Ana içeriğe geç

İsrail ve İngiliz medyasından itiraf: Krizin kazananı Türkiye oldu

Orta Doğu'daki gerilim sürerken İngiliz ve İsrail basını, Türkiye'nin yürüttüğü mekik diplomasisiyle krizin en büyük kazananı olduğunu yazdı. Ankara, hem savunma ihracatında hem de küresel ticaret koridorlarında rakiplerini aştı.

İsrail ve İngiliz medyasından itiraf: Krizin kazananı Türkiye oldu
İnternet Haber
16

İngiliz ve İsrail basını, Ankara'nın kriz döneminde hem masada hem sahada elini güçlendirdiğini, yeni ticaret koridorları ve bölgesel nüfuz mücadelesinde önemli avantajlar elde ettiğini öne sürdü.

İsrail'in bölgeyi topyekun bir barut fıçısına çevirme ve sınır hatlarında yeni bir yapılanma başlatma isteği, Türkiye'nin devreye soktuğu proaktif arabuluculuk ve mekik diplomasisi sayesinde karşılıksız bırakıldı. Dünya basını ABD İsrail savaşı gölgesinde Türkiye kazanımlarını açıkladı.

"ANKARA SAF DIŞI KALMIŞKEN BÖLGENİN ANAHTARINI ELE GEÇİRDİ"

İngiltere merkezli Orta Doğu analiz organı Middle East Eye, savaşın patlak verdiği ilk günlerde devre dışı gibi görünen Türkiye'nin, kısa sürede masanın en stratejik aktörüne dönüştüğünü yazdı. İngiliz basınında yer alan değerlendirmelerde şu şekilde aktarıldı:

"ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik operasyon emri vermesiyle ilk etapta denklem dışı kalan Ankara, inanılmaz bir diplomatik manevrayla üç ay gibi kısa bir sürede arabuluculuk rolünü üstlendi ve bölgesel denklemi tamamen kendi lehine çevirmeyi başardı. Türkiye, Batı İran'da kaotik bir milis gücü yapılanması başlatmak isteyen İsrail patentli planları Washington nezdinde çökerterek sınır güvenliğini garanti altına aldı."

KÖRFEZ'DE YENİ GÜVENLİK DENKLEMİ

Haberde ayrıca, yaşanan füze krizinin ironik bir şekilde Türkiye'nin lehine çalıştığının altı çizilerek şu ifadelere yer verildi:

"İran'ın Körfez operasyonları esnasında fırlattığı balistik füzeler karşısında Ankara, NATO içindeki konumunu benzeri görülmemiş bir şekilde tahkim etti. ABD, Almanya ve İtalya jet hızında Türkiye'ye anti-balistik füze savunma sistemleri konuşlandırarak ilişkileri yeniden canlandırdı. En önemlisi de bu kriz, Körfez ülkelerinin gözünde parıltılı finans merkezlerinin 'dokunulmaz' olmadığını gösterdi. Savunma sanayisindeki rüştünü ispat eden Türkiye; Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelere yüz milyonlarca dolarlık hava savunma sistemleri satarak kendisini bölgenin tek güvenilir ve koruyucu partneri olarak konumlandırdı."

"TÜRKİYE ÜÇ HEDEFİNİ DE BAŞARDI"

İsrail'in önde gelen yayın organları Maariv ve Kikar ise, Tel Aviv'in askeri operasyonlara odaklandığı sırada Türkiye'nin sessiz ve derinden giderek savaşın asıl kazananı olduğunu manşetlerine taşıdı. Maariv gazetesinde yayınlanan analizde, "Herkes İran ve İsrail arasındaki karşılıklı füzelerle oyalanırken, Türkiye arka planda kendi altın fırsatını oluşturdu.

Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı'nın açılmasını sağlayan 60 günlük ateşkes mutabakatında en büyük pay Ankara'nındır. Trump, savaşın başında Netanyahu'nun gözünün içine bakarken, bugün Türkiye'yi küresel güvenliğin ve diplomasinin merkezine koyuyor. Tel Aviv'deki bazı radikal seslerin 'İran'dan sonra sıra Türkiye'de' şeklindeki içi boş söylemleri gerçeği yansıtmıyor; aksine, Türkiye hafife alınamayacak bir küresel güçtür ve Tel Aviv tüm hesaplarını buna göre yapmalıdır." değerlendirmesine yer verildi.

"BİRER UZMAN HALİNE GELDİLER"

Kikar gazetesi ise Türkiye'nin kriz boyunca belirlediği tüm stratejik hedeflere kayıpsız ulaştığını belirterek, Avrupalı bir diplomatın şu sözlerine yer verdi:

"Türkler, bölgesel krizleri ve jeopolitik kaosları kendi lehlerine devasa bir avantaja dönüştürme konusunda adeta birer uzman haline geldiler."

"YÜZ MİLYARLARCA DOLARLIK KORİDOR SAVAŞINDA TÜRKİYE ÖN PLANDA"

İsrail'in en çok okunan haber portallarından Ynet'te jeopolitik analist Kobi Barda imzasıyla yayımlanan makalede, iki ülke arasındaki rekabetin artık klasik diplomatik sınırları aşarak küresel ticaret hatlarının kontrolü mücadelesine dönüştüğü ileri sürüldü:

"Dünya ekonomisinin yeni döneminde güç, petrolün ötesinde veri akışı ve lojistik koridorlara kaydı. ABD ve İsrail'in 'Kutsal Kase' olarak gördüğü, Hayfa Limanı merkezli IMEC (Hindistan-Ortadoğu-Avrupa) koridoruna karşı, Türkiye kendi sınırlarından geçen devasa alternatif kara hatlarını ve Irak-Basra petrol boru hattı projelerini masaya sürdü. Bölgesel ittifakları yanına çeken Ankara, İsrail limanlarını baypas edecek lojistik koridor senaryolarında şu an açık ara ön planda yer alıyor. Küresel satranç tahtasında vezir ve kalelerin yeniden konumlandığı bu dönemde, Türkiye artan gücü ve güvenli liman imajıyla küresel ticaretin anahtarlarını elinde tutuyor."

KAYNAK: TÜRKİYEGAZETESİ.COM.TR

Kaynağa Git

İlgili Haberler