Sağlık Bakanlığı’nın 2026 yılı "İlk Defa ve Yeniden Atama Kurası" sonuçları, diş hekimliği alanındaki istihdam sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. CİMER üzerinden alınan resmi verilere göre, 16 bin 370 diş tabibi ve 636 uzman diş tabibi atama için başvuruda bulunurken, açılan kadro sayısı yalnızca 314 diş tabibi ve 207 uzman diş tabibi ile sınırlı kaldı.
Evrensel'den Eylem Nazlıer'e konuşan İstanbul Diş Hekimleri Odası Denetleme Kurulu Üyesi Diş Hekimi Ali Umut Aydın, yaşanan tablonun bireysel değil yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti.
“HEKİM DE VAR, İHTİYAÇ DA VAR”
Aydın, halkın ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadığına işaret ederek, "Bir tarafta aylar sonrasına randevu bulamayan halk var, diğer tarafta çalışmak isteyen ancak kamuda istihdam edilmeyen binlerce diş hekimi bulunuyor. İhtiyaç da var, emek gücü de var. Eksik olan kamucu planlamadır" dedi.
Sağlık Bakanlığı’nın ağız ve diş sağlığını yeterince kamusal bir hizmet olarak planlamadığını savunan Aydın, mevcut sistemin sağlık çalışanlarının emeklerinin değersizleşmesine neden olduğunu ifade etti.
FAKÜLTE SAYISI ARTTI, KADRO AYNI KALDI
Son 15 yılda diş hekimliği fakültelerinin sayısının hızla arttığını belirten Aydın, buna karşın kamu kadrolarının ve uzmanlık imkanlarının aynı ölçüde genişletilmediğini söyledi.
Genç diş hekimlerinin mezuniyet sonrası yoğun bir rekabet ve güvencesizlik ortamıyla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Aydın, sağlık ve eğitim politikalarının uzun süredir kamusal ihtiyaçlardan çok niceliksel büyümeye odaklandığını dile getirdi.
Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı'nın (DUS) artık yalnızca akademik gelişim amacıyla tercih edilmediğini ifade eden Aydın, kamuda yeterli istihdam sağlanamadığı ve özel sektörde çalışma koşulları ağırlaştığı için uzmanlığın genç hekimler açısından bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Aydın, ekonomik imkanların sınava hazırlık sürecinde belirleyici hale geldiğini, bu durumun fırsat eşitliğini zedelediğini belirtti.
GENÇ HEKİMLER ÖZEL SEKTÖRÜN İNSAFINA KALIYOR
Kamuda yeterli atamanın yapılmaması nedeniyle genç diş hekimlerinin özel sektöre yöneldiğini kaydeden Aydın, burada da düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve güvencesiz çalışma koşullarının yaygın olduğunu söyledi.
Yeni mezunların hem ekonomik hem de psikolojik baskı altında kaldığını belirten Aydın, yurt dışına gitme eğiliminin de her geçen yıl arttığını ifade etti.
GELİR DÜŞTÜKÇE DİŞ SAĞLIĞI BOZULUYOR
TÜİK’in 2025 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine göre, diş tedavisi ve muayene harcamaları vatandaşların en çok ertelediği sağlık giderleri arasında yer aldı. Verilere göre 2025 yılında diş harcaması yapmadığını belirtenlerin oranı yüzde 28,6 olurken, 65 yaş üstünde bu oran yüzde 43,7’ye ulaştı.
Uzmanlar, düşük gelir seviyesinin ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişimi zorlaştırdığını ve toplumdaki ağız sağlığı sorunlarını derinleştirdiğini belirtiyor.
KRİZİN DAHA DA DERİNLEŞMESİ BEKLENİYOR
Ali Umut Aydın, mevcut politikaların sürmesi halinde önümüzdeki yıllarda genç diş hekimi işsizliğinin artacağını, özel sektörde ucuz emekleşmenin yaygınlaşacağını ve vatandaşların nitelikli ağız-diş sağlığı hizmetlerine erişiminin daha da zorlaşacağını söyledi.
Aydın, "Bu yalnızca mesleki bir sorun değil, aynı zamanda toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren bir mesele. Beyin göçü de bu plansızlığın ve değersizleştirmenin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Odatv.com