Ana içeriğe geç

Hapşırırken veya gülerken idrar mı kaçırıyorsunuz? 'Yaşlılık belirtisi' diyerek geçiştirmeyin!

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, menopoz sonrasında östrojen hormonunun azalmasıyla ortaya çıkan idrar kaçırma, organ sarkması ve pelvik ağrı gibi sorunların yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı. Özcan, bu sorunların pelvik taban rehabilitasyonuyla büyük ölçüde tedavi edilebildiğini açıkladı.

Hapşırırken veya gülerken idrar mı kaçırıyorsunuz? 'Yaşlılık belirtisi' diyerek geçiştirmeyin!
Cumhuriyet
16

Menopoz Wellness Komitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, menopoz sonrası dönemde östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kadın vücudunda birçok değişiklik meydana geldiğini söyleyerek, “Bu değişimlerden en fazla etkilenen bölgelerden biri, pelvik tabandır. Pelvik taban, mesane, rahim, vajina ve bağırsak gibi organları destekleyen kas, fasya ve bağ dokularından oluşmaktadır. Pelvik taban, idrar ve dışkı kontrolünün sağlanması, organların normal anatomik konumlarının korunması ve cinsel fonksiyonların sürdürülebilmesi açısından kritik görevler üstlenmektedir. Menopozla birlikte östrojen seviyelerinin belirgin şekilde düşmesi bağ dokusunda kolajen kaybına yol açmaktadır. Kolajen üretiminin azalması ve yaşlanmaya bağlı değişiklikler nedeniyle pelvik taban kasları eski gücünü, hacmini ve kasılma hızını kaybedebilmektedir. Bunun yanı sıra mesane duyarlılığında da artış görülebilir. Tüm bu değişimler sonucunda kadınlarda idrar kaçırma, sık idrara çıkma, pelvik organ sarkmaları, kabızlık, pelvik ağrı ve cinsel fonksiyon bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu şikâyetler birçok kadın tarafından yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmekte ve kabullenilmektedir. Ancak bunlar tedavi edilebilir sağlık sorunlarıdır” diye konuştu.

‘HAPŞIRIRKEN VEYA GÜLERKEN İDRAR KAÇIRMA GÖRÜLEBİLİYOR’

Hapşırma, öksürme, gülme ya da ağır bir yük kaldırma sırasında ortaya çıkan idrar kaçırmanın, pelvik taban kaslarının zayıflaması ve mesaneyi destekleyen yapıların yeterince güçlü olmaması nedeniyle gelişebildiğini belirten Prof. Dr. Özcan şunları söyledi:

“Bu durum kadınların sosyal yaşamlarını, iş hayatlarını ve psikolojik iyi oluşlarını olumsuz etkileyebilmektedir. Pelvik taban rehabilitasyonun temel amacı pelvik taban kaslarının güçlendirilmesi, kasların doğru zamanda ve doğru şekilde çalışmasının sağlanması ve bölgenin fonksiyonel kapasitesinin artırılmasıdır. Tedavi süreci ayrıntılı bir değerlendirme ile başlar. Her hastanın ihtiyacına göre kişiselleştirilmiş bir program oluşturulur. Bu programlarda pelvik taban kas egzersizleri, biofeedback uygulamaları, elektrik stimülasyonu, manuel terapi yöntemleri ile solunum ve gövde kaslarını içeren destekleyici egzersizler kullanılabilmektedir. Ayrıca hastalara pelvik tabanı korumaya yönelik yaşam tarzı düzenlemeleri, fiziksel aktivitenin artırılması, kabızlığın önlenmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları konusunda da eğitim verilmektedir. Doğru değerlendirme ve uygun pelvik taban rehabilitasyonu ile birçok hastada şikayetler belirgin ölçüde azaltılabilmekte, yaşam kalitesi artırılabilmektedir. Bu nedenle idrar kaçırma, pelvik ağrı veya sarkma hissi gibi yakınmaları olan kadınların gecikmeden uzman desteği alması büyük önem taşımaktadır.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler