İBB’ye yönelik davanın 50. duruşma gününde savunmalar kaldığı yerden devam etti. Geçen hafta savunmasına başlayan tutuklu İBB Medya A.Ş. yöneticisi Fatoş Ayık’ın sorgusu sürerken, duruşmada hem tutukluluk süreçlerine hem de iddianamenin hazırlanış biçimine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yapıldı.
“SAVCI TUTUKLADI, SAVCI SERBEST BIRAKTI”
Ara verilen duruşmanın ardından söz alan Serap Karay'ın avukatı Kerem Donat, yargılama sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Donat, soruşturma ve tutukluluk süreçlerinde yaşananlara dikkat çekerek, “Savcı tutukladı, savcı serbest bıraktı” ifadelerini kullandı.
Dosya kapsamı dışında kalan çok sayıda iddia ile basın üzerinden karşı karşıya kaldıklarını belirten Donat, soruşturma makamlarına ulaşmakta da zorluk yaşadıklarını söyledi.
“BİRDEN FAZLA İHALEDE YER ALMASI PERSONEL EKSİKLİĞİNDEN”
Müvekkili Serap Karay'a yöneltilen suçlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Donat, iddianamede yer alan bazı tespitlerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Karay'ın çok sayıda işlem ve ihalede yer almasının olağan dışı bir durum olmadığını belirten Donat, “Birçok ihalede görev alması olağandışı ya da suç değil. Bu durum tamamen personel yetersizliğinden kaynaklanıyor” dedi.
Avukat Donat ayrıca, iddianamede yer alan değerlendirmelerin “fazla kopyala-yapıştır” yöntemine dayandığını öne sürdü.
İMAMOĞLU’NDAN SULTANBEYLİLİLERE: “METRONUZ HAYIRLI OLSUN”
Duruşmaya verilen arada salondan çıkarken kendisine destek vermek için gelen vatandaşlara da seslenen Ekrem İmamoğlu, Sultanbeyli'den gelen gruba dönerek “Metronuz hayırlı olsun” dedi.
İmamoğlu ayrıca Adalar Belediye Başkanı'na hitaben, “Başkanım geçmiş olsun. Hepinizi kucaklıyorum en yüksek cesaretle” ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU: ASRIN YOLSUZLUĞU DENİLEN DAVADA YAŞANANLAR ORTADA
Fatoş Ayık’ın sorgusuna geçilmeden önce söz alan tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sağlık sorunları bulunan tutukluların durumuna dikkat çekerek tahliye çağrısında bulundu.
İmamoğlu, “Özellikle sağlık sorunu olan arkadaşlarımızı ve kadın arkadaşlarımızı bu vicdan değerlendirmesinin en üst basamağında tutmanızı ve tabii ki burada savunma yapmış dostlarımızın durumunu da bu vesileyle en üst seviyede değerlendirmenizi umuyorum” dedi.
Duruşma sürecini değerlendiren İmamoğlu, “9 Mart'ta başlayan duruşma maratonumuzda, 3 ayı geride bıraktık Sayın Başkan. 4. aya girdik. Bu haftanın duruşma bitiminde de tutuklu incelemesi olacak ifade ettiğiniz gibi” ifadelerini kullandı.
“ÇIPLAK ARAMA VE SAVCI BASKISI İDDİALARI ÖRTÜLMEMELİ”
İmamoğlu, önceki duruşmalarda gündeme gelen cezaevi uygulamaları ve savcı baskısı iddialarının araştırılması gerektiğini belirtti.
“AKP Grup Başkanvekili'nin konuya gösterdiği duyarlılığı ve İçişleri Bakanı'nın meseleye hassasiyetle ele almasını önemsediklerini söyledi. Aynı yaklaşımın Adalet Bakanı'ndan da beklenmesi gerektiğini vurguluyorum” diyen İmamoğlu, söz konusu iddiaların üzerinin örtülmemesi gerektiğini ifade etti.
İMAMOĞLU VE ONGUN’DAN FATOŞ AYIK’A SORU
Duruşmada Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun da Fatoş Ayık’a çeşitli sorular yöneltti.
İmamoğlu’nun, “Emrah Bağdatlı tarafından herhangi bir baskı yapılıp yapılmadığını sorduğu” Ayık, “Hayır” yanıtını verdi.
Murat Ongun ise “Bir suç örgütü iddiası ortaya atılıyor. Kendimi eleştiriyorum, buradaki ifadeleri kendilerini tanıma fırsatı buluyorum, örgüt üyesi olduklarını öğreniyorum. Daha önce tanışmış mıydık?” diye sordu.
Ayık bu soruya da “Hayır” cevabını verdi.
“15 AYDA SADECE 15 DAKİKA KONUŞTUK”
Fatoş Ayık’ın avukatı Uğur Güner, savunmasında tutukluluk sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Güner, “15 aydır tutukluyuz, bundan önce sadece 15 dakika konuştuk” dedi.
Müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini öne süren Güner, “Bu süreçte avukatından Gebze Cezaevi’ne sevk edildiğini belirten Güner, bu süreçte avukatsız adli bilgi verilmediğini” ifade etti.
“HERHANGİ BİR AYRICALIK YA DA USULSÜZLÜK GÖRMEDİM”
Savunmasını sürdüren Fatoş Ayık, Medya A.Ş. yönetimine gelmesinin ardından şirket içerisinde herhangi bir usulsüzlük ya da ayrıcalıkla karşılaşmadığını söyledi.
Ayık, “Bir süreç örgütü iddiası ortaya atılıyor. Kendimi eleştiriyorum, buradaki ifadeleri kendilerini tanıma fırsatı buluyorum. Herhangi bir ayrıcalık ya da usulsüz bir ödeme uygulaması görmedim” dedi.
Ayrıca görev süresi boyunca yalnızca etkinlik süreçlerinde görev aldığını belirten Ayık, ihale ve satın alma süreçleriyle doğrudan ilgisinin bulunmadığını kaydetti.
“FATOŞ AYIK BAŞKA BİRİNİN İFADESİYLE TUTUKLANDI”
Ayık’ın avukatı Uğur Güner, müvekkilinin tutukluluğuna gerekçe yapılan ifadelerle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Güner, “Bakın Fatoş Ayık ifadesinde çocuklarından bahsediyor. Fatoş Ayık’ın çocuğu yok. Ancak Fatoş Pınar Türker’in ifadeleri ile karıştırılmış” dedi.
İddianamede ciddi çelişkiler bulunduğunu savunan Güner, “Burada tutuklulardan birini hiç dinlememişler, diğerini de dinlediklerini zannetmişler. Ama ikisinin de tutukluluğunun devamına karar vermişler” ifadelerini kullandı.
Avukat Güner ayrıca, “Yüzlerce insan tutuklamadan, sorgu altına almadan önce inceleme yapmaya dahi tenezzül edilmemiş” dedi.
FATOS AYIK: VİCDANINIZA İNANMAK İSTİYORUZ
Savunmasının son bölümünde söz alan Ayık, mahkeme heyetine seslenerek tahliyesini talep etti.
Ayık, “Bu hukuksuzluğu bitirecek vicdanınızın olduğuna inanmak istiyoruz. Tahliyenize karar verilmesini talep ediyorum” dedi.
“YAPTIĞIMIZ İHALELER ZORUNLU VE MAKUL GEREKÇELERE DAYANIYOR”
Duruşmada savunmasını tamamlayan Serap Karay ise İBB’deki görev sürecinde yürüttüğü çalışmaların mevzuata uygun olduğunu savundu.
Karay, “Basılı materyallerin temini hizmet alımı işinden cezalandırılmam isteniyor. Bizim yaptığımız ihaleler zorunlu ve makul gerekçelere dayandığını savunuyorum” dedi.
Görevi boyunca çok sayıda denetimden geçtiğini belirten Karay, “İnsan 13 ayda çok şey öğreniyor. Ben de cezaevinin ne olduğunu öğrendim. 20 yıl aşkın kamu hizmetimin sonunda suçsuzluğumu anlatacağım aklıma gelmezdi” ifadelerini kullandı.
GEÇEN HAFTA NE OLMUŞTU?
Davanın bir önceki duruşmasında Medya A.Ş.’nin eski genel müdürlerinden Fatoş Pınar Türker ile Elif Güven savunma yapmıştı.
Elif Güven, hakkındaki suçlamaları reddederek, “Annem haberi duyunca fenalaştı. Annemi sakinleştirdim, hemen sonra toparlandık ve beraber Türkiye’ye döndük” demişti.
Fatoş Pınar Türker ise cezaevindeki çıplak arama uygulamalarına ilişkin yaşadıklarını anlatarak, söz konusu iddialar nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından idari soruşturma başlatıldığını belirtmişti.