Son dönemde Türkiye'nin önde gelen tekstil ve sanayi devlerinin üretim hatlarını ve dev yatırımlarını peş peşe Mısır’a kaydırması ekonomi dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Üretimdeki eksen kaymasına ilişkin en çarpıcı değerlendirmelerden biri Boyner Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner’den geldi. Ekonomi yönetiminin son üç yıldaki politikalarına sert eleştiriler yönelten Boyner, sanayicinin Mısır'a gidişini bir "politikasızlık" ve "çaresizlik" tablosu olarak özetledi.
"SANAYİCİ İÇİN TUTUNABİLME KAVGASI"
Türkiye'nin ihracat şampiyonlarının ve vergi rekortmenlerinin karlılık değil, 'sürdürülebilirlik' endişesiyle yurt dışına yöneldiğini vurgulayan Boyner, üretimde matematiğin bozulduğuna dikkat çekti. Boyner, şunları kaydetti:
"Mısır'a gitmek bir tercih veya daha çok kazanma arzusu değil; sanayici için bir tutunabilme kavgasıdır. Son 3 yılda uygulanan ekonomi politikaları sürdürülebilir olamadı ve sanayimiz rekabetçi avantajlarını kaybetti. Türkiye'de üretmenin matematiği tutmayınca, sanayici ya işten vazgeçmek ya da üretip satabileceği başka bir coğrafyaya gitmek zorunda kalıyor. Kimse kendi evini, düzenini bırakıp tesisini başka bir yere taşımak ve lig değiştirmek istemez; yaşanan bu durum bir politikanın değil, maalesef politikasızlığın sonucu."
Mısır'ın Türkiye'den daha öngörülebilir bir ülke olmadığını belirten Boyner, sanayicinin kendini "yedeklemek" zorunda kaldığını ancak bu durumun Türkiye istihdamı için tehlikeli olduğunu ifade etti.
"ENFLASYONLA MÜCADELEDE SİLAHLAR ESKİDİ"
Ciddi bir maliyet enflasyonu yaşandığının, iç talebin daraldığının ve ihracatın mevcut maliyetlerle cazibesini yitirdiğinin altını çizen Boyner, ekonomi yönetiminin "para arzı, kur ve faiz" üçgenine sıkışıp kaldığını savundu. Boyner, "Hep aynı üç silahı kullana kullana eskittik. Bu silahlarla gelebileceğimiz sınır yüzde 30'lar seviyesiydi ve orada takıldık. Artık arzı artırmamız, maliyetleri düşürmemiz ve sanayimizi yeniden üretim kapasitesine yatırım yapabilir hale getirmemiz gerekiyor." dedi.
"ALTI AY PİYASADAN ÇEKİLİP 'BEN GELDİM' DİYEMEZSİN"
Grup olarak katma değeri yüksek ürünlere geçişin sinyallerini önceden aldıklarını aktaran Boyner, maliyet tasarrufu sağlandığı takdirde tesislerin taşınmasına gerek kalmayacağını belirtti. Türkiye'nin üretim kapasitesinin korunması gerektiğine vurgu yapan usta isim, uyarılarını şu çarpıcı benzetmeyle noktaladı:
"Leğendeki bebeği banyo suyuyla birlikte balkona dökmemek gerekiyor. O bebek Türkiye'deki sanayinin ta kendisi. Onlarca yıldır biriktirilen milyonlarca müşteri ve sanayi kapasitesi. Altı ay piyasadan çekilip sonra 'ben geldim' diyemezsin. Türkiye 3 yıllık bir ülke değil, ben de 3 yıldır iş hayatında değilim. Geçtiğimiz 40 yılı yokmuş gibi sayamayız ve bugünkü durumun kalıcı ve kader olduğunu düşünemeyiz. Bu da geçecek. Üretmezsen zenginleşemezsin. 80 milyonluk nüfus al-sat ile yaşayamaz. Tarımdan sanayiye üreterek yaşar, gelişir."