Küresel piyasalarda yaşanan ABD-İran gerilimi sonrasında gram altın 6.080 TL, ons altın ise 4.059 dolar seviyelerine kadar gerileyerek son iki haftanın en düşük düzeyini gördü.
İstanbul serbest piyasasında dolar 46,4970 liradan güne başlarken, yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmesi beklenirken yaşanan bu sert düşüşün perde arkasını ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez değerlendirdi.
Eğilmez, düşüşün temelinde değişen enflasyon beklentilerinin tetiklediği tahvil alımları ve küresel çapta artan nakit dolar talebinin yattığını açıkladı.
"Yatırımcılar Altın Satıp Tahvile ve Dolara Yöneldi"
Geçmiş krizlerde yatırımcıların hızla değerli metallere sığındığını hatırlatan Mahfi Eğilmez, günümüzde bu tablonun değiştiğine dikkat çekti. Çatışma ortamıyla birlikte artan enerji fiyatlarının enflasyonu yukarı çekeceği beklentisi yarattığını belirten Eğilmez, "Faizlerin düşeceği yönündeki beklentiler tersine döndü. Tahvil faizlerinin yükseleceğini öngören yatırımcılar, altın ve gümüş gibi değerli metalleri ellerinden çıkararak hızla tahvillere yöneldiler" ifadelerini kullandı.
Altındaki sert değer kaybının ikinci büyük nedeninin ise küresel dolar talebi olduğunu vurgulayan Eğilmez, "Savaş ortamında varlıklarını nakit dolara çevirip kendi ülkelerine dönmek isteyen ciddi bir yatırımcı kitlesi ortaya çıktı. Merkez bankaları da oluşan bu devasa dolar talebini karşılayabilmek için ellerindeki altınları satmak zorunda kaldı. Artan altın arzı doğal olarak fiyatların düşmesine neden oldu" diyerek süreci özetledi.
Müdahalenin Ekonomik Bilançosu: 375 Milyar Dolar
Analizinde ABD'nin İran'a yönelik müdahalesinin getirdiği ağır ekonomik faturaya da değinen ünlü ekonomist, savaş öncesi koşullara dönülebilmesi için yalnızca ABD cephesinde yaklaşık 375 milyar dolarlık devasa bir maliyetin oluştuğunu kaydetti. Eğilmez, bu dudak uçuklatan faturaya İran, İsrail ve Körfez ülkelerinin katlandığı ekonomik kayıpların henüz dâhil edilmediğinin altını çizdi.
"Krizleri Fırsata Çevirme Refleksi Hızlandı"
Küreselleşme ve sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle birlikte piyasaların krizlere verdiği tepkilerin de evrim geçirdiğini belirten Eğilmez sözlerini şöyle tamamladı:
"Eskiden büyük jeopolitik krizler uzun süreli çöküşlere neden olurdu. Bugün piyasalar ilk anda sert tepki verse de bu durum çok kısa sürüyor. Aktörler hemen yeni koşulları analiz edip 'krizi nasıl fırsata çevirebileceklerine' odaklanıyor. Küreselleşme sadece ekonomiyi değil, krizlere verdiğimiz tepkileri de değiştirdi; dünün kesin doğruları bugün aynı şekilde geçerli olmayabiliyor."
Mahfi Eğilmez'in yazısının tamamı için...