Ana içeriğe geç

Zahmet olmazsa, Devlet ana akım teksil markalarını ne zaman hizaya çekecek? İç çamaşırı kısalığındaki kadın ve çocuk kıyafetleri tepki çekiyor!

Toplumsal değerlerimizi hedef alan, aileyi ve mahremiyeti hiçe sayan "modern giyim" kılıfı altındaki teşhircilik furyası, vatandaşların sabrını taşırdı. Yerli tekstil markalarının, özellikle kadın ve çocuk giyiminde sergilediği "iç çamaşırı kısalığındaki" tasarımlar, toplumun sinir uçlarına dokunmaya devam ediyor. Bu tekstil firmalarını hangi uluslararası aklın yönlendirdiği merak konusu! Vatandaşlar İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'yi bu hususta duyarlı olmaya, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ı moda üzerinden halkın çıplaklaşması - sekülerleşmesi projesini yürüten fon, vakıf ve kuruluşlara karşı daha sert mücadeleye davet etti.

Zahmet olmazsa, Devlet ana akım teksil markalarını ne zaman hizaya çekecek? İç çamaşırı kısalığındaki kadın ve çocuk kıyafetleri tepki çekiyor!
Yeni Akit Gazetesi
16

Toplumsal değerlerimizi hedef alan, aileyi ve mahremiyeti hiçe sayan "modern giyim" kılıfı altındaki teşhircilik furyası, vatandaşların sabrını taşırdı. Yerli tekstil markalarının, özellikle kadın ve çocuk giyiminde sergilediği "iç çamaşırı kısalığındaki" tasarımlar, toplumun sinir uçlarına dokunmaya devam ediyor. Bu tekstil firmalarını hangi uluslararası aklın yönlendirdiği merak konusu! Vatandaşlar İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'yi bu hususta duyarlı olmaya davet etti.

"Moda" Adı Altında İffetimize Saldırı

Yıllardır "moda" ve "trend" adı altında piyasaya sürülen, İslam’ın örtünme ve haya anlayışıyla taban tabana zıt olan bu kıyafetler, artık sokaklarda ciddi bir rahatsızlık kaynağı haline geldi. Sadece yetişkinleri değil, masum çocukları da bu müstehcenlik döngüsüne hapseden tekstil devleri, aile yapımızı adeta bir kuşatma altına almış durumda. Yabancı istihbarat teşkilatları ve onları dizayn eden teorisyenler tarafından yönlendirilen tekstil markalarına karşı sert adımlar atılması talep eidliyor.

Vatandaşlar, yerli üretim yapan büyük markaların, Batı’nın yozlaşmış kültürünü "sözde özgürlük" sloganlarıyla topluma dayatmasına ateş püskürüyor.

"Fikir Babaları" Kimlere Hizmet Ediyor?

Sektörün içinden gelen bilgilere göre, bu tasarımların arkasında duran "fikir babaları" ve tasarım direktörleri, milli ve manevi değerleri yok sayarak küresel bir yozlaşma ajandasını uygulamakla suçlanıyor. Kazanç hırsıyla, toplumsal ahlakı bir kalemde silip atan bu zihniyet, nesillerin karakter yapısını zedeleyen bir "görsel kirlilik" oluşturuyor.

Sosyal medya üzerinden örgütlenen aileler ve sivil toplum kuruluşları, şu soruları yöneltiyor:

Bu markaların "hizaya gelmesi" için daha ne kadar ahlaki erozyon gerekiyor?

Denetim mekanizmaları neden bu kadar sessiz?

Çocukların mahremiyetini hiçe sayan bu "iç çamaşırı modası"na kim dur diyecek?

Devletten Caydırıcı Adım Bekleniyor

İffet ve haya sahibi bir toplumun inşasında en büyük engellerden biri haline gelen bu "teşhir kültürü" için vatandaşlar, devletten ivedilikle regülasyon talep ediyor. Mahremiyet sınırlarını aşan, ticari kazancı ahlaki değerlerin önüne koyan firmalara karşı ciddi yaptırımlar uygulanması gerektiği vurgulanıyor.

"Bizim kültürümüze sahip olan bu markaların, sokaklarımızı bir 'teşhir alanı'na çevirmesine artık müsaade edilmemeli" diyen vatandaşlar, yetkilileri göreve çağırıyor. Toplum, bu ahlaki kuşatmayı yaran, milli duruş sergileyen ve manevi değerlerimize hürmet eden bir tekstil sektörü beklentisini yüksek sesle dile getiriyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler