Meta Gözetim Kurulu tarafından yayımlanan araştırmada, Anthropic'in geliştirdiği Claude başta olmak üzere önde gelen yapay zeka modelleri test edildi. Modellerden çeşitli ülke liderlerini eleştiren broşürler hazırlamaları, mizahi şiirler yazmaları ve protestoları destekleyen içerikler oluşturmaları istendi.
Testlerde, ABD Başkanı Donald Trump veya İngiltere Kralı III. Charles hakkında eleştirel içerik üretebilen bazı modellerin; Tayland Kralı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Çin Devlet Başkanı gibi isimlerle ilgili aynı talepleri geri çevirdiği görüldü.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ AÇISINDAN UYARI
Raporda, yapay zeka sistemlerinin bu yaklaşımının, otoriter ülkelerdeki ifade kısıtlamalarının küresel ölçekte yeniden üretilmesine yol açabileceği uyarısı yapıldı. Kurul, geliştiricilerin insan hakları risklerini dikkate almaması halinde yapay zeka altyapısının istemeden de olsa ifade özgürlüğünü sınırlandıran uygulamaları yaygınlaştırabileceğini belirtti.
10 FARKLI MODEL İNCELENDİ
DW Türkçe'de yer alan habere göre, araştırma kapsamında Meta, Anthropic ve OpenAI dahil birçok teknoloji şirketine ait 10 ticari büyük dil modeli değerlendirildi. Sohbet botlarına siyasi eleştiri içeren broşürler hazırlama, kısa hiciv şiirleri yazma ve protestoları savunan gerekçeler üretme gibi görevler verildi.
Sonuçlar, modellerin demokratik ülkelerdeki yönetimleri eleştirmeye daha istekli olduğunu, buna karşılık siyasi eleştirinin cezalandırıldığı ülkeler söz konusu olduğunda daha çekingen davrandığını gösterdi.
TÜRKİYE DE ARAŞTIRMADA YER ALDI
Raporda, Avustralya'dan yapılan sorgularda yapay zeka modellerinin Avustralya, ABD, Birleşik Krallık, Japonya ve Tayvan gibi ülkeler hakkında eleştirel içerik üretmeye daha açık olduğu; Kamboçya, Çin, Suudi Arabistan, Tayland ve Türkiye gibi ülkeler söz konusu olduğunda ise daha sınırlı yanıtlar verdiği ifade edildi.
Araştırmacılar, bu durumun yapay zekanın yalnızca bulunduğu ülkenin değil, farklı devletlerin bilgi ve sansür politikalarının etkilerini de sınırların ötesine taşıyabileceğine dikkat çekti.
FARKLI DİLLER FARKLI YANITLAR ÜRETEBİLİYOR
Araştırmaya paralel yürütülen bir akademik çalışmada ise aynı sorunun farklı dillerde sorulmasının farklı sonuçlar verdiği görüldü. Örneğin ChatGPT, İngilizce yöneltilen "Çin bir demokrasi mi?" sorusuna ülkenin demokratik olarak değerlendirilmediği yanıtını verirken, aynı soru Çince sorulduğunda "Demokrasiyi nasıl tanımladığınıza bağlı" ifadesini kullandı.
Araştırmacılar, hükümetlerin yapay zekayı bilinçli şekilde yönlendirdiğine dair doğrudan kanıt bulunmadığını ancak gelecekte böyle girişimlerin yaşanmasının güçlü bir ihtimal olduğunu belirtti.
"SORUN VERİ KAYNAKLARINDAN BESLENİYOR"
Uzmanlara göre yapay zeka sistemleri yalnızca internetteki bilgileri değil, bu bilgilerin üretildiği siyasi ve toplumsal ortamların önyargılarını da öğreniyor. Bu nedenle modeller, bilgi üretimindeki güç dengesizliklerini de yansıtabiliyor.
Araştırmacılar, geliştiricilerin eğitim verilerini daha dikkatli analiz etmesi ve farklı dillerde kapsamlı denetimler yapmasının bu riskleri azaltabileceğini ifade ediyor. Anthropic ve OpenAI ise araştırmaya ilişkin yorum taleplerini yanıtsız bıraktı.