Ana içeriğe geç

Ekonomik büyüme için kadın liderliği şart

İstanbul’da gerçekleştirilen 2026 Küresel Kadın Zirvesi’nin ardından konuşan Irene Natividad, kadın liderliğinin “temsil” başlığının ötesine geçtiğini vurguladı. Zirve öncesinde açıklanan 2026 Küresel Kadın Direktörler Raporu’na göre kadın CEO’ların yönettiği şirketlerde yönetim kurullarındaki kadın oranı küresel ortalamanın üzerine çıkarken, üst yönetimdeki kadın temsili de belirgin biçimde artıyor.

Ekonomik büyüme için kadın liderliği şart
Ekonomim.com
16

FERZAN ÇAKIR

Dünyanın dört bir yanından kadın liderleri, CEO’ları, yatırımcıları ve kamu yöneticilerini İstanbul’da buluşturan 2026 Küresel Kadın Zirvesi, bu yıl “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” temasıyla gerçekleştirildi. Zirve öncesinde açıklanan 2026 Küresel Kadın Direktörler Raporu ise kadın CEO’ların şirketlerde yarattığı dönüşümü rakamlarla ortaya koydu. Küresel Kadın Zirvesi Başkanı Irene Natividad, “Kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer aldığı kurumlar ve ekonomiler, geleceğin fırsatlarını değerlendirme konusunda çok daha güçlü bir konumda bulunuyor. Bu nedenle kadın liderliğine yapılan yatırım, aslında ekonomik geleceğe yapılan yatırımdır” diyor. Natividad ile hem zirvenin çıktıları hem de raporun dikkat çeken bulguları üzerine konuştuk.

Kadınların ekonomik güçlenmesi için kamu-özel sektör iş birliği şart

“Bu yıl zirvede verdiğimiz temel mesaj, kadın liderliğinin ekonomik büyümenin ayrılmaz bir parçası olduğuydu. Üç gün boyunca 45 ülkeden gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimcilerle bir araya geldik. “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması altında geleceğin ekonomisini şekillendirecek konuları ele aldık. Özellikle iş birliği, kapsayıcılık ve cesur liderlik kavramlarının bugün her zamankinden daha önemli olduğunu gördük. Bu toplantı Küresel Kadın Zirvesi’nin 36 yıldır sürdürdüğü yaklaşımın en somut örneklerinden biri. Kadınların ve kız çocuklarının ekonomik ilerlemesini hızlandırmak için yalnızca özel sektörün ya da yalnızca kamu kurumlarının çalışması yeterli değil. Kamu ve özel sektör arasında güçlü iş birliklerine ihtiyaç var. Türkiye, Doğu ile Batı arasında stratejik bir köprü görevi görüyor. Bu nedenle İstanbul, küresel ölçekte iş dünyasını bir araya getirmek için son derece güçlü bir merkez. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleştirilen ‘Türkiye ile İş Yapmak’ oturumu da bu açıdan önemliydi. Türkiye’nin iş dünyasındaki kadın liderlik potansiyelinin uluslararası platformda daha görünür hale gelmesinden memnuniyet duyuyoruz.

“Kadın CEO Etkisi”

“2026 Küresel Kadın Direktörler Raporu’na göre, kadın CEO’lar şirketlerde güçlü bir dönüşüm etkisi yaratıyor. Araştırmada incelenen 3 bin 222 büyük ölçekli halka açık şirketin yalnızca yüzde 6,7’sinde kadın CEO bulunmasına rağmen, bu şirketlerin yönetim kurullarında ve üst yönetimlerinde kadın temsili çok daha yüksek seviyelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle raporun temel mesajı şu oldu: Kadın CEO’lar yalnızca bir pozisyonu doldurmuyor; kurumların liderlik yapısını dönüştürüyor. Kadın CEO Etkisi, kadın liderlerin organizasyonlarda yarattığı çarpan etkisini ifade ediyor. Örneğin kadın CEO’ların görev yaptığı şirketlerde kadın yönetim kurulu üyelerinin oranı yüzde 38,3 seviyesine ulaşıyor. Küresel ortalama ise yüzde 28,9. Benzer şekilde üst yönetimdeki kadın oranı da kadın CEO’ların görev yaptığı şirketlerde yüzde 36,8 iken, küresel ortalama yüzde 21 seviyesinde kalıyor. Raporun en dikkat çekici bulgulardan biri, erkek CEO’nun ardından göreve gelen kadın CEO’ların yarattığı dönüşüm oldu. Araştırma gösteriyor ki kadın CEO göreve geldikten sonra yönetim kurullarındaki kadın oranı ortalama yüzde 34,5’ten yüzde 56,1’e kadar çıkabiliyor. Bu, liderlik değişiminin kurum kültürü ve yönetim anlayışı üzerinde ne kadar güçlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Rapor ayrıca, kadın liderlerin yalnızca mevcut başarıya değil, geleceğin liderlerini yetiştirmeye de yatırım yaptığını gösteriyor.”

Kadın CEO’lar hisse performansını da yükseltiyor

“Raporda yer verdiğimiz güncel araştırmalar, cinsiyet çeşitliliğine sahip yönetim kurulları ve liderlik ekipleri bulunan şirketlerin piyasa dalgalanmalarının yoğun olduğu dönemlerde daha yüksek kârlılık açıklama olasılığının yüzde 21 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca birçok pazarda kadın CEO’lar tarafından yönetilen şirketlerin hisse performanslarının da genel endekslerin üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Bu nedenle kadın liderliği artık yalnızca eşitlik perspektifinden değil, iş sonuçları açısından da değerlendirmek gerekiyor. Raporumuzda dört temel öneri sunuyoruz. Birincisi, yüksek potansiyele sahip kadın çalışanların operasyon ve kâr-zarar sorumluluğu içeren görevlere daha fazla atanması gerekiyor. İkincisi, cinsiyet dengesi kariyerin ilk yönetim basamaklarından itibaren kurulmalı. Üçüncüsü, mentorluk ve sponsorluk programları kurumsal yapının bir parçası haline getirilmeli. Son olarak da yönetim kurulları, kadın liderliğinin finansal performans üzerindeki etkisini ortaya koyan araştırmaları daha fazla dikkate almalı.”

İBRAHİM ÇEÇEN VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI GÜNSELİ ÇEÇEN:

Eğitim, ekonomik büyüme ve kalkınmanın en temel itici gücü

Ekonomik büyüme için kadın liderliği şart - Resim : 1● IC Holding, 4-6 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ve dünya genelinde “Kadınlar için Davos” olarak anılan Küresel Kadın Zirvesi’ne sponsor olarak destek verdi. Hilton Istanbul Bomonti Hotel & Conference Center’da gerçekleştirilen zirve, 60’tan fazla ülkeden kadın liderleri, girişimcileri, yatırımcıları, üst düzey yöneticileri ve kamu temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede, İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen de konuşmacı olarak yer aldı. Eğitim olmadan fırsat eşitliğinden, kadınların ekonomik özgürlüğünden, sürdürülebilir bir girişimcilik ekosisteminden ve nihayetinde toplumsal kalkınmadan söz etmenin mümkün olmadığını belirten İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen, “Ne yazık ki bu fırsatlar bugün hâllâ herkes için eşit koşullarda erişilebilir değil. İbrahim Çeçen Vakfı olarak en büyük önceliklerimizden biri, dezavantajlı bölgelerde yaşayan kız çocukları ve kadınlar için fırsat eşitliğini destekleyen kalıcı çalışmalar hayata geçirmektir. Eğitim, ekonomik büyüme ve kalkınmanın en temel itici gücüdür. Eğitimli toplumların temeli eğitimli kadınlarla başlar; kadınları eğitmek, sadece bir bireyin hayatını değiştirmekle kalmaz, tüm bir nesli ve toplumu yeniden inşa eder” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler