VOLKAN DEDEOĞLU / POSTA
Ekstrem sporlar, insanın sınırlarını zorladığı branşlar olarak bilinir. Peki bir insanın sınırı nedir? Örneğin; 5 gün boyunca sadece toplam 8 saat uykuyla 600 kilometre koşabilir misiniz? Zaman zaman da hava sıcaklığının 40-45 dereceyi bulduğu bir ortamda bunu başarabilir misiniz? Vücudunuz, adeta bu ölüme meydan okumaya dayanabilir mi? Kulağa imkansız gibi geliyor değil mi?
Ama bunu başaran biri var hem de Türk: Arda Saatçi. Berlin doğumlu Red Bull sporcusu, mayıs ayında bu yolculuğa Güney Kaliforniya’daki Mojave Çölü’nün içinde yer alan Death Valley’de, yani ‘Ölüm Vadisi’nde başladı. Hedef, 600 kilometre uzakta bulunan Santa Monica İskelesi’ne ulaşmaktı. 28 yaşındaki sporcu; 123 saat 21 dakika ve 10 saniyelik zaman diliminde zorlu parkuru başarıyla tamamladı. İşte Arda’nın ağzından 5 günü aşkın sürede gerçekleşen o tarihi meydan okumanın öyküsü:

“Öncelikle nasıl başladı bu meydan okumaların hikayesi?”
“Spora futbolla başladım. Ancak kendi sınırlarımı keşfetmem için takım sporlarının bana göre olmadığını anladım. Futbolu bırakınca kısa süreli depresyon yaşadım. Ardından 4 yıl boks yaptım. Kondisyon kazanmak için koşmaya başladım. İşte burada içimdeki sesi dinleyip koşmaya odaklandım. Zorlu koşullarda koştukça kendi gücümün farkına vardım.”
“Bu senin ilk denemen değildi. “Cyborg Season” projesi nasıl başladı?”
“İlk projem Berlin’den New York’a kadar koşmaktı. Hayatımda Amerika’yı hiç görmemiştim. O yüzden bu hedefi koydum. 2024’te 3000 kilometre koşarak bu projeyi tamamladım. Geçtiğimiz yıl ise Japonya’yı en kuzeyden, en güneye kadar koştum. Bu parkurun uzunluğu da 3000 kilometreydi. 72 maratona denk gelen bu mesafeyi 43 günde tamamladım.”
“Son projende seni en çok ne zorladı?”
“Hava şartları oldukça zorluydu. Death Valley, dünyanın en sıcak yerlerinden biriydi. Asfaltta koşarken beyaz çizginin üzerinde koşmak zorundaydım. Yoksa ayakkabım asfalta yapışıyordu. Zaman zaman başıma güneş geçti. İkinci günden sonra hem uykusuzluk hem yorgunluktan halüsinasyonlar görmeye başladım. İşte bu anlarda bitiremeyeceğim diye çok korktum. 5 günde 50 binden fazla kalori harcadım ve yaklaşık 5 kilo kaybettim.”

“Peki o anlarda koşuyu bırakmayı düşündün mü?”
Asla. Bırakmak hiç aklıma gelmedi. Ben kendime bir söz veriyorsam, o sözü tutarım. Doktor bu zamanlarda inisiyatifi bana bıraktı. Ancak o, yarışı bırak dese bile bırakmazdım. Yarıştan önce anneme bir söz verdim, ‘Bitirince dondurma yeriz’ diye. Ve yedik. Bitişte onu görmek, onu gururlandırmak benim için her şeye değer.”
“Bu deneme için zaman limiti belirlemiş miydin?”
“Amacım 96 saat içinde bitirmekti. Ancak bu zaman dolduğunda önümde yaklaşık 140 kilometre daha vardı. Bu, benim moralimi bozdu ama pes etmedim. Rotadaki bir heyelan nedeniyle fazladan 4.6 kilometre daha koşmak zorunda kaldım.”
“Yarış bitimi seni karşılayanlardan biri Hamit Altıntop’tu. Sana destek veren başkaları oldu mu?”
“Kenan Yıldız, bana sosyal medyadan ulaşıp destek verdi ve sonra yakın arkadaşım oldu. Can Uzun da Almanya’dan tanıdığım ve bana destek olan bir arkadaşım. Nuri Şahin abi ve Salih Özcan da beni takip ediyor ve destek veriyor. Hakan Çalhanoğlu ile de bu dönemde ilk kez konuştum ve bu, beni çok heyecanlandırdı.”
“Peki sırada başka meydan okumalar olacak mı?”
“Elbette olacak ama şimdilik söyleyemem. Bu daha yaptıklarımın yüzde 15’i. Birçok sürprizim olacak. Koşmanın dışında barfiks dünya rekoru kırma hedefim var. İlerleyen dönemde çoklu spor branşlarını deneyebilirim.”

MİLYONLAR İZLEDİ
Arda Saatçi, Türkiye’de pek tanınmasa da gerçekte dünya çapında bir fenomen. Başarılı sporcunun, sosyal medyada yaklaşık 3 milyon takipçisi var. Çeşitli platformlarda 1.5 milyondan fazla insan, Arda’nın bu epik performansını canlı yayında izledi. 28 yaşındaki sporcu, Avusturya’da yayın yapan Forbes dergisine de kapak oldu.