Hollanda, İngiltere ve İsviçre'deki üniversiteler tarafından yayımlanan yeni bilimsel araştırmalar, evcil hayvanların insan psikolojisi üzerindeki şaşırtıcı etkilerini, hazır mamalardaki gizli tehlikeleri ve hayvan zekasına dair ezber bozan yeni gerçekleri gün yüzüne çıkardı.
Uzmanlar, yoğun bir iş gününün ardından evde kedi veya köpekle kurulan temasın her zaman stresi azaltmadığını, aksine bazı durumlarda olumsuz sonuçlar doğurduğunu saptadı.
Kedilerin insanları tehdit olarak görmesine neden olan büyük hata bilimsel olarak kanıtlandı
EVCİL HAYVANLARLA KURULAN BAĞ STRESİ GERÇEKTEN AZALTIYOR MU
Frontiers in Psychology dergisinde yer bulan çalışmada, bir köpek veya kediyle etkileşime girmenin ruh halini anlık olarak nasıl etkilediğini görmek amacıyla evcil hayvan sahipleri beş gün boyunca kesintisiz takip edildi.
Araştırmacılar, insanları evcil hayvanlarıyla oynarken doğal anlarında yakalayabilmek için, çalışmadıkları günler de dahil olmak üzere beş gün süresince günde 10 kez telefon bildirimi gönderdi.
Katılımcılara o esnadaki etkileşim durumları, mevcut ruh halleri ve hisfeltikleri stres seviyesini belirten anlık sorular yöneltildi.
KEDİLERLE ZORAKİ TEMAS KURMAK GERGİNLİĞİ DAHA DA ARTIRIYOR
Kısa sürede yanıtlanması istenen anketler analiz edildiğinde, evcil bir hayvanla vakit geçirmenin kısa vadeli ruh hali iyileşmesi sağladığı ve bu noktada türün bir önem taşımadığı görüldü.
Hem köpekler hem de kediler sahiplerine kısa bir süreliğine iyi hissettirdi ancak bu anlık mutluluk artışına rağmen genel stres seviyelerini aşağı çekemedi.
Elde edilen çarpıcı verilere göre, köpeklerin stres azaltmada pek bir yardımı dokunmazken, kedilerle kurulan zoraki etkileşimin durumu daha da kötüleştirdiği saptandı.
Kedilere asla süt vermeyin: İyilik yaptığınızı sanırken acı çektiriyor olabilirsiniz
BİLİM İNSANLARI KATILIMCI SAYISINI YETERSİZ BULDU
Uzmanlar bu araştırmanın henüz bir öncü çalışma niteliği taşıdığını ve daha kesin veriler için çok daha geniş kapsamlı testlerin yapılmasının şart olduğunu vurguluyor.
Çalışmadaki kedi sahibi sayısının 36, köpek sahibi sayısının ise 75 olması nedeniyle karşılaştırma adil bulunmadı.
Net bir sonuca ulaşmak adına, aynı evde hem kedi hem köpeğin bir arada yaşadığı senaryoların kapsam dışı bırakılması ve her evcil hayvanın kendine has karakter yapısının hesaba katılması gerektiği ifade ediliyor.
KEDİNİZ SİZDEN KAÇIYORSA ONA DOKUNMAYA ÇALIŞMAYIN
Araştırmadan çıkan en pratik sonuç ise tamamen hayvanın rızasına dayanıyor.
Eğer kediniz kestirmek amacıyla kendi isteğiyle kucağınıza kıvrılırsa, o anki sıkıntınız aniden yok olabiliyor ancak sizinle hiçbir bağ kurmak istemiyor, yaklaştığınızda kaçıyor veya itiraz edercesine miyavlıyorsa, onunla inatlaşarak temas kurmaya çalışmak insanı daha fazla strese sokuyor.
Bu konudaki derin çalışmalar tamamlanana kadar kedileri kendi hallerine bırakıp sadece uzaktan izlemek en doğru yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Yaşlı kedi ve köpeklerin konforunu artıracak ev içi düzenlemeler
HAZIR MAMALARIN YÜZDE 75'İNDE MİKROPLASTİK TESPİT EDİLDİ
Evcil hayvan sağlığını yakından ilgilendiren bir diğer sarsıcı araştırma ise İngiltere'den geldi.
Sussex Üniversitesi ve Exeter Üniversitesi tarafından yürütülen ortak çalışmada, evcil hayvan mamalarının büyük bir bölümünde mikroplastiğe rastlandığı açıklandı.
Sektörde öne çıkan 19 tanınmış mama markasını titizlikle inceleyen araştırmacılar, bu markaların 16 tanesinde, yani yüzde 75'inden fazlasında 5 milimetreden küçük plastik parçacıklar olan mikroplastikler tespit etti.
UCUZ VE YAŞ MAMALARDAKİ PLASTİK YOĞUNLUĞU ALARM VERİYOR
Piyasada uygun fiyatlı olarak sunulan mamalarda, pahalı emsallerine nazaran çok daha fazla mikroplastik görüldü.
Ayrıca, kuru mamalardaki mikroplastik yoğunluğu daha fazla olsa da evcil hayvanların enerji ihtiyaçlarını tam olarak karşılamak için yaş mamadan daha büyük porsiyonlar tüketmesi, yaş mamanın günlük mikroplastik alım riskini çok daha fazla artırmasına neden oluyor.
Veteriner hekimler plastik su kapları ve oyuncaklar gibi diğer eşyaların da evcil hayvanlar için mikroplastiğe maruz kalma riski oluşturduğunu, ancak ömürleri boyunca bu durumun sağlıklarını tam olarak nasıl etkileyeceğinin henüz bilinmediğini söylüyor.
Kediniz sizi koklarken aslında ne hissediyor? Bilim insanları araştırdı
KÖPEKLER DEVRİ KAPANIYOR KEÇİLER SES TONUNU ANLIYOR
Hayvan zekasına ve algısına dair bir diğer şaşırtıcı çalışma ise Zürih Üniversitesi imzasıyla yayımlandı.
Elde edilen bulgulara göre, evcilleştirilmiş keçiler tıpkı köpekler gibi insanların sesli yönlendirmelerini mükemmel bir şekilde anlayıp takip edebiliyor.
Yapılan deneylerde keçilerin, görünmeyen bir insanın sesinin yönünü izleyerek saklanmış yiyecekleri yüzde 60 oranında bulabildiği saptandı.
Bu başarı oranı, benzer bir testte yüzde 63 başarı gösteren köpeklerin yeteneğine oldukça yakın kabul ediliyor.
Karşılaştırma yapılan bir yaşındaki insan bebeklerinde ise bu oranın yüzde 80 seviyesinde olduğu aktarılıyor.
HİÇBİR ÖZEL EĞİTİM ALMADAN İNSAN SESİNİ TAKİP EDİYORLAR
Toplamda 29 keçiyle gerçekleştirilen deneyde, ahşap bir paravanın arkasına iki adet kova yerleştirildi ve hayvanların görmediği bir anda kovalardan birine kuru makarna saklandı.
Paravanın arkasına gizlenen bir araştırmacı, içinde yiyecek bulunan kovaya doğru heyecanla seslendiğinde keçiler duraksamadan doğru kovaya yöneldi.
Ancak araştırmacı tamamen sessiz kaldığında veya kovalardan uzağa doğru konuştuğunda keçilerin seçimi tamamen tesadüflere kaldı.
Veriler, keçilerin insan konuşmasının yönünü algılamakla kalmayıp, bu ipuçlarını herhangi bir özel eğitim almadan, anında ve içgüdüsel olarak anlamlandırabildiğini gösteriyor.
Bilim dünyası sallandı: Kedilerdeki bu keşif her şeyi değiştirecek