Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ile Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi ve NATO Savunma Sanayii Forumu'nda Türkiye'nin üstlendiği ekonomik ve mali yükümlülüklerin açıklanması istemiyle Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yazılı soru önergesi verdi.
Önergede, "İşçiye bütçe yok denirken, silah tekellerine aktarılan kaynaklar halktan gizleniyor" denildi. Önergede, NATO Zirvesi'nin uluslararası silah tekelleri ile NATO üyesi devletlerin yeni silahlanma programlarını, ortak üretim projelerini ve milyarlarca dolarlık silah ve savaş yatırımlarını şekillendiren uluslararası bir sermaye buluşması olduğu vurgulandı.
"Emekçiye kemer sıkma, silah tekellerine kaynak mı?"
Bayhan ve Karaca, zirvede Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmaların kapsamının, ekonomik büyüklüğünün, kamu bütçesine getireceği mali yükün ve savunma (savaş) sanayisine sağlanacak teşviklerin halktan gizlendiğine dikkat çekerek, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirtti.
Önergede, iktidarın "mali disiplin", "tasarruf" ve "kemer sıkma" politikaları gerekçe gösterilerek milyonlarca işçi, kamu emekçisi ve emeklinin ücretlerinin baskılandığı, asgari ücrete ara zam yapılmadığı ve sosyal harcamaların kısıldığı hatırlatılarak şu değerlendirmeye yer verildi:
"Söz konusu işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin ücretleri olduğunda bütçe yetersizliği gerekçe gösterilirken, NATO Zirvesi sonrasında üstlenilen yeni savunma harcamaları, silah üretimine yönelik yatırımlar ve savaş sanayisine sağlanacak teşvikler konusunda kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmamaktadır. Halktan fedakarlık istenirken, uluslararası silah tekellerine aktarılacak kaynakların büyüklüğü gizlenmektedir."
Bayhan ve Karaca, önergeyle NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'nin hangi anlaşmalara imza attığını, bu anlaşmaların toplam ekonomik büyüklüğünü, Türkiye'nin üstlendiği mali yükümlülükleri ve bunların kamu bütçesine etkisini sordu. Ayrıca savaş sanayisi ve silah tekellerine sağlanacak yatırım teşvikleri, vergi istisnaları, SGK prim destekleri, enerji destekleri, kamu alım garantileri, Hazine garantileri, düşük faizli krediler ve arazi tahsislerinin hangi şirketleri kapsadığı ve bunların kamuya maliyetinin açıklanmasını istedi.
"NATO'nun mali yükü kimin sırtına yüklenecek?"
Önergede, NATO Zirvesi sonrasında savunma harcamalarındaki artışın hangi bütçe kalemlerinden karşılanacağı; eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, tarım ve sosyal yardımlar gibi temel kamu hizmetlerinden kaynak aktarılıp aktarılmayacağı da Bakan Şimşek'e yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Bayhan ve Karaca, önergede yalnızca silah tekellerine sağlanacak ayrıcalıkları değil, savaş sanayisinde çalışan işçilerin geleceğini de gündeme taşıdı. NATO Zirvesi sonrasında planlanan yeni üretim ve yatırım programlarının savaş sanayisi işçilerinin çalışma yaşamına nasıl yansıyacağını soran milletvekilleri; üretim artışıyla birlikte çalışma sürelerinin uzatılıp uzatılmayacağını, fazla mesai ve vardiya uygulamalarının yaygınlaştırılıp yaygınlaştırılmayacağını, ücretlerde ve sosyal haklarda herhangi bir iyileştirme öngörülüp öngörülmediğini, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda hangi önlemlerin alınacağını Bakan Şimşek'e sordu. Bayhan ve Karaca, savaş sanayisinde çalışan işçilerin bir kez daha yalnızca "milli görev", "kahramanlık" ve "fedakarlık" söylemleriyle daha ağır çalışma koşullarına mahkûm edilmesine izin verilemeyeceğini vurguladı.
Emek Partisi milletvekilleri, NATO Zirvesi'nde üstlenilen tüm mali yükümlülüklerin, imzalanan anlaşmaların ve bunların kamu bütçesine etkilerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve halka eksiksiz açıklanması gerektiğini belirtti.
Bayhan ve Karaca, "İşçilere, emeklilere ve dar gelirli yurttaşlara kemer sıkmayı dayatan iktidar, uluslararası silah tekellerine ve savaş politikalarına ayırdığı kaynakları açıklamak zorundadır. NATO Zirvesi'nde hangi anlaşmaların imzalandığı, Türkiye'nin hangi mali yükümlülüklerin altına girdiği, silah tekellerine hangi teşviklerin sağlanacağı ve bütün bu politikanın faturasının kimin sırtına yükleneceği halktan gizlenemez. Aynı şekilde, bu üretimin yükünü omuzlayacak savaş sanayisi işçilerinin hangi koşullarda çalıştırılacağı ve haklarının nasıl korunacağı da açıklanmak zorundadır" ifadelerini kullandı.