Ana içeriğe geç

Fenerbahçe başkanı Sadettin Saran'dan itiraflar! 'Tedesco'yu gönderme kararı doğruydu'

Fenerbahçe'de başkanlık görevini devretmeye hazırlanan Sadettin Saran, dönemiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçe başkanı Sadettin Saran'dan itiraflar! 'Tedesco'yu gönderme kararı doğruydu'
Milliyet
16

Fenerbahçe'de başkanlık görevini 6-7 Haziran tarihindeki seçimlerin ardından devretmeye hazırlanan Sadettin Saran, başkanlığının son günlerinde dönemiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Sadettin Saran'ın açıklamaları şu şekilde:

'SEÇİM TARİHİ YANLIŞTI'

Ben ilk günden beri seçim tarihinin yanlış olduğunu söylüyordum. Sayın Ali Bey'e de bunu söyledim, kamuoyuna da söyledim. Sanıyorum ki herkes benimle hemfikir. Her branşta sezonların başlamış olduğu, çok fazla müdahil olamayacağımız bir zamanlamada geldik. Bir de seçim sürecinde kendini Fenerbahçeli diye adlandıran insanların başlattığı karalama kampanyası. Yok işte aday olamaz, aday olursa hak mahrumiyeti gelir. Hatta kazandıktan sonra aynı gün mazbatayı da vermeyecekler, mazbatayı alamayacak haberlerine rağmen buralara geldik.

Bu süreç özellikle sporculara negatif yönde etki yarattı. Özellikle Samandıra'ya. Hatırlarsanız ben, 'Samandıra'da ölü toprağı var, onu kaldırmaya geliyoruz.' demiştim. Maaşları ödeyemez gibi söylemler orada çok büyük etki yarattı. Dolayısıyla bulduğumuz Fenerbahçe'de güveni sarsılmış, umudu kırılmış, morali yerlerde olan bir camia vardı. Maalesef, aynen. Onu biz sonra hocalarla da konuştuk. Onlar da tabii ne kadar kötü etkilendiğini söyledi. O süreçte Samandıra'ya verilmesi gereken, yapılması gereken birtakım şeyler de yapılamadı. Dolayısıyla gelir gelmez o güveni tekrar tesis etmeye çalıştık.

'TEDESCO'YA DESTEK VERDİK'

Geldiğimiz günün hemen ertesi günü Zagreb karşısında kötü bir mağlubiyet yaşadık. Ben hatta Samandıra'ya gittiğimde, eyvah dedim yani, 'Yarın Zagreb'den çok kötü bir sonuçla geleceğiz herhalde' dedim. Dolayısıyla döndükten sonra da mağlubiyetin ardından kamuoyunda hocamızı göndereceğimiz yönünde bir beklenti vardı ve beni arayanların yüzde 99'u hocanın gönderilmesi gerektiğini söylediler. Ben hocayı da davet ettim. 'Niye bu iş bu noktaya geldi?' dediğimde, söylediği şeylerin makul olduğunu, gereken desteği görmediğini, yapılması gereken bazı şeyler olduğunu ve bunlar olursa da düzelebileceğini düşündüm. Ona dedim ki: 'Sen 6 haftalık hocasın, ben de 6 günlük başkanım. Ben sana destek vereceğim. Sana oyuncuların güven duymasını sağlamak adına ne gerekirse yapacağım ve kararları da teknik kadro olmadan biz almayacağız.' Dedik ve o gün böyle bir karar aldık.

İlk işlerimizden biri kadro dışı bırakmaktı ki bu çok zordur. Çoğu da zaten tanıdığım insanlar ama dediğim gibi, hocaya o güveni tesis etmek adına böyle bir karar alınması gerektiğine ben ikna oldum. Teknik kadro bizi bu konuda ikna etti ve gerekeni yaptık. Hep şunu söyledim mali açıdan da; Fenerbahçe'nin gelir sorunu yok, gelir yaratma sorunu yok. Gider sorunu var. Geldiğimizde de bu maalesef senelerdir hiç değişmemişti. Hatta son zamanlarda daha da kötüye gitmişti. Kadroda olmayan, formayı giymeyen, oynamayan oyunculara çok maaş veriliyor ve böyle bir iki tane değil, çok oyuncu var; önceki yıllardan kalan. Fenerbahçe bir türlü omurgasını oturtamadı. Sürekli sil baştan bir kadrolaşma var. Biz buna engel olmaya çalıştık. Dediniz ya, "Nasıl bir Fenerbahçe devraldınız, neler değiştirmeye çalıştınız?" Biz bunu tespit ettik.

'3-4 SENELİK BİR ORTA SAHA KURDUK'

Omurgasını tekrar her sene yapmak zorunda kalmayacağı, sürekli birden fazla hocaya maaş veya tazminat ödenmeyeceği bir Fenerbahçe yaratmaya çalıştık. Şu gün itibarıyla iki tane hocaya; bizim zamanımızda iki hocaya tazminat ödeniyordu, maaş ödeniyordu. Bunların olmayacağı bir Fenerbahçe yaratmaya çalıştık. Guendouzi, Kante ve Sıddıki Cherif transferleri, her ne kadar eleştirilsek de, bu amaca hizmet için yapılan transferlerdi. Yani bugün Fenerbahçe'nin orta sahası sadece bugüne kadar gelmiş geçmiş Fenerbahçe'nin en iyi orta sahası değil, Türkiye'nin en iyi orta sahası ve 3-4 sene emanet edebileceğiniz bir orta saha. Bizim zamanımız yetseydi, vaktimiz yetseydi, bunu defans için de yapacaktık. 3-4 sene emanet edebileceğimiz bir takım oluşturacaktık. Kısmet olmadı.

LOOKMAN İTİRAFI

Lookman transferinde biz iyi anlaşılamadık. Bu da daha çok bizden kaynaklanıyor. Onun iletişimini biz iyi yapamadık. Hani bahanelere sığınmıyorum ama o süreçte hukuki süreç, ara transfer, meşhur ihaledeki müteahhidin geri çekilmesi, nakit planlaması. Her şey peş peşe geldi ve o arada onun iletişimini biz iyi yapamadık. Halbuki Lookman'ın alınmamasının sebebi teminat mektubu değil. O işin aslı şu: Ben o masada birebir olan biriydim. Teknik kadro, futbol aklımız, herkes Lookman konusunda hemfikirdi. "O istedi, bu istemedi" hepsi yalan. Herkes istedi. "Yok işte burada o evrak var, orada bu var" hepsi yalan. Yurt dışına sırf bu iş için gittim. Oyuncunun menajeriyle görüştüm. Afrika Kupası'nda Fas'ta Lookman ile buluşacağımı söyledim ki çok hoşuna gitti. O akşam da Atalanta'nın yöneticileriyle buluşurken, malum sebeplerden apar topar kalktım ve geri döndüm. Karşı tarafta böyle olunca tabii birdenbire masadan kalkmaları onlar için ne olacağı belirsiz bir durum oldu. Orası da transferin kırılma noktası oldu. Ve biz daha sonra teminat mektubunu vermiş olsak da vermesek de o transfer yürümeyecekti, olmayacaktı.

'TEDESCO'YU GÖNDERME KARARI DOĞRUYDU'

Çok eleştirildik. Hiç göndermeyebilirdik, hiç risk almayabilirdik. O kararı aldık, ertesi gün bana stadın içinde ilk defa hakaret edildi. Kaybettiğimiz Galatasaray maçından sonra bana gelen teknik rapor; hocamızla oyuncularımız arasındaki bağın koptuğuydu. Ve böyle devam ederse bu saatten sonra puan almakta da çok zorlanacağımızdı. O yüzden öyle bir karar aldım. Çünkü Şampiyonlar Ligi'ne katılmak çok önemli ve bizden sonraki ekibe Şampiyonlar Ligi'ne katılması için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerektiğini, Fenerbahçe için doğrusunun bu olduğunu düşünerek bu kararı aldık. Karar da doğru çıktı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler