Ana içeriğe geç

ABD’den F-35 ile MQ-20 entegrasyonu

ABD merkezli yazılım şirketi Autonodyne, F-35 kokpitinden İnsan-Makine Ekipleşmesini (HMT) mümkün kılan bir entegrasyona imza attı.

ABD’den F-35 ile MQ-20 entegrasyonu
Defence Turk
16

ABD merkezli yazılım şirketi Autonodyne, F-35 kokpitinden İnsan-Makine Ekipleşmesini (HMT) mümkün kılan bir entegrasyona imza attı.

ABD merkezli yazılım şirketi Autonodyne, F-35 kokpitinden İnsan-Makine Ekipleşmesini (HMT) mümkün kılan kritik bir entegrasyona imza attı. Kaliforniya’daki Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’nde gerçekleştirilen testlerde şirket, geliştirdiği “Bashi” adlı tablet arayüzü aracılığıyla, yerdeki F-35 simülatöründen MQ-20 Avenger insansız hava aracına taktik komutlar ileterek bu teknolojinin operasyonel başarısını kanıtladı.

Söz konusu entegrasyon, beşinci nesil savaş uçaklarının yalnızca birer vurucu güç olarak değil, aynı zamanda otonom sistemleri yöneten birer “hava muharebe şefi” olarak konumlandığını gösterdi. Öte yandan Airforce Technology tarafından aktarılan bilgilere göre projenin başarısı, çok paydaşlı bir iş birliğine dayanıyor. Ayrıca bu süreçte F-35 Ortak Program Ofisi (JPO) Gelecek Yetenekler ve Teknoloji Ekibi sistem entegrasyon desteği sağlarken, Lockheed Martin ana sistem entegratörü olarak görev aldı.

Ek olarak MQ-20 Avenger’ın üreticisi General Atomics Aeronautical Systems’in sürece dahil olduğu projede, yazılım altyapısı ve kod standardizasyonu ABD Hava Kuvvetleri 309. Yazılım Mühendisliği Grubu tarafından sağlandı. Teknik test ve veri toplama faaliyetleri ise 461. ve 370. uçuş test filoları tarafından yürütüldü.

Sistemin temel prensibi, farklı şirketlerin uyum içinde çalışmasını sağlayan açık bir sistem mimarisine dayanmaktadır. “Bashi” tablet teknolojisi, pilotun bilişsel yükünü geleneksel kumanda sistemlerinin karmaşıklığından arındırarak, sadeleştirilmiş bir arayüz üzerinden otonom araçlara doğrudan taktik komutlar vermesini sağlar. Bu komutlar, görüş hattı (LOS) veya görüş hattı ötesi (BLOS) veri bağları aracılığıyla havadaki MQ-20 Avenger’a iletilir. İHA üzerindeki “TacACE” adlı kontrol ünitesi, gelen verileri anlık olarak işleyerek fiziksel manevralara dönüştürür ve aracın otonom tepkiler vermesine olanak tanır.

Toplam 3,5 saat süren otonom görev ve veri akışı testlerinde tüm sistem bileşenlerinin başarıyla çalışması, projenin geleceği adına kritik bir kilometre taşı olarak değerlendirilmektedir. Elde edilen bu sonuçlar, yüksek riskli görevlerin Loyal Wingman sistemlerine devredilmesi yönündeki çalışmaları hızlandırmaktadır. Şirket, 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek testlere katılarak, geliştirdiği teknolojinin CCA (Collaborative Combat Aircraft) programındaki performansını geliştirmeye devam edecektir.

Bunun yanı sıra yapısal mimari düzeyde, operasyonel birçok unsuru bünyesinde barındıran Hükümet Referans Mimarisi Hesaplama Ortamı (GRACE) ve Otonomi Hükümet Referans Mimarisi (A-GRA) protokolleri, gerekli yazılımsal donanımların herhangi bir kısıtlamaya takılmadan sisteme nitelikli entegrasyonuna imkân tanımaktadır. Sistemin en ayırt edici özelliği ise platform bağımsızlığıdır. Bu esneklik, ordunun tek bir uçak tipine veya üreticiye bağımlı kalmadan, yeni nesil otonom sistemleri mevcut hava filosuna hızlı ve maliyet etkin bir şekilde dahil etmesini sağlamaktadır.

Daha önce F-16 ve F-22 gibi platformlarda başarıyla test edilen bu altyapı; gelecekte ABD’nin CCA programı olan XQ-67A (başlangıçta YFQ-42A ve YFQ-44A kodlarıyla anılan projelerle bağlantılı olarak) gibi yeni nesil hava araçları için geliştirilmeye devam etmektedir.

İlgili olarak

ABD Donanması MUSV prototip testleri için firmaları seçti

Kaynağa Git

İlgili Haberler