Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde korkutan "Bundibugyo" Ebola salgını! Vakalar patladı, aşı ve ilaç yok: Hastanelerin %80'inde temiz su tükenmiş durumda
Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC), tıp tarihinin en büyük ve en tehlikeli "Bundibugyo" suşu kaynaklı Ebola salgınıyla sarsılıyor. Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam'ın yayımladığı saha verilerine göre, salgının merkez üssü olan Ituri bölgesindeki hastanelerin sadece %20'sinde temiz su bulunuyor. Küresel fonların %46 oranında kesilmesi ve ABD'nin hastalık takip bütçelerini çekmesi nedeniyle temaslı takibi çökerken, uzmanlar virüsün mutasyon riski ve aşısının bulunmaması sebebiyle gerçek bilançonun açıklananın çok üzerinde olduğunu belirterek dünyayı acil yardıma çağırdı.
Gzt
16
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin (DKC) doğu eyaletleri, tıp dünyasının en çok çekindiği ölümcül virüslerden biri olan Ebola'nın nadir ve çok daha agresif bir türüyle savaşıyor. Uluslararası insani yardım kuruluşu Oxfam tarafından yayımlanan son saha raporu, ülkenin Ituri eyaletinde patlak veren "Bundibugyo" suşu kaynaklı Ebola salgınının, tarihin en büyük ve en kontrolsüz salgınına dönüşmek üzere olduğunu gözler önüne serdi. Rapordaki en kan dondurucu veri ise virüse karşı en temel savunma hattı olan temiz suya, salgın bölgesindeki her 5 sağlık merkezinden sadece 1'inin erişebilmesi oldu.Resmi verilere göre, 140 bin nüfuslu maden kenti Mongbwalo'da halkın yalnızca %20'si temiz suya, %25'i ise hijyenik tuvalet ve altyapıya erişebiliyor. Bölgedeki aileler, altın ve maden ocaklarının kimyasal atıklarıyla kirlenmiş suları tüketmek zorunda kalıyor.Ne aşısı var ne de ilacıABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO), mevcut salgının dünya tarihindeki en büyük "Bundibugyo" Ebola salgını olduğunu resmen onayladı. Kongo Sağlık Bakanlığı, 13 Haziran 2026 itibarıyla 25 sağlık bölgesinde 781 kesinleşmiş vaka ve 182 ölüm bildirdi. Ancak Oxfam, gerçek can kaybının bu sayıların çok üzerinde olduğunu duyurdu.Bu salgını, 2018-2020 yılları arasında bölgeyi kasıp kavuran diğer salgından ayıran en korkunç fark ise Bundibugyo suşuna karşı geliştirilmiş onaylı hiçbir aşının veya terapötik ilacın bulunmaması. Bu durum, temiz su ve sabunla el yıkamayı virüsten korunmanın tek çaresi haline getiriyor; ancak bölgede 20 litrelik temiz suyun fiyatı 2 dolar (yaklaşık 70 TL) civarında seyrediyor ve yoksul halkın bunu karşılayacak gücü bulunmuyor.Fonlar kesildi, temaslı takibi %43'e gerilediSalgın kontrolünün bel kemiği olan "temaslı takibi" (contact tracing) oranları, uluslararası yardımların kesilmesiyle birlikte %43,2 seviyesine kadar geriledi. Oxfam'ın Ituri Bölgesi Saha Koordinatörü Manel Rebordosa, durumun vahametini şu sözlerle anlattı:"2018 salgınında ilk ay içinde temaslıların %79'una ulaşıp izole edebiliyorduk. Bugün ise ABD'nin hastalık sürveyans fonlarını çekmesi ve küresel insani yardımların neredeyse yarı yarıya azaltılması nedeniyle temaslıların yarısına bile ulaşamıyoruz. Bu bir istatistik değil; virüsün topluluklar arasında hiç fark edilmeden, sinsice yayılması anlamına gelen acı bir gerçektir."Dünya Bankası verilerine göre her 1000 kişiye sadece 0.2 doktorun düştüğü ülkede, iç çatışmalar nedeniyle 70'ten fazla hastane tamamen yerle bir edilmiş durumda. Kuzey Kivu bölgesinde hastalar daha Ebola teşhisi bile konulamadan evlerinde hayatını kaybediyor. Aileler, karantinaya alınma korkusuyla hastalarını evde gizlice tedavi etmeye çalışırken virüsü tüm yakınlarına bulaştırıyor.Küresel yardımlarda %46'lık tarihi kesintiKongo'ya ayrılan küresel insani yardım bütçesi, 2024 yılındaki 2.58 milyar dolar seviyesinden 2026 yılında 1.4 milyar dolara düşürülerek %46 oranında baltalandı. Bu son on yılın en düşük yardım oranı olarak kayıtlara geçti. Üstelik bu fonların %6'sından daha azı yerel sivil toplum kuruluşlarına ulaşıyor.Saha ekiplerinin ödeneksizlik yüzünden çekilmesiyle birlikte halk arasında "hastanelerin birer ölüm tuzağı olduğu" yönünde asılsız dedikodular ve dezenformasyon yayılmaya başladı. Bölge halkı modern tıp yerine geleneksel bitkisel kocakarı ilaçlarına yöneliyor, bu da ölümleri hızlandırıyor. Salgının komşu ülke Uganda'ya da sıçradığı ve burada da şimdiden 19 vaka ile 1 ölümün tescillendiği bildirildi. Oxfam, bölgede temiz su istasyonları kurmak için 11.6 milyon dolarlık acil acil eylem planı başlatsa da küresel bir finansal müdahale olmadan bu biyolojik felaketin önüne geçilmesinin imkansız olduğu belirtiliyor.
Kaynağa Git