Tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının saç dökülmesiyle ilişkili olabileceğine yönelik yeni bulgular elde edildi.
The BMJ'de 22 Temmuz 2026'da yayımlanan araştırmada, GLP-1 reseptör agonisti kullanan tip 2 diyabet hastalarında alopesi görülme oranının diğer bazı yaygın diyabet ilaçlarını kullananlara kıyasla daha yüksek olduğu tespit edildi.
GLP-1 sınıfında Ozempic ve Wegovy markalarıyla satılan semaglutid ile Mounjaro ve Zepbound markalarıyla satılan tirzepatid gibi ilaçlar bulunuyor.
Araştırmacılar, göreceli riskteki artışın anlamlı olduğunu ancak saç dökülmesinin mutlak riskinin düşük kaldığını belirtti. Buna karşın olası yan etkinin bilinmesinin hastalar ve doktorların tedavi kararlarını daha bilinçli şekilde vermelerine yardımcı olabileceği ifade edildi.
38 BİNDEN FAZLA HASTANIN VERİLERİ İNCELENDİ
GLP-1 reseptör agonistlerinin olası yan etkileri arasında daha önce de saç dökülmesine ilişkin bildirimler yapılmıştı. Özellikle semaglutid ve tirzepatid içeren ilaçlarla ilgili vakalar gündeme gelmiş ancak diğer diyabet ilaçlarıyla doğrudan karşılaştırma yapan çalışmalar sınırlı kalmıştı.
Araştırmacılar bu ilişkiyi incelemek için Pennsylvania Üniversitesi Sağlık Sistemi'nin elektronik sağlık kayıtlarını analiz etti.
Ocak 2019 ile Eylül 2024 arasında tedavi gören tip 2 diyabet hastaları arasında GLP-1 reseptör agonistleri, SGLT-2 inhibitörleri ve DPP-4 inhibitörlerini kullanmaya başlayan kişilerin saç dökülmesi oranları karşılaştırıldı.
İlk karşılaştırmada 12 bin 4 GLP-1 kullanıcısı ile 15 bin 221 SGLT-2 inhibitörü kullanıcısının verileri incelendi.
Diğer karşılaştırmada ise 11 bin 964 GLP-1 kullanıcısı ile 11 bin 233 DPP-4 inhibitörü kullanan hasta değerlendirildi.
YAŞ VE VÜCUT KİTLE ENDEKSİ GİBİ FAKTÖRLER HESABA KATILDI
Gruplar arasında araştırma öncesinde bazı önemli farklılıklar bulunuyordu.
SGLT-2 inhibitörü kullananlarla karşılaştırıldığında GLP-1 kullanan hastaların ortalama yaşı daha düşüktü. GLP-1 kullanıcılarında ortalama yaş 58, diğer grupta 65 olarak hesaplandı.
GLP-1 kullananların ortalama vücut kitle endeksi 36,2, SGLT-2 inhibitörü kullananların ise 32,3'tü. GLP-1 grubunda kalp-damar hastalığı ve kronik böbrek hastalığı oranlarının da daha düşük olduğu görüldü.
DPP-4 inhibitörleriyle yapılan karşılaştırmada da benzer bir tablo ortaya çıktı. GLP-1 kullananların ortalama yaşı 58, DPP-4 inhibitörü kullananların 67 olurken, vücut kitle endeksleri sırasıyla 36,2 ve 31,3 olarak belirlendi.
Araştırmacılar sonuçları yaş, cinsiyet, etnik köken, mevcut hastalıklar, kullanılan diğer ilaçlar ve vücut kitle endeksi gibi faktörleri dikkate alarak düzeltti.
SAÇ DÖKÜLMESİ RİSKİ YÜZDE 37 İLE YÜZDE 68 DAHA YÜKSEK
Düzeltmelerin ardından GLP-1 reseptör agonisti kullanımının, SGLT-2 inhibitörlerine kıyasla alopesi riskinde yüzde 37'lik artışla ilişkili olduğu görüldü.
Her bin kişi-yılı başına saç dökülmesi oranı GLP-1 kullananlarda 6,91, SGLT-2 inhibitörü kullananlarda ise 5,04 olarak hesaplandı.
DPP-4 inhibitörleriyle yapılan karşılaştırmada ise GLP-1 kullanıcılarında saç dökülmesi riski yüzde 68 daha yüksek bulundu. Oranlar her bin kişi-yılı başına sırasıyla 6,53 ve 3,89 olarak kaydedildi.
SKAR BIRAKMAYAN SAÇ DÖKÜLMESİNDE RİSK DAHA YÜKSEK
İleri analizlerde ilişkinin esas olarak saç köklerinin zarar görmediği ve yeniden saç çıkma ihtimalinin bulunduğu skar bırakmayan alopesi türüyle sınırlı olduğu görüldü.
Bu tür saç dökülmesi riski GLP-1 kullananlarda SGLT-2 inhibitörü kullananlara göre yüzde 53, DPP-4 inhibitörü kullananlara göre ise yüzde 72 daha yüksek bulundu.
HIZLI KİLO KAYBI SAÇ DÖNGÜSÜNÜ ETKİLEYEBİLİR
Çalışmada GLP-1 ilaçları ile saç dökülmesi arasındaki ilişkinin nedenine yönelik kesin bir sonuç ortaya konulmadı.
Araştırmacılar, hızlı kilo kaybının saç dökülmesini artırdığı bilinen faktörlerden biri olduğuna dikkat çekti.
Hızlı kilo kaybının demir veya çinko eksikliğine de yol açabileceği, bunun da saçın normal büyüme döngüsünü etkileyebileceği belirtildi.
Kilo kaybı veya tedaviyle bağlantılı hormonal değişikliklerin de etkili olabileceği değerlendirilirken, mekanizmanın belirlenmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu kaydedildi.
ÇALIŞMA DOĞRUDAN NEDENSELLİK KANITLAMIYOR
Araştırmacılar çalışmanın bazı sınırlamaları bulunduğunu da vurguladı.
Klinik kayıtlardaki verilerin saç dökülmesinin şiddeti, yaygınlığı veya ne kadar sürdüğünü belirlemek için yeterli olmadığı belirtildi. Hastaların ilacı bıraktıktan sonra saçlarının yeniden çıkıp çıkmadığı da değerlendirilemedi.
Çalışmanın gözlemsel olması nedeniyle GLP-1 ilaçlarının doğrudan saç dökülmesine neden olduğu sonucuna varılamayacağı ifade edildi. Ölçülmeyen başka faktörlerin de sonuçlar üzerinde etkili olabileceği kaydedildi.
Araştırmacılar buna karşın geniş ve temsili bir hasta grubundan elde edilen yüksek kaliteli verilerin kullanıldığını, ek analizlerde de sonuçların benzer kaldığını belirtti.
Çalışmanın, GLP-1 ilaçlarının olası yan etkilerine ilişkin daha önceki bildirimleri desteklediği ve bu konuda klinik farkındalığa katkı sağladığı ifade edildi.