Yunan basınında yer alan analizde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de güçlü bir mesaj verdiği değerlendirmesi yapıldı.
Türk Deniz Kuvvetleri’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirilen sistemleri tatbikat sahasına taşıdığı belirtilirken, bunun Türkiye’nin bölgedeki askeri kapasitesini ve teknolojik kabiliyetini ortaya koyduğu ifade edildi.

Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i kapsayan tatbikata 125 gemi, 60 hava unsuru ve 18 bin personelin katıldığı aktarıldı. Analizde, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde attığı adımların sahadaki karşılığını göstermeyi hedeflediği vurgulandı.

’10 KİLOMETREDEN HEDEFE KİLİT’
Yunan basınının en çok öne çıkardığı unsurlardan biri, TCG Sakarya denizaltısından ateşlenen AKYA ağır torpidosu oldu.
Haberde, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen torpidonun yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki hedef gemiyi başarıyla vurduğu ve hedefin kısa sürede etkisiz hale getirildiği aktarıldı.
Akya'nın Türk donanmasının vurucu gücünü artıran kritik sistemlerden biri haline geldiği vurgulandı.

Analizde ayrıca Ada sınıfı korvet TCG Burgazada’dan fırlatılan Atmaca gemisavar füzesine de yer verildi. Atmaca’nın 102 kilometre uzaklıktaki hedefi başarıyla imha ettiği belirtilirken, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla geliştirdiği bu füzenin deniz harp kabiliyetleri açısından önemli bir aşamayı temsil ettiği ifade edildi.

HİSAR-D SAHADA
Türkiye’nin çok katmanlı hava savunma kapasitesine de dikkat çekilen haberde, Hisar-D füzesinin yüksek süratle hareket eden hava hedefini başarıyla vurduğu aktarıldı.
Tatbikatta Pirana insansız kamikaze deniz aracının da görev alması, Türk savunma sanayiinin insansız sistemlerde ulaştığı seviyenin göstergesi olarak değerlendirildi.

"CAYDIRICI UNSUR"
Yunan basınındaki analizde tatbikat, bölgede “kritik bir caydırıcı unsur” olarak nitelendirildi. Bu değerlendirmenin, tatbikatta sergilenen yerli sistemler ve operasyonel kabiliyetlerle desteklendiği yorumu yapıldı.
Haberde, tatbikatın Türk Deniz Kuvvetleri’nin yalnızca mevcut gücünü değil, geleceğe yönelik hedeflerini de ortaya koyduğu belirtildi. İnsansız deniz araçları ile savaş gemilerinin koordineli kullanımına yönelik yeni konseptlerin geliştirildiği, Türkiye’nin deniz harp doktrininde yeni bir döneme hazırlandığı ifade edildi.