Ana içeriğe geç

CHP lideri Özel’den Burdur'da meydan okuma: “Portakal kasasına çıkar yine konuşuruz!”

Mutlak butlan tartışmalarının ardından saha çalışmalarını sürdüren CHP lideri Özgür Özel, Burdur'da vatandaşlarla bir araya geldi. Kahvehane ve esnaf ziyaretleri sırasında yaptığı konuşmalarda iktidara yürüdüklerini söyleyen Özel, “Gerekirse portakal kasasının üstüne çıkar yine milletle buluşuruz” dedi.

CHP lideri Özel’den Burdur'da meydan okuma: “Portakal kasasına çıkar yine konuşuruz!”
Medyaradar
16

Mutlak butlan kararının ardından sokaklara inerek halkla buluşmalar yapmaya devam eden CHP lideri Özgür Özel, dünkü Denizli çıkarmasının ardından bugün de Burdur çıkarması yaptı.

Özgür Özel Burdur Çavdır İlçe Başkanlığı önünde toplanan vatandaşlarla kahvehanede bir araya geldi. Sonrasında Yeşilova ilçesindeki bir kahvehanede yurttaşlarla bir araya geldi. Özel, buradan çıkıp Burdur Belediyesi tesisinde işçilerle öğle yemeğinde bir araya geldi. Özel, son olarak Bucak Belediyesi Kadın Etüt Merkezi çalışanlarını ziyaret etti.

Çavdır İlçe Başkanlığı önünde iktidar yürüyüşleri sırasında CHP'ye operasyon yapıldığını ancak yollarından ayrılmayacaklarının altını çizen Özel, "Gerekirse portakal kasasını çevirir, üstüne çıkar, milletle buluşuruz! Bundan sonra siyaset; eski, köhnemiş, yaşlanmış, kaybetmeye alışmış ve bundan sonra da CHP kazanmasın, millet kazanmasın siyasetini geride bıraktık, geride. Bundan sonra meydandayız, sokaktayız, sandalyenin üstündeyiz, milletimizle omuz omuzayız!" ifadelerini kullandı.

CHP lideri Özel’den Burdur'da meydan okuma: “Portakal kasasına çıkar yine konuşuruz!” - Resim : 1

"KALDIRIN BU BANKI BİR KENARA İKTİDAR PARTİSİNİN GENEL BAŞKANI OLARAK ÇIKACAĞIM"

Özgür Özel, Çavdır'da kahvehane ziyaretinin ardından Yeşilova ilçesine geçip orada da halkla buluştu. Buluşması yine mitinge dönüşen Özel, bir bankın üzerine konuştu. Özel, burada yaptığı konuşmayı hiçbir zaman unutmayacağını ifade edip, "Ama bugün Yeşilova'da 360 derece, gönül gönüle, bir bankın üstündeki bu mitingi ömrüm boyunca unutmayacağım! Ve size söz veriyorum buraya, buraya milletvekili geldim Burdur'a, grup başkanvekili, grup başkanı, genel başkan geldik. Söz veriyorum unutmayın, kaldırın bu bankı bir kenarda dursun, buraya iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim! Bu bankın üstüne bir daha çıkacağım!" dedi.

Özel'in Çavdır'daki konuşması şu şekilde oldu:

Değerli Çavdırlılar, değerli büyüklerim, annelerim, babalarım, ninelerim, değerli kardeşlerim, gencecik arkadaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz. Bugün, bugün Denizli'den Burdur'a geçerken Çavdır'da büyük bir beklenti var, Çavdırlılar seni görmek, seni verdikleri desteği ifade etmek, arkanda durmak, yanında yürümek istiyor dediler. Çavdır'a saptık, geldik. Bu gördüğümüz ilgi, bu gördüğümüz destek, tarihe damga vuracak, günü geldiğinde dönüp bugünü hatırlayacağımız bir sahip çıkışla bize sarılıyorsunuz, bize destek veriyorsunuz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.

"3 YIL ÖNCE KAYBETMEMENİN SÖZÜNÜ VERDİK"

Biliyorsunuz bundan 3 yıl önce söz vererek, neyin sözünü vererek? Kaybetmemenin sözünü vererek, kazanacağımızın sözünü vererek, girdiğimiz bir seçimi kaybedersek bir daha asla genel başkanlığa devam etmeyeceğimizin iddialı sözünü vererek önce partide Genel Başkan olduk. Genç arkadaşlarımızla, kadın arkadaşlarımızla, her yaştan tecrübeli partililerle, partililerimizle birleştik ve 5 ay sonra, Türkiye'nin %65'ini kazanarak, Türkiye ekonomisinin %85'ini kazanarak, 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi partimizi birinci parti yaptık. Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden beri ilk kez bir seçimde biz yendik, onlar ikinci oldular. O gün bugün iktidara yürüyoruz. Ama herkes şunu bilsin ki biz halkçı bir partiyiz, milletini düşünen bir partiyiz. Biraz önce serada çalışan kadın işçilerimizle konuştuk. Tarımda ne yapacaklarımızı, süt üretiminde ne yapacağımızı, her türlü çiftçinin nasıl destekleneceğini tüm Türkiye'ye anlatıyoruz.

Burada da konuştuk. Örneğin, örneğin zirai kredilerin faizlerinin bir kerelik tamamen silinmesini, zirai kredi borçlarının faizsiz 3 yıla 5 yıla bölünmesini, KDV'siz ÖTV'siz 30 liraya çiftçiye mazot verilmesini, gübre desteğini, gübrenin %55-60 zamlandığı yerde ürünün %20 zamlandığı, ürünün tarlada 20 lira rafta 80 lira olduğu bu düzeni değiştireceğimizi hep söyledik, hep müjdeledik.

Emeklinin, en düşük emekli maaşının 20 bin lira sefalet maaşı olduğunu, o paranın kiraya gitse aç kalındığını, karnını doyursa sokakta kalındığını söyledik. Asgari ücretin yetersizliğini söyledik ve gençlere umut veren Türkiye'nin yasaksız, Avrupa'nın vizesiz olacağını, gençlerin artık dünyanın başka ucunda değil memleketlerinde hayal kuracaklarına ilişkin onlara neler yapacağımızı müjdeledik.

Bunların hepsinin sonunda aynı, aynı kurulduğumuz gün gibi, aynı 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi, nasıl 31 Mart'ta genç eczacı meslektaşım Ali Başkana siz burada yetki verirken bütün Türkiye'de partimiz nasıl birinci parti olduysa, yapılacak seçimlerde de birinci parti olacağımızı, biz kazanınca sadece CHP'nin değil Türkiye'nin kazanacağını, AK Partili, MHP'li emeklinin de, emekçinin de, çiftçinin de ya da paritesi 1.4'te olup süt için kesim kuyruğunda olan hayvanların kurtulduğunda sadece CHP'lilerin değil, AK Partili süt üreticisinin de kurtulacağını, MHP'linin de rahat edeceğini herkes gördü ve partiye bir yönelme başladı.

Biz öyle insan ayıran, AK Partiliyi, MHP'liyi CHP'liden ayıran, İyi Partiliye, başka partiden olanlara mesafe koyan değil, Türkiye İttifakı diye herkesi kucaklayan bir anlayış içinde hep şöyle düşündük: Önce bir kurtaralım memleketi 100 yıl önce olduğu gibi, önce bir hep birlikte kurtulalım, ondan sonra tekrar rekabete döneriz ama artık bütün yoksulların, bütün emeklilerin, bütün işçilerin, bütün çiftçilerin, hayvancılıkla uğraşan herkesin menfaatinin nerede olduğunu, kurtuluşun nerede olduğunu görmesini istedik.

CHP lideri Özel’den Burdur'da meydan okuma: “Portakal kasasına çıkar yine konuşuruz!” - Resim : 2

"BİZDEN KURTULMAK İKTİDARLARINI KORUMAK İSTİYORLAR"

İşte bunun sonunda maalesef, parti birinci parti oldu ama partiyi birileri de hedefe koydu. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ni elimizden almak, yani yürüyüşümüzü durdurmak, iktidar yürüyüşünü durdurmak, emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, gençleri iktidara taşıyacağımız büyük yürüyüşü durdurmak, bizden kurtulmak, iktidarlarını korumak istiyorlar.

Bunun için biz yola çıktık, yola düştük. Bir baktık Ankara'da yağmur altında on binler, Anıtkabir'e doğru yüz binler, milyonlar. Dün, önce geçen hafta Trabzon'da, Gümüşhane'de, Tokat'ta, Çorum'da, Amasya'da, Nevşehir'de on binler, yüz binler.

"CUMA NAMAZINDAN SONRA ON BİNLER PEŞİMİZE TAKILDI"

Ve dün Denizli'de cuma namazı çıkışında caminin önünde bütün bir meydan on binler, yüz binler peşimize takıldı, "Yürüyün, iktidara yürüyün, millet arkanızdadır, karşınızdakilerden korkmayın" dediler.

Bugün, Çavdır'a gelirken, değerli İl Başkanım, Milletvekilim, Burdur Belediye Başkanı, Çavdır Belediye Başkanı, İlçe Başkanı; "Çavdır'a uğramazsanız çok çok önemli bir kitlenin size vereceği desteği, sevgiyi görmezseniz bu yolculuk eksik kalır" dediler. Hepinize teşekkür ediyorum, hepinize...

"BU DEĞİŞİMCİLERİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ DURDURUN DEDİLER"

Şunu bilin, bizi devletimizin polisini kullanarak zorla binadan attılar. Üstünde 265 tane miting yaptığım otobüsleri aldılar ve dediler ki, dediler ki, "Daha bu Özgür uslanır dersiniz, bu değişimcileri, iktidar yürüyüşünü durdurunuz" dediler. Aha da buradan söylüyorum, Burdur'dayım, Çavdır'dayım, Çavdır'da bir kahvede bir sandalyenin üstündeyim ama milletin gönlündeyim!

CHP lideri Özel’den Burdur'da meydan okuma: “Portakal kasasına çıkar yine konuşuruz!” - Resim : 3

"GEREKİRSE PORTAKAL KASASINI ÇEVİRİR ÜSTÜNE ÇIKAR MİLLETLE BULUŞURUZ"

Bize büyük binalar, bize büyük binalar, lüks otobüsler lazım değil. Gerekirse portakal kasasını çevirir, üstüne çıkar, milletle buluşuruz! Bundan sonra siyaset; eski, köhnemiş, yaşlanmış, kaybetmeye alışmış ve bundan sonra da CHP kazanmasın, millet kazanmasın siyasetini geride bıraktık, geride.

"BUNDAN SONRA MEYDANDAYIZ, SOKAKTAYIZ, SANDALYENİN ÜSTÜNDEYİZ"

Önümüze bakıyoruz, bundan sonra meydandayız, sokaktayız, sandalyenin üstündeyiz, milletimizle omuz omuzayız! Hepinizi çok seviyorum. Hepinize inanıyorum. Hepinize güveniyorum. O karşı kahve, hepinizin ellerinden öpüyorum hepinizin, hepinizin ellerinden öpüyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. İyi ki varsınız. Hep beraber yürüyecek miyiz? Yürüyecek miyiz? Hadi o zaman, iktidara yürüyelim arkadaşlar, iktidara yürüyelim! Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun!

Çavdır'daki konuşmasının ardından Yeşilova'da da halka hitap eden Özel şu şekilde konuştu:

“BİRLİKTE BAŞARDIK”

"Biliyorsunuz seçimleri bundan üç yıl önce kaybettiğimizde büyük bir üzüntü vardı. Yola çıktık, 'Değişim olacak' dedik. 'CHP değişecek, Türkiye değişecek' dedik. Siz bize inandınız, partide yönetime geldik. Beş ayın ardından partiyi 47 yıl sonra birinci parti yaptık.

Zaten söz vermiştim. Demiştim ki 'Eğer girdiğim bir seçimi bile kaybedersem, hemen görevi bırakacağım. Beş ay sonra girdiğimiz seçimi arkadaşlarımızla birlikte, örgütümüzle, milletvekillerimizle, hep beraber belediye başkanlarımız Türkiye çapında, zaten Yeşilova'da sağ olun, başkana siz güveniyorsunuz, biz güveniyoruz.

Burdur'da belediye sayımız arttı. Türkiye'de yüzde nüfusun yüzde 65'ine, ekonominin yüzde 85'ine CHP'li belediyeler hizmet eder oldu. Öyle bir şey ki Cumhuriyet Halk partisi, 50 yıl sonra, 47 yıl sonra birinci oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi de kurulduğu günden sonra ilk kez kaybetti. Bunu birlikte başardık."

“PARTİMİZ KAZANIRKEN MİLLETE KAYBETTİRMEDİK”

CHP kazanırken, Adalet ve Kalkınma Partisi kaybederken, millete kaybettirmedik. AK Partili, MHP'li, başka partili kimseyi ayırmadık. 'Türkiye ittifakı' dedik. 'Ay yıldızlı al bayrağı seven kim varsa, Milli Takımı kim tutuyorsa, filenin sultanları şampiyon olunca kim ağlıyorsa biz onunla beraberiz, Türkiye İttifakıyız' dedik.

O gün bugün her ankette birinciyiz. Neden? Çünkü millet görüyor. CHP gelirse nasıl 100 yıl önce memleketi kurtardık, Cumhuriyeti kurduk, genç Cumhuriyet ayağa kalktı, şaha kalktı, nasıl Ecevit 1970'lerde, bugün emekli maaşı alınıyorsa Ecevit sayesinde, doktora gidiliyorsa, varsa sağlık sigortası Ecevit sayesinde, işçiler ne hak kazandıysa Ecevit sayesinde.

İlk başta Cumhuriyet kurulduğunda Atatürk'ün söylediği, 'Çiftçi milletin efendisidir' lafı bir yerde duruyorken, çiftçiler bu haldeyse, süt üreticisi bu haldeyse, milletin efendisi olanlar şu anda zordaysa bunların da hepsi Erdoğan'ın sayesinde."

CHP lideri Özel’den Burdur'da meydan okuma: “Portakal kasasına çıkar yine konuşuruz!” - Resim : 4

"ÇİFTÇİLERE, HAYVANCILARA GEÇİM GARANTİSİ VERECEĞİZ”

"Bu arada biraz önce bir bebek kaldırdım, sarışın, mavi gözlü. Herhalde sekiz aylık mı, kaç aylık? Adi ne, adı? Mustafa Kemal. Şimdi 70'lerde ve ne zaman işçiler bir şey kazandıysa Ecevit sayesinde. Çiftçi bu hale geldiyse, demin özetledim.

Hep bu iktidar yüzünden. Ve millet gördü ki bizim yürüyüşümüz bir iktidar yürüyüşü. Bu işte AK Partilinin de MHP'linin de diğer partilerden olanların da menfaati var. Çünkü biz insan ayırmadan, biz emekli maaşını yükselince herkesi yükseltecek. Biz asgari ücreti yükseltince herkesin yükselecek. Bunlar zenginlerin havaalanında uçuş garantisi, yoluna geçiş garantisi, köprüsüne geçiş garantisi, hastanesine hasta garantisi veriyorlar ama süt üreticisi süt üretiyor, ona parite garantisi yok.

Buğday üreticisi 21 liraya buğday mal ediyor, 16 lira fiyat veriyorlar ona garanti yok. Biz çiftçilere de, hayvancılıkla uğraşanlara da, geçim garantisi vadedeceğiz, geçim garantisi. Gördüler ki bizim iktidarımızda emekli ezilmeyecek, nasıl meydanları emekliler dolduruyor. Bizim iktidarımızda gençler ümidini kaybetmeyecek, nasıl en önümüzde gençler yürüyor. Bizim iktidarımızda kimse kimseyi ezemeyecek.

Nasıl bize gittiğimiz her yerde kadınlar sahip çıkıyor, köylü kadın da sahip çıkıyor, okumuş kadın da sahip çıkıyor, gence de sahip çıkıyor anneleri de sahip çıkıyor. Bize kadınlar sahip çıkıyor. İşte gençlerin partisi, kadınların partisi, çiftçilerin, işçilerin, emeklerinin umudunun partisi olmuşken; partimize saldırıda bulunarak iktidar yürüyüşünü kesmeye çalıştılar. Bu partinin Cumhurbaşkanı adayına saldırdılar, adaysızlaştırmak için.

Bu partinin Genel Başkanına saldırıyorlar, lidersizleştirmek için. Bu partinin binalarına saldırdılar, kurultayına saldırdılar kurumsuzlaştırmak için. Ama ne oldu? Binayı arkada bıraktık, dedik ki 'Bize bina lazım değil. Otobüsleri bahçede bıraktık. Dedik ki ‘Bize otobüs lazım değil. Bunu iyi görsün herkes, Yeşilova'dayım, Yeşilova'dayım, sokağın ortasındayım. Bir bankın üzerindeyim ha. Bir bankın üzerindeyim. Ama milletin gönlündeyim. Milletle gönül gönüleyim."

"BU MİTİNGİ ÖMRÜM BOYUNCA UNUTMAYACAĞIM”

"Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi içinde bir mesele değil. Bu mesele Tayyip Erdoğan'la milletin arasında, yıllarca seçilip oyları alıp emekliyi, işçiyi, çiftçiyi unutanlar şimdi çiftçiler, emekliler, emekçiler, kadınlar, gençler karar vermiş, iktidarı değiştirirken bizi iktidara götürürken, birinci parti yapmışken bu yürüyüşümüzü kesmek istiyorlar. Onun için, ona meydan okuyorum. Sen partiyi alıp başkasına verebilirsin, ben milletin gönlündeyim. Milletle bir aradayım. Yeşilova'ya ve bütün Türkiye büyük bir minnet duyuyor. Belediye başkanına duyuyor, Yeşilova'daki herkese duyuyor. Burdur il başkanımızla, milletvekilimize, Burdur Belediye Başkanımıza minnet duyuyor.

Yeşilova'ya niye minnet duyuyor biliyor musunuz? Doğanın emaneti, Allah'ın emaneti, Türkiye'nin en önemli kıymetlerinden biri Salda'ya evladı gibi sahip çıkıyor Yeşilova. Hepinize teşekkür ediyorum. Salda'ya sahip çıkan Yeşilova'ya, Özgür Özel'e sahip çıkan Yeşilova'ya, geleceğine sahip çıkan Yeşilova'ya selam olsun size. Selam olsun.

"İKTİDAR PARTİSİNİN GENEL BAŞKANI OLARAK GELECEĞİM, BU BANKIN ÜSTÜNE BİR DAHA ÇIKACAĞIM"

Özenli mitingler yapıyoruz, toplantılar yapıyoruz, 10 binlere, 100 binlere, milyonlara konuşuyoruz. Ama bugün Yeşilova'da 360 derece gönül gönüle, bir bankın üstündeki bu mitingi ömrüm boyunca unutmayacağım. Ve size söz veriyorum. Buraya milletvekili geldim, Grup Başkanvekili, Grup Başkanı, Genel Başkan geldim. Söz veriyorum unutmayın, kaldırın bu bankı bir kenarda dursun. Buraya iktidar partisinin Genel Başkanı olarak geleceğim, bu bankın üstüne bir daha çıkacağım. Gönlünü açanlara, arkamızda duranlara, bizimle yürüyenlere selam olsun. Birlikte yürüyecek miyiz? Bu yolu birlikte yürüyecek miyiz? İktidara yürüyecek miyiz? Yolumuz açık olsun, yolunuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar. Yürüyelim arkadaşlar."

BELEDİYE İŞÇİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

Özel, Burdur'da iki farklı ilçede iki kahvehanede yaptığı konuşmanın ardından belediye binasında belediye işçileri ile bir araya geldi. Özel burada yaptığı konuşmada iktidarın CHP'nin sandıkta birinci çıkmasından dolayı kendilerini hedef aldığını belirtti:

"Bugün sandık gelse birinci parti olacağımız belli. Bunun için partiye karşı iktidar partisi bir saldırı gerçekleştiriyor. Partiyi adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma, lidersizleştirme için ellerinden geleni yapıyorlar. Butlan kararıyla birlikte de partinin seçilmiş Genel Başkanını, yaş ortalaması 42 ile seçilmiş olan Parti Meclisi'ni, yarısı kadın olan MYK'larını, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ni ortadan kaldırıp partiye 6 yıl önce yapılmış bir kurultaya geri götürmeye çalışıyorlar. Buna karşılık biz de hem partimizi geri almak için mücadele ediyoruz hem de Türkiye'nin birinci partisini iktidar yapabilmek için bir yol yürüyoruz."

ANKET KIRILIMLARINI HATIRLATTI: KADINLARIN PARTİSİ CHP OLDU

Özel burada Burdur'da son olarak gittiği Bucak Belediyesi Kadın Etüt Merkezi çalışanlarını ziyaretinde kadınlara seslendi. Anketlere bakıldığında kadınların partisinin artık CHP olduğunu ifade eden Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, anketlerin kırılımlarına bakıldığında kadınların partisi olmuş, gençlerin partisi olmuş, emeklilerin partisi olmuş, mavi yakalıların, beyaz yakalıların umudu olmuş, ev hanımlarının umudu olmuş, iktidara yürüyen bir parti pozisyonunda" şeklinde konuştu.

"BİR YAPININ DEMOKRATLIĞI SEÇİMİ KAYBEDİNCE BELLİ OLUR”

Aslında şöyle düşünmek lazım. 'Ben geldim, seçildim. Bunca yıl görev yaptım. Kazanınca iyi oldu, bu sefer kaybettim. Olabilir, yarışırız, kaybedersek muhalefete çekilirim, bir kere de kazanan diğer partiyi tebrik ederim. Çünkü bir kişinin, bir partinin, bir yapının demokrat olup olmadığı seçimi kazandığı akşam ne yaptığı ile belli olmaz. Kazanınca herkes oynar, kazanınca herkes seçmeni över. Maksat kaybedince seçmenin kararına saygı duymaktır. İşte Tayyip Bey'in yapmadığı, yapamadığı, bugün Türkiye'yi yönetenlerin yapmadığı bu. 23 yıl kazandın, bir şey diyen yok. 47 yıl kazanamadık, ağzımızı açıp bir şey söylemedik. Bu sefer biz kazandık, hazmedemediler. Önce belediye başkanlarımızdan başladılar. Sonra Cumhurbaşkanı adayımıza geldiler. Cumhuriyet Halk Partisi'ni adaysızlaştırma, Ekrem İmamoğlu'na operasyonla. Kurumsuzlaştırma, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayına dava açarak, butlan davaları yaparak.

"BUNLAR DEDİLER Kİ ‘BİZ EKREM'İ İÇERİ ATARIZ, BUNLAR ONU ORADA UNUTUR. YOLUMUZA BAKARIZ.""

"Burada hedef görünürde Cumhuriyet Halk Partisi, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Özgür Özel. Görünürde biziz ama esasta hedef milletin kendisidir. Milletin seçme iradesidir. Milletin karar verme, seçimle getirip seçimle götürme hakkına karşı, 'Biz gelecek seçimi kaybedeceğiz. Onun için karşımızda aday bırakmayalım, karşımızda parti bırakmayalım, karşımızda rakip bırakmayalım, karşımızdaki partinin Genel Başkanına da Cumhurbaşkanı adayına da biz karar verelim.' Bugün Türkiye'de yapılan oyun tam olarak budur. Bu oyunu kuranların hesaba katamadıkları bir şey oldu. Bunlar dediler ki 'Biz Ekrem'i içeri atarız, bunlar onu orada unutur. Yolumuza bakarız: Öyle olmadı. Biz hiçbir arkadaşımızı, ne Ekrem Başkanı ne de diğer belediye başkanlarımızı unuttuk. 'Sira Mansur Yavaş'a gelir, onu karalarız. Onunla uğraşırız. Korkuturuz, bunlar kendi aralarında, Mansur Yavaş, korkar gider. Özgür Özel fırsat bilir. Birbirlerine düşerler, biz yolumuzu yürürüz. Öyle de olmadı. Ekrem Başkanımız da başımızın üstünde, Mansur Başkanımız da başımızın üstünde."

"ÖZGÜR ÖZEL SONUNA KADAR ARKALARINDADIR"

"Buradan söylüyorum. Burdur'un, Bucak'ından söylüyorum. Gazetecilere, televizyonculara, onların aracılığıyla milletimize, dostumuza, olmayana, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da Mansur Yavaş'ın da bu iktidarı kim değiştirecekse onun da sonuna kadar arkasındadır. Özgür Özel hiçbir zaman kendi korkmayacak, yılmayacak, geri adım atmayacak, susmayacak, iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyecek. İşte partimize yaptıkları saldırı, şimdi bizim partimizi geri almak için verdiğimiz mücadele, yürüdüğümüz yol sizlerin sayesinde büyük bir toplumsal harekete dönüşmüş durumda. Sizlerin sayesinde."

"KADINLARIN, GENÇLERİN SESİNE SES OLUN"

"Biliyorsunuz bizi partiden polis eliyle çıkardılar. Şimdi de söyleyenler oldu. Ağlayarak izlediler, dualar ettiler ve o günden beri kadınlar bu meseleye daha çok sahip çıktılar. Yağmurun, dolunun altında eski, köhnemiş, kaybeden bir anlayışı geride bıraktık. Önümüz iktidar yolu, Gazi'nin Meclisi'ne doğru birlikte yürüdük. Biz bu yoldan asla dönmeyeceğiz. İktidar binada olunmaz, olunsaydı 47 yıldır o bina orada. Bina orada, olunurdu. Genel merkezde oturarak iktidar olunmuyor. Sokakta çalışarak, milletle buluşarak, derdi dinleyerek, çözümü söyleyerek iktidar olacağız. Bizde şimdi bina yok, otobüs yok, öyle güçlü ses sistemleri yok. Ama ayağımızın altında bir bank var, ayağımızın altında bir sandalye var, icabında bir portakal kasası var. Ama karşımızda gönlümü bize vermiş, bize inanmış, bize güvenen sizler varsınız. Onun için bundan sonra durmadan yürümeye devam edeceğiz. Bu yürüyüş kadınların, gençlerin, Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, gerçek anlamda vatanını ve milletini seven milliyetçilerin, bayrağını sevenlerin, ülkesini sevenlerin ve bu ülke için gerekirse canını verecek olanlarındır. Bu yürüyüşü hep birlikte sürdürmeye var mısınız? Hep birlikte yürüyecek miyiz? Hepinizi çok seviyorum ve uzaktaki, ilk kez arkada kalan erkeklere sesleniyorum. Bu ses çok kıymetlidir, kadınların, gençlerin sesine ses olun. Onlarla birlikte Cumhuriyet'i bir kez daha iktidar yapacağız. Bir kez daha partimiz iktidar yapacağız. Hep birlikte yürüyecek miyiz? Hepinizi çok seviyorum. Sağ olun, var olun."

ESNAF ZİYARETİNDE MİTİNG HAVASI: İMKAN YOKSA MİLLET VAR!

CHP Lideri Özel'in Burdur'da esnaf buluşması bir mitinge dönüştü. Alandaki bir bankin üzerine çıkarak kendisi ile görüşmek isteyen Burdurlulara seslendi.

CHP Lideri Özel, "İmkan yok belki ama millet var. Bir parktayız ve her gittiğimiz yerde kendiliğinden oluşan kalabalıklara sesleniyoruz. Bir portakal kasası üzerinden, bir sandalye üstünden ya da böyle bir bank üzerinden çıkıp konuşuyoruz. Kürsü yok, otobüs yok, imkan yok ama millet var" dedi.

Özel, binalar ile iktidara gidilmediğini ve iktidar yolunun yoldaşlarla yüründüğünü söyledi. Özel'in sözleri alanı dolduran kalabalığın alkış ve sloganları ile sık sık bölündü.

Özel, "Bir seçime girip kaybedersem genel başkanlığımı bırakacağımı söyledim. 31 Mart 2019 seçimlerinde kazandık. Erdoğan şunu biliyordu ki artık CHP'nin başında kaybetmeyi reddeden ve kabul etmeyen bir anlayış var. İşte bunun için biz Erdoğan rejimini, Saray rejimini değiştireceğimiz için saldırılar başladı. CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, partinin kendisi ve çok sayıda belediye başkanımız hedef alındı. Asla ve asla vazgeçmeyeceğimiz, teslim olmayacağımız için hedefiz" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler