Artı Gerçek - KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber'de yayınlanan özel programda gazeteci Erdal Er'in sorularını yanıtlarken, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında kamuoyunda tartışılan "çerçeve yasa" taslağı ile Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Karasu, Abdullah Öcalan ile 20 Temmuz'da gerçekleştirilen görüşmede yasa taslağının da ele alındığını belirterek, taslağın eksiklerine rağmen sürecin önünü açabilecek ilk adım olarak değerlendirildiğini aktardı.
Karasu, görüşmeye ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Önder Apo’ya bir taslak götürülmüş, üzerinde durulmuş. Önder Apo bu taslak için, 'Eksikleri, yetersizlikleri olabilir ama bir adım, bir kapı açma açısından bir başlangıçtır' biçiminde yaklaşılması gerektiğini belirtmiş. Açıkça böyle bir yasa olabilir, bir başlangıç olabilir ama sonrasının da olması gerektiği biçiminde bir değerlendirme yapmış Önder Apo."
Taslağın henüz kendilerine ulaşmadığını belirten Karasu, metni gördükten sonra kapsamlı değerlendirme yapacaklarını söyledi:
"Biz de tabii taslağı bekliyoruz. Bir ara bir taslak dolaşıma sokuldu, basın üzerinden bize de geldi. Tabii o taslağın kabul edilecek yanı yoktu. Anlaşılıyor ki o taslak üzerinde çalışılarak böyle bir uzlaşma gerçekleşmiş görünüyor. Biz taslağı gördükten sonra değerlendireceğiz. Eğer Önder Apo'nun dediği gibi bu bir başlangıçsa, bir kapı açıyorsa, en azından önümüzdeki dönemde yeni gelişmelerin ön adımı olacaksa tabii ki biz de süreci teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz."
'KÜRT SORUNU GÜVENLİK MESELESİ OLARAK ELE ALINAMAZ'
Karasu, hazırlanacak yasal düzenlemenin Kürt sorununu güvenlik eksenli ele alan yaklaşımı terk etmesi gerektiğini söyledi.
Silahların devreden çıkmasının sürecin bir sonucu olacağını ancak çözümün yalnızca silahsızlanmaya indirgenemeyeceğini belirten Karasu, demokratik siyaset alanını genişletecek düzenlemelerin esas alınması gerektiğini ifade etti.
Taslağın Meclis'e gelmeden önce siyasi partilerle paylaşılmasını olumlu bulduklarını dile getiren Karasu, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerinin alınmasının süreci güçlendireceğini belirtti:
"Şimdi taslakla partilere gidiliyor. Partiler de bu konuda görüş belirteceklerdir. Meclis'e gelince zaten bütün partiler kendi görüşlerini, düşüncelerini ortaya koyacaklardır. Yine beklentilerini ortaya koyacaklardır. Bu yasa çıktı ama arkasından nelerin gelmesi gerektiğini de belirteceklerdir."
'ÖCALAN'IN DURUMU ARTIK ESKİSİ GİBİ OLAMAZ'
Karasu'nun açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri ise Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki koşullarına ilişkin değerlendirmeleri oldu. Öcalan'ın mevcut koşullarının Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile bağdaşmadığını belirten Karasu, bunun yalnızca kendi talepleri olmadığını, sürecin doğasının gereği olduğunu söyledi:
"Şimdi yeni İmralı’da tartışılan taslakta bu konulardaki tartışmalar vardı. Ama şu açık; Önder Apo'nun durumu eskisi gibi olamaz. Mümkün değil. Eskisi gibi olursa bu ilerleme süreci yürütülemez. Hem kamuoyuyla ilişkisi olmayacak, basınla topluma seslenmeyecek, bizimle ilişkisi olmayacak... Bugüne kadarki durum sürerse tabii ki bu süreç gereğince ilerlemez. Bunu devletin de bilmesi gerekiyor. Artık bu konuda bir adım atılması gerekiyor."
Karasu, hareketlerinin nihai hedefinin Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Biz zaten Önder Apo'nun özgürlüğünü hedefliyoruz. İlk önce özgür ve serbest çalışır olması, ardından da çok uzamadan Önder Apo'nun özgür olması gerekiyor. Önder Apo'nun özgürleşmediği bir ortamda kim sorunun çözümünden bahsedebilir? Önder Apo'nun özgürleşmesinin gerçekleşeceğinin bilinmediği bir ortamda kim nasıl herhangi bir adım atabilir, gerekleri yerine getirebilir? Bu yönüyle gerilla da bu konuda hassas, biz de hassasız, halkımız da hassas."
'İKİ AY GÖRÜŞME OLMAMASI SÜRECİN KARAKTERİNE TERSTİ'
Karasu, Abdullah Öcalan ile iki ay boyunca görüşme yapılmamasını da eleştirerek bunun sürece zarar verdiğini söyledi:
"İki aydır Önder Apo ile görüşme olmuyordu. Bu aslında sürecin karakterine ters bir şey. Böyle önemli bir konuda Kürt Halk Önderi ve baş müzakereci Önder Apo'yu iki ay görüştürmeme ister istemez bizde de, çeşitli çevrelerde de 'Acaba ne oluyor?' sorusunu akla getirdi. Biz bunu eleştirdik. Devletin nasıl yaklaşması gerektiği üzerinde durduk."
Görüşmenin ardından kendilerine aktarılan bilgilere göre bazı sorunların aşılması yönünde irade ortaya çıktığını belirten Karasu, yakın zamanda beş saat süren görüşmenin ayrıntılarının da kendileriyle paylaşılacağını söyledi.
'DEMOKRATİK SİYASET ALANI AÇILMALI'
Karasu, hazırlanacak yasal düzenlemeyle birlikte demokratik siyaset alanının genişletilmesi gerektiğini belirterek, sürgünde bulunan siyasetçilerin ve cezaevindeki birçok kişinin durumunun da çözülmesi gerektiğini ifade etti:
"Eğer demokratik siyaset alanı açılacaksa, bu konuda ilerleme olacaksa, en başta demokratik siyaset alanında çalışmış da yasa dışı durumuna düşmüş, çıkmak zorunda kalmış olanların hızlıca dönmesi gerekiyor. Zindandaki birçok arkadaşın çıkma durumu olabilir. Eskiden belirttiğimiz istekler, halkın talepleri... Böyle bir yasa çıkacaksa bunları içermesi gerekiyor. Bu yönlü bir ilerleme sağlaması gerekiyor. Olacağını da düşünüyoruz."
Karasu, demokratikleşmenin yalnızca devletin atacağı adımlarla değil, toplumun ve demokrasi güçlerinin sürece aktif katılımıyla mümkün olacağını da sözlerine ekledi. (POLİTİKA SERVİSİ)