Ana içeriğe geç

Çeşme'deki Can Polat cinayetinde ilginç ifadeler... Kiralık katilden 'baskı altındaydım' savunması

Çeşme'de uğradığı saldırıda ölen Can Polat'ın katili Serhat Altun, baskı altında eylemi yaptığını ve pişman olduğunu söylerken; diğer şüphelilerden Calban paket taşıdığını, Yılmaz silah zoruyla fotoğraf çektiğini, Arıkboğa ise tehditle silah sakladığını öne sürdü.

Çeşme'deki Can Polat cinayetinde ilginç ifadeler... Kiralık katilden 'baskı altındaydım' savunması
Odatv
16

Sosyal medya fenomeni Dilan Polat'ın yakın koruması ve eşi Engin Polat'ın kuzeni olan Can Polat, 3 Haziran'da İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı'da uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Saldırıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda, dört kişi gözaltına alınıp tutuklandı. Saldırıyı gerçekleştiren Serhat Altun, Sabah'ın haberine göre emniyetteki ifadesinde kendisini Daltonlar çetesinin azmettirdiğini söylemişti:

"Instagram uygulaması üzerinden Daltonlar Çetesine ulaştım. Paraya ihtiyacım vardı. Çete üyelerinden Orhan Keleş kod adlı şahıs bana Konya'da bir eylem yaptırdı ve 100 bin TL para aldım. Ardından İstanbul'a geçtim, yeni hedefimin Engin Polat olduğunu söylediler. Ancak Engin Polat'ın gidebileceği yerlerin güvenlikli, yakalanma ihtimalinin yüksek olmasından dolayı eylemi gerçekleştiremedim. Dilan Polat'ın Çeşme'de otelde video atmasından sonra İzmir'e geldim. Örgüt yöneticisine Engin Polat'ın dışarı çıkmadığını söyledim. Bana 'Boş dönme, yakınlarından birini vur' talimatı verildi. Ben de Can Polat'ı vurdum"

HAKİMLİK İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI

CNN Türk'ten Merve Tokaz'ın haberine göre, saldırının faili Serhat Altun, hakimlik ifadesinde daha önce verdiği beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, "Can Polat'ı öldürmek istememiştim. Bana baskı yapıyorlardı, para vereceklerini söylüyorlardı. Konuşmamı istemiyorlardı. Baskı altında kaldığım için böyle bir eylemi gerçekleştirdim. Pişmanım" dedi.

Tutuklanan şüphelilerden Halil İbrahim Calban ise suç örgütüyle bağlantısı olduğu iddiasını reddetti. Calban, "Daltonlar suç örgütüyle herhangi bir alakam yok. Can Polat'ın öldürülmesi olayına da karışmadım. Diğer şüphelileri tanımıyorum. Bana yolcu geleceği söylendi. Tanımadığım bir kişi 34 THR 55 plakalı aracımın bagajına bir paket koydu. Daha sonra Ataşehir'de verilen adrese bu paketi bırakmam istendi, ben de götürüp bıraktım. Bakmakla yükümlü olduğum yaşlı annem var. Suçsuzum ve serbest bırakılmamı talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Eray Can Yılmaz da Daltonlar suç örgütüyle bir bağlantısının bulunmadığını öne sürerek, olayla ilgisinin olmadığını savundu. Yılmaz, "Serhat Altun'u yaklaşık 5 yıldır aynı iş yerinde çalıştığımız için tanıyorum. Olay döneminde İzmir'in Çeşme ilçesinde çalışıyordum. Serhat yanıma geldi ve beni silah zoruyla VOM Otel'in bulunduğu bölgeye gönderdi. Ben de gidip bir aracın fotoğrafını çekerek kendisine gönderdim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

Tutuklu şüpheli Ali Arıkboğa ise silahı temin ettiği yönündeki iddiaları reddetti. Arıkboğa, "Daltonlar suç örgütüyle herhangi bir bağlantım yok. Can Polat'ın öldürülmesi olayıyla da ilgim bulunmuyor. Silahı ben temin etmedim. 34 THR 55 plakalı araçla gelen bir taksici silahı eve getirdi. 'Gırgır' lakaplı bir kişi bana mesaj atarak silahın bende kalacağını söyledi. Bu kişiler tarafından tehdit ediliyordum. Serhat Altun, kaldığım evi bir kadın üzerinden kiralamıştı. Tehdit eden kişiler de orada kalacağımı söylemişti. Ömer Faruk Çoban'ı tanımıyorum. Kendi kimlik bilgilerimi göndermiştim ancak kayıtlar onun adına yapılmış. Serhat Altun İzmir'e tek başına gitti, ben yanında değildim. Pişmanım ve serbest bırakılmamı talep ediyorum" şeklinde konuştu.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler