Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Tolga Şirin, Anayasa Mahkemesinin son 15 yıldaki kararlarını değerlendirerek, yüksek mahkemenin Türkiye’nin sosyoekonomik gerçeklerinden uzak ve “antisosyal” bir çizgi izlediğini belirtti. Şirin, siyaset alanından güçlü itirazlar gelmemesi nedeniyle sosyal devlet ilkesini zayıflatan düzenlemelerin yürürlükte kaldığını ifade etti.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Şirin, “AYM’nin son 15 yıldaki kararlarına bakıyorum da Türkiye’nin sosyoekonomik gerçeklerinden kopuk ve hayli antisosyal bir çizgi izlediğini görüyorum” dedi. Şirin, “Kimlik politikasına hapsolan siyaset alanından da yüksek sesli itirazlar gelmediği için ‘sosyal devlet’ ilkesini aşındıran kanunlara kolaylıkla vize veriliyor” ifadelerini kullandı.
Emekli aylıkları ve sosyal güvenlik düzenlemeleri
AYM’nin sorun görmediği düzenlemelerden bazılarını ders notlarından aktardığını belirten Şirin, şu örnekleri sıraladı;
- “Emekli aylığı hesaplama oranlarının kademeli olarak düşürülmesi ve büyümeden alınan refah payının kısıtlanması.
- Emekli olan serbest meslek erbabından, eczacı, avukat ve doktor gibi kişilerin kendi iş yerlerini açmaları halinde yüzde 10 emekli aylığı kesintisi uygulanması.
- Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli olup belediyeler ve kamu iktisadi teşebbüsleri dahil kamu kurumlarında çalışmaya başlayanların emekli aylıklarının kesilmesi.
- Ölen sigortalının hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için gereken 5 yıllık sigortalılık süresinin hesabında askerlik veya doğum borçlanması gibi sürelerin dikkate alınmaması.
- Sosyal Güvenlik Kurumunun kendi hatasıyla yaptığı fazla ödemelerin, vatandaşın hiçbir kusuru olmasa dahi yüksek faizlerle geri tahsil edilmesi.
- İşe başladıktan sonra mahkeme kararıyla, biyolojik durumu ortaya koymak üzere yapılan yaş düzeltmelerinin emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaması.
- Emekli aylığı alan öğretmenlerin, eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı çalışırken yaş haddini aşmaları durumunda emekli aylıklarının kesilmesi.”
Sağlık ve eğitim alanındaki kararlar
Şirin, sağlık ve eğitim alanındaki düzenlemelere ilişkin şu örnekleri verdi; “Vakıf üniversiteleri ve özel hastanelerin sigortalılardan alabileceği ilave ücret tavanının yüzde 100’den yüzde 200’e, yani iki katına çıkarılması. Sağlık personelinin döner sermaye ödemelerinin asgari bir garanti içermeksizin tamamen idarenin belirleyeceği ve ölçütleri belirsiz performans esasına bağlanması. Aday öğretmenlerin, ölçütleri belirsiz ve genel nitelikteki mülakat ve performans değerlendirmesi sonucu elenebilmesi.”
Kadınlar, eşler ve çocuklara ilişkin düzenlemeler
Şirin, dul eşler, boşanmış kadınlar ve çocuklara ilişkin bazı düzenlemeleri de şöyle aktardı; “İştirakçinin ölümü halinde dul kalan eşin, ölen eşinden 30 yaş veya daha küçük olması durumunda bağlanacak aylığın yarı nispetinde, yani yüzde 50 indirimli ödenmesi. Eski kocasının evinde yaşadığı saptanan boşanmış kadının, ölen babasından kalan emekli aylığının kesilmesi. İşverenin yanında ücretsiz çalışan eşin, diğer kişilerden farklı olarak sigortalı sayılamaması. Görevi başında ölen iştirakçinin emekli ikramiyesinin ‘aylığa müstahak’ olanlara ödenmesi nedeniyle erkek çocukların, normalde mirasın parçası olabilecek ikramiyeden mahrum bırakılması.”
İşçiler, hükümlüler ve MESEM öğrencileri
Çalışma yaşamına ilişkin kararları da sıralayan Şirin, şu ifadeleri kullandı; “Sigortasız çalıştırılan bir işçinin, bu hizmetlerinin tespiti için işten ayrıldığı yılın sonundan itibaren beş yıl içinde dava açmak zorunda bırakılması. Cezaevlerinde çalışan hükümlülerin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamı dışında tutulması ve MESEM gibi yerlerde çalıştırılan çocukların güvencesiz bırakılması.”
Engelli ve malullük aylıklarına ilişkin kararlar
Şirin, engelli ve malullük desteğine ilişkin düzenlemelere de dikkat çekti; “Ailesinin, kendisinin değil, kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olan engellilerin aylığının kesilmesi. Malullük desteği sunulan bir kişinin herhangi bir işe girmesi halinde bu desteğin, işin niteliğine ve ücrete bakılmaksızın kategorik olarak kesilmesi.”
Paylaşımını “Çok daha fazlası var” sözleriyle tamamlayan Şirin, AYM’nin sosyal devlet ilkesi bakımından verdiği kararların daha geniş biçimde tartışılması gerektiğini ifade etti.