Ana içeriğe geç

Trump'tan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgü dolu sözler

ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'deki rolüne övgüde bulunarak, "Erdoğan ve Suriye'nin yeni lideri ülkeyi yeniden bir araya getirme konusunda muazzam bir iş çıkardı" dedi.

Trump'tan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgü dolu sözler
Türkiye Gazetesi
16

ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'deki rolüne övgüde bulunarak, "Erdoğan ve Suriye'nin yeni lideri ülkeyi yeniden bir araya getirme konusunda muazzam bir iş çıkardı" dedi.

G7 Liderler Zirvesi kapsamında diplomatik temaslarını sürdüren ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran yakınlaşması ve yürütülen müzakerelere ilişkin basın mensuplarının sorularını cevapladı.

İran ile varılan mutabakatın bölge istikrarı için önemine değinen Trump, "İran'la anlaşmamızı yaptık. Bu başarılı olmalı" ifadesini kullandı. Sürecin burada kalmayacağını ve daha geniş kapsamlı bir müzakere zeminine taşınacağını işaret eden ABD Başkanı, "Anlaşma şimdi ikinci bir aşamaya geçiyor, bence bu aşama ilkinden çok daha kolay olacak" diyerek önümüzdeki dönemde Tahran ile yeni diplomatik adımların atılacağının sinyalini verdi.

"NÜKLEER SİLAH YOK"

ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şöyle:

"İran hiçbir zaman nükleer bir silaha sahip olmayacak. Eğer nükleer bir silaha sahip olmaya çalışırlarsa bunun bedelini kesinlikle çok ağır öderler. Hatta size bunun sonuçlarının ne olacağını söyleyemem bile; çok büyük sonuçları olur. Ama şu anda ilişkilerimiz iyi. Önemli olan nükleer silaha sahip olamayacak olmaları. Bu nedenle duruma bizzat el koydum ve neticede bu mutabakat zaptının imzalanması aşamasına geldik. Marco (Rubio) da benimle birlikte; nükleer silah geliştirmeyecekleri üzerine konuşmalar yapıldı. Ben ne nükleer silah geliştirebileceklerini ne de bunu satın alabileceklerini ifade ettim. Her ikisi de mümkün değil. Dolayısıyla nükleer silah geliştirmeyecekler; nükleer silah tedarik etmek ya da satın almak gibi bir girişime de kalkışmayacaklar. Eğer böyle bir şeye teşebbüs ederlerse, sonuçları kendileri için çok ağır olur."

"REJİM DEĞİŞTİ"

"Bahsettiğiniz rejim değişikliği aslında bizim gündemimizde yoktu ama bir rejim değişikliği yaşandığını da görüyoruz. Çünkü ilk yönetimdekilerin ve ardından gelen ikinci rejim dönemindekilerin hepsinin hayatını kaybettiğini biliyoruz. Şimdi üçüncü bir yönetim geldi ve bence şu anda çok daha makul insanlarla iletişim halindeyiz. Konuşulması daha kolay, daha akıllı ve güçlü insanlarla görüşüyoruz. Birinci ve ikinci rejimdeki kişilerden çok daha akıllı olduklarını söyleyebilirim. Şu anki İran yönetimindeki insanlar radikalleşmemiş, ülkelerine yardım etmek isteyen kişiler. Şunu da tekrar ifade etmek isterim ki; ben rejim değişikliğini yıllarca istedim, bu daha önce gerçekleşmemişti ama şu anda gerçekleşti."

Gazetecinin "Peki İsrail'i düşündüğünüzde bu anlaşma ve mutabakat kalıcı olabilir mi?" sorusuna cevap veren ABD Başkanı şunları söyledi:

"Bence olabilir. İran çok daha büyük bir savaştı ve o bölge sürekli kırılgan bir yapıya sahipti. Suriye konusunda, şu an ülkeyi yöneten kişi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçekten birlikte muazzam ve çok önemli bir iş çıkardılar. Ülkeyi yeniden bir araya getirmeyi başardılar. Suriye'nin yeni liderinin Hizbullah ile arası da kötü değil. İsrail, Hizbullah ile çok uzun süredir savaşıyor ve bu süreçte Hizbullah üyesi olmayanlar da dahil olmak üzere pek çok insan hayatını kaybetti, kaybetmeye de devam ediyor. Dolayısıyla İsrail'e önerim; Suriye'nin Hizbullah konusunda gerekeni yapmasıdır, ben onlara bu konuda çok daha iyisini sağlayabilirim. Eskiden Suriye'yi sevmezdim. Nitekim anlaşmayı imzalamadan iki saat öncesine kadar Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, hiç de ücra olmayan bir noktada bir saldırı gerçekleşmişti. Tabii ki bundan hoşlanmadım ama şöyle düşünüyorum: Suriye'deki yeni lider ülkeyi başarılı bir şekilde yeniden bir araya getirdi ve bence gerçekten gerekeni yapmaya çalışıyor. Eğer İsrail bunu tek başına başaramıyorsa, daha fazla insanın hayatını kaybetmesine yol açmadan bunu Suriye üzerinden sağlayabilirler. Onlarla çok iyi ilişkilerimiz var, detaylı şekilde görüşüyoruz; elbette bu saldırıları tasvip etmiyorum.

Bölgede devam eden savaş durumu Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn dahil tüm coğrafyayı ve İsrail'i doğrudan etkileyecekti. Aslında ilk etapta İsrail'i hedef alacaklarını düşünüyordum fakat öyle yapmayıp diğer ülkeleri hedef aldılar. Bu hamle onlar adına büyük bir hata oldu çünkü bizi ve bu ülkeleri bir araya getirdi. Türkiye için de durum aynı şekilde gelişti... Düşünün, İran geçmişte Türkiye'ye bile saldırdı. Bunu hiçbirimiz tam olarak anlayamadık, zaten kimse de anlamayacak. Tamamen mantık dışı bir davranıştı, asıl sorun da buydu. Onlar tamamen mantıksız insanlardı ve o insanlar artık gitti. Bence İran'ın şu anda çok daha makul ve mantıklı bir liderliği var. Eğer benimle, yani Amerika Birleşik Devletleri ile çalışmasalardı ki Obama bu konuda benim tam tersimdi— İran haritadan tamamen silinmiş olurdu. İsrail'deki her akıllı insan da bu gerçeği çok iyi bilir.

Rejim değişikliği aslında bizim gündemimizde yoktu ama bir rejim değişikliği yaşandığını da görüyoruz. Çünkü ilk yönetimdekilerin ve ardından gelen ikinci rejim dönemindekilerin hepsinin hayatını kaybettiğini biliyoruz. Şimdi üçüncü bir yönetim geldi ve bence şu anda çok daha makul insanlarla iletişim halindeyiz. Konuşulması daha kolay, daha akıllı ve güçlü insanlarla görüşüyoruz. Birinci ve ikinci rejimdeki kişilerden çok daha akıllı olduklarını söyleyebilirim. Şu anki İran yönetimindeki insanlar radikalleşmemiş, ülkelerine yardım etmek isteyen kişiler. Şunu da tekrar ifade etmek isterim ki; ben rejim değişikliğini yıllarca istedim, bu daha önce gerçekleşmemişti ama şu anda gerçekleşti.

Burada aslında Katar Emiri'nin de Katar Başbakanı'nın da son derece saygın insanlar olduğunu belirtmeliyim. Katar özelinde çok saygı duyduğumuz isimler. Biliyorsunuz, İran'da en az 42 bin gösterici öldürülmüştü. Beyaz Saray bu duruma müdahale etmeye çalıştı. Hatta rejim aleyhinde söylemde bulunan iki kişi de yine aynı şekilde yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı. Sürece müdahil olduğumuz için son derece mutluyuz. Katar'ın şu anda bu durumu yönetme biçimi hakkında gerçekten çok olumlu düşüncelere sahibiz.

Zelenskiy ile görüştüm, son derece başarılı bir görüşme gerçekleştirdik. Bugün kendisiyle tekrar bir araya geleceğiz. Rusya'nın da aynı şekilde anlaşmaya yanaşması gerekiyor. Ukrayna'da geçtiğimiz ay 35 bin asker kaybedildi. Her ay 25-30 bin kişi... Bunların çoğu hayatlarının baharında, gencecik insanlar ve askerler, ne yazık ki bu savaştan muzdaripler ve yaşamlarını yitiriyorlar. Pazar günü Putin'le de konuştum. Çatışmaya devam ediyorlar ve asker kaybetmeyi sürdürürken bir sürü asker hayatını kaybetti; Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana böyle bir şey görülmemişti. Ben şu ana kadar sekiz savaşı uzlaştırmayı başardım. Liderler arasında birçok ihtilaf ve uyuşmazlık var, bugün yine görüşmelerim olacak. Ancak şu anda odak noktamız, olması gerektiği gibi İran. Geçmişte Obama bir sürü askeri yardımda bulunmuştu. Avrupa Birliği de aynı şekilde silahlar için bize tam tavan fiyatından ödeme yapıyor. Binlerce kilometre ötedeki bir coğrafyada, her ay 25-30 bin genç insanın cepheye gidip orada ölmesinden hoşlanmıyorum. Ukrayna'da da aynı şekilde her iki taraftan bir sürü asker hayatını kaybediyor. Dolayısıyla bu gidişatı durdurmak için elimden geleni elbette yapıyorum.

İsrail'in Lübnan konusunda daha sorumlu davranması gerekiyor. Hizbullah'a karşı çok uzun zamandır savaşıyorlar ve bu süreçte çok fazla insan hayatını kaybetti. Netanyahu ile harika bir ilişkimiz var ancak Lübnan söz konusu olduğunda daha dikkatli olmalı. Beyrut'a düzenlenen son saldırıyı beğenmedim bunun gereğinden fazla olduğunu düşündüm. Her zaman birini aradığınızda bir apartman binasını yıkmak zorunda değilsiniz. Bu evlerde çok sayıda insan var ve bunların hepsi Hizbullah değil, bunu söyleyebilirim. Savaşı sona erdirmeye yönelik anlaşma çabalarının sürdüğü bir dönemde böyle bir saldırının sürece zarar verebileceği kanaatindeydim. Lübnan bir zamanlar profesörlerin, doktorların, hukukçuların ve büyük entelektüellerin ülkesi olarak anılıyordu. Bugün ise çok zor bir durumda. Hizbullah da bu tablonun önemli nedenlerinden biri oldu. Açıkçası ne İsrail'in ne de Hizbullah'ın Lübnan'daki süreci yönetme biçiminden memnun değilim. Aynı hataların tekrarlandığı, sürekli kendini yeniden üreten bir döngü görüyorum. ABD olmasaydı bugün İsrail de olmazdı. Çünkü benden önce hiçbir Amerikan başkanı İsrail için benim yaptıklarımı yapmaya istekli olmadı.

Bu konuyu da görüştük. Birinci ve ikinci İran rejimleri döneminde yaşananların birçoğu çok daha katı ve sertti. İran'ın ABD ile iş birliğinin devam etmesi konusunda önümüzde pek çok fırsat oldu. Katar Emiri onlara coğrafi olarak çok yakın bir bölgede yaşıyor ve zaten kendilerini kanıtlamaya ihtiyaçları yok. Ancak şunu net bir şekilde ifade etmek isterim: İyi veya başarısız bir yönetim sergilemelerinden bağımsız olarak, kesinlikle hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olamazlar. Nükleer bir silaha sahip oldukları takdirde İsrail'i, Orta Doğu'yu ve aynı şekilde bizleri de yerle bir ederler. Dolayısıyla nükleer silaha sahip olmalarına asla izin verilemez, bu çok büyük bir zarar verir.

Eğer Obama dönemindeki nükleer anlaşmayı (JCPOA) iptal etmemiş olsaydım, İran bundan 5 yıl önce nükleer silaha sahip olmuş olurdu. Çünkü o dönem varılan anlaşma, aslında nükleer silaha giden resmi bir yol haritasıydı. Çok kötü bir anlaşmaydı; milyarlarca dolar ödenmişti ve sonuç tam bir felaket oldu. Ben göreve geldiğim ilk dönemde bu anlaşmayı sonlandırdım.

Yaklaşık bir hafta önce de söylemiştim; biz bu anlaşmaya varmadan masayı terk etmiş olsaydık bile ülkemiz adına yine de başarılı sayılırdık. Çünkü İran'ın yeniden ayağa kalkması 15-20 yılını alacaktı. Oysa biz şu an çok daha büyük bir işi başardık. Anlaşma imzalanmamış olsaydı bile çok büyük bir iş çıkarmış olurduk; çünkü bana göre kendilerini bir daha asla yeniden inşa edemezlerdi."

Kaynağa Git

İlgili Haberler