseden bir lira istemedim. Tırnağımla kazıya kazıya gece gündüz çalışa çalışa gün geçirdim. O kurşunu bana sıkabilseydi, ölecektim ve bir kadın cinayeti olacaktım. Karakolda ben içerideyken aşağıdan bağırıyordu. Hatta camda da karşı karşıya geldik. ‘Buradan çıktıktan sonra kalan işime devam edeceğim, evlenemeyeceksin’ dedi. Tehditlerinden kaynaklı korkuyor muyum; korkuyorum. İçeriden çıkmasını istemiyorum."
"ÖLSEYDİM YALNIZCA BİR KADIN CİNAYETİ OLARAK KONUŞULACAKTIM"
Şüphelinin cezaevinden tahliye edilmesi durumunda hayati tehlikesinin devam edeceğini belirten Esra Ö., yetkililerden yardım isteyerek adaletin tam anlamıyla tecelli etmesini talep etti. Hayatta olduğu için sesini duyurabildiğini ifade eden Esra Ö., sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu konuda yetkililerden yardım istiyorum. Çıkmadığı sürece rahatım. Eğer dün bana ateş ettiğinde orada ölseydim, 2 çocuğum ya aileme ya yuvaya giderdi, kimse bakmazdı. Ben ölseydim kadın cinayeti olacaktım ve kadın cinayeti olmam konuşulacaktı. Şimdi hayattayım ve konuşabiliyorum. Kesinlikle içeriden çıkmasını istemiyorum, tek dileğim bu. Bundan sonrası için de adalet ne derse onun yanındayız." (DHA)