Ana içeriğe geç

Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasında mahkeme ara kararını açıkladı

Ümraniye'de futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin davada mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına, tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise ev hapsinin kaldırılmasına karar vererek duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.

Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasında mahkeme ara kararını açıkladı
Turktime
16

Ümraniye'de futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin davada mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına, tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise ev hapsinin kaldırılmasına karar vererek duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.

SANIKLARIN TUTUKLULUK HALLERİ DEVAM EDECEK

İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adliyedeki yoğunluk nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen duruşmada tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ile tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu, taraf avukatları ve maktul Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı ile babası Cemil Kundakçı hazır bulundu.

Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan'ın SEGBİS aracılığıyla katıldığı duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına, anne Zuhal Kalaycıoğlu'nun ev hapsinin sonlandırılmasına, adli kontrol şartı bulunan tutuksuz sanıkların imza yükümlülüklerinin kaldırılmasına ve sanıklara yönelik yurt dışına çıkış yasaklarının devamına hükmetti.

OLAY GÜNÜ YAŞANANLARI ANLATTI

Duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen Vahap Canbay, olay öncesinde Aleyna Kalaycıoğlu ile ayrılık aşamasında olduklarını, arife günü barışma gayesiyle yanına gitmek üzere yola çıktıklarını, maktul Kundakçı ile arkadaşları Yalçın'ın da kendisine eşlik ettiğini belirterek stüdyonun önünde bekledikleri sırada çakarlı bir aracın yanaşarak içerisindeki şahsın kendilerini tehdit ettiğini ve fiziksel temas yaşandığını dile getirerek, "Benim, Aleyna ile belirsiz ucu açık ayrılık konuşması olmuştu. Kendisinin yengeme attığı mesaj vardı, ona nazaran yengeme de mesaj atmış diye yanına çıkıp gitmiştim. Kubilay o gece bizde kalıyordu. İfadelerde belirttiğimiz gibi 'Gidelim' dedi. 'Bayram arefesi, gidelim barışmış oluruz' gibisinden konuşma oldu. Kubilay ile Yalçın zaten gidiyordu. 'Ben de geleyim o zaman' dedim. Yalçın da olay günü bizdeydi. İlk gittiğimiz vakit temizlikçi kapıyı açıp, 'Temizlik yapıyorum, kimseyi alamam' dedi. Kadın demek ki erkek olan yerde temizlik yapamıyor diye bekledik. 1 saat veya 2 saat orada bekledik. Stüdyodaki köpek benim, Aleyna'nın çok sevdiği köpek. O sevdiği için ona vermiştim. Kapıda beklerken bir tane siyah araç yanaştı, sadece çakarlarını görüyorduk. Araçtan biri indi cama vurdu, kapıyı açtım. 'Sizi bir daha bu kızın etrafında görmeyeceğim' dedi. Sol kolumu Kubilay'a doğru kaldırdım, cenin pozisyonu aldım. Sağ bacağım veya elim Alaattin'in koluna değmiş olabilir. Şahsın koluna bir temasım olmuş olabilir. Kendimizi korumak için kapattığımda değmiş olabilir" dedi.

"YARDIM ÇIĞLIĞINDA BULUNDUM"

İfadesinin devamında silahlı saldırı anında yaşananları aktaran Canbay, arkadaşı Kundakçı'nın yaralandığını duyduktan sonra yanına giderek yardım çağırdığını, olay öncesinde temizlikçiden Aleyna Kalaycıoğlu'nun Alaattin Kadayıfçıoğlu ile ilişkisi olduğunu öğrendiğinde psikolojik olarak sarsıldığını ifade ederek, "Olay anında kimse sesini çıkartmadı, ben sadece 'Yapma' diye bağırdım. Birinin vurulduğunu anlamadım. Kubilay bağırınca koşarak Kubilay'ın yanına gittim. Kucağıma alıp, yardım çığlığında bulundum. Bu olay günü öğlenden sonra konuşmalar gerçekleşmişti. Temizlikçimiz beni arayıp, Aleyna'nın Alaattin ile sevgili olduğunu söylemişti. Ağlamaya başladım. Ölüm gibi bir şey oldu, 'Kendimi öldürürüm' gibi söyledim" ifadelerini kullandı.

MAĞDURİYET YAŞADIĞINI BELİRTEREK BERAATİNİ İSTEDİ

Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan, olay tarihinde bayram ziyareti için Ankara'da bulunduğunu, cinayet vakasını ertesi sabah çocuklarından öğrendiğini, olayla herhangi bir ilgisi bulunmamasına rağmen ticari ve şahsi itibarının zedelendiğini ve cezaevinde kaldığını savunarak beraat talebinde bulundu ve "Ben olay günü bayram için Ankara'daydım. Metin gece beni aradı, 'Alaattin kavgaya karışmış ama ne olduğunu bilmiyorum, bana geliyor' dedi. Telefon görüşmesinden sonra Bilal'i aradım, telefonu kapalıydı. Gece 1-2 gibi Bilal ile görüştüm, ardından uyudum. Sabah kalktığımda çocuklarım bir cinayet olduğunu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun adının geçtiğini söyledi. Metin'i aradım durumu sordum. Bana 'Olay bu sanırsam, ben de bilmiyorum' dedi. Bu olayda en mağdur olan benim. İtibarım yerlerde süründü. Bir sonraki gün Alaattin yakalandı. Ben 45 gün cezaevinde yattım ne olduğunu bilmeden. Ben 9 çocuğa bakıyorum, en mağdur taraftayım. Beraat etmek istiyorum. Metin ile mesajlarımın sebebi çocuktan bilgi alırsanız bana haber vermeleri için yazıştığımız bir mesajdı" şeklinde konuştu.

KADAYIFÇIOĞLU ARBEDE SIRASINDA SİLAHIN PATLADIĞINI İLERİ SÜRDÜ

Savunmasında Aleyna Kalaycıoğlu ile olaydan 2-3 hafta önce sevgili olduklarını ve olay yerine planlı gitmediğini öne şüren tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu, stüdyo önündeki araçta bulunan bir kişinin kendisine küfretmesiyle arbede çıktığını ve silahın o esnada patladığını iddia etti. Olay anını, yanındaki Mustafa Recep ile sonrasındaki süreçte babası yurt dışında olduğu için amcası Metin'e gidişini, AVM ve Aksaray ziyaretlerini aktaran Kadayıfçıoğlu, "Biz Aleyna ile olay tarihinden 2-3 hafta öncesinde tanışıp sevgili olduk. Ben arabayı verdim akşamında biz Aleyna ile bulaşacaktık. Benim şahsi binek aracıma sığmayacağını düşündüm. Babamın arabası Vito ile gidebileceğimi söyledi. Müzik stüdyosunun olduğu sokağa girdik. Beyaz bir otomobil vardı. Aracı görünce Aleyna panikledi. Ben de araçtan indim, yüzük parmağımdan aracın ön kapısına vurdum ve içeride yolcu koltuğunda oturan şahıs bana küfür etti ve beni içeri çektiler, ben tek elimle mücadele ediyordum. Bir anda silah patladı ve benim mi, değil mi kimin olduğunu anlamadım. Şahıs beni içeri çektiği zaman bacağının arasında parlak bir şey gördüm. Sonrasında Vito'ya bindik Mustafa Bey ve Aleyna ile, sonra Aleyna'ya Mert'i aramasını söyledim. Bir şey olduysa ambulansı arasınlar diye. Ben olayın şokuyla ne olduğunu anlamadım. Babam yurt dışında olduğu için onun yakını olan Metin amcama gittim, metin amcama Aleyna ile gittik. AVM'ye gittik, daha sonrasında Aksaray'a gittik, Engin Abi ile daha sonra başka bir AVM'ye gittik. Bir sonraki gün zaten polisler bizi aldı. Aleyna Metin amcama gittikten sonra bizden ayrıldı. Ben aslında Aleyna'yı annesinden almaya gittim. Ben oraya giderken o şahısların orada olduğunu bilmiyorum. Silah taşıdığımı sadece Mustafa (Recep) Bey bilir, silahım hep torpidoda duruyor. Zaten 'Buradan gidelim, tehlikeli olabilir' dedi. Olay sırasında elim tetikte değildi ben kimseye silah doğrultmadım." ifadelerini kullandı.

ALEYNA KALAYCIOĞLU SİLAHI İLK KEZ GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ

Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu savunmasında, Vahap Canbay ile biten ilişkisinin ardından Alaattin Kadayıfçıoğlu ile görüşmeye başladığını, olay günü stüdyoya kayıt almak ve köpeğini almak için gittiğinde Canbay'ın arkadaşı Yalçın ve maktul Kubilay'ın barıştırma amacıyla kendisini aradıklarını belirtti. Tehdit edilmesinden korktuğu için yalan söylediğini, ardından Alaattin ile yemeğe geçip durumu annesine ve üstü kapalı olarak Alaattin'e aktardığını söyleyen Kalaycıoğlu, olay anı ve sonrasındaki telefon görüşmelerini şu sözlerle detaylandırdı: "Sayın hakim ben biraz detaylı konuşmak istiyorum. Bizim Canbay ile 1,5 yıllık bir ilişkimiz vardı. Ben ayrılmak istedim, o kabul etti. Ayrıldıktan 1-2 hafta sonra Alaattin ile görüşmeye başladık. O gece Allattin'de kaldım, daha sonra kayıt almak için stüdyoya gittim, köpeğimi alıp gittim. Stüdyoya gittiğimde Yalçın, 'Canbay kötü' dedi, gitti. Ardından Kubilay aradı beni 'Ablacığım ben sizi barıştırmak için gelmek istiyorum' dedi, ben 'Gelmeni istemiyorum' dedim. Yalçın bir önceki konuşmada 'Canbay çok kötü' dedi, ikinci konuşmada telefonu aldı ve 'Hayatında biri varsa kendimi öldüreceğim' dedi. Ben de korktum, 'Hayatımda kimse yok' dedim, onu sakinleştirmek istedim. Daha sonra aracın içerisindeyken Yalçın aradı, 'Stüdyoya dön' dedi ben de dönmeyeceğimi söyledim, yemek yemeye gittik biz. Yemekteyken üstü kapalı şekilde Alaattin'e söyledi. Anneme de söyledi Yalçın ve Kubilay'ın bizi barıştırmak için geldiğini. Bana 'Gel' dedi. Olay anında ben ilk defa Alattin'in silah taşıdığını gördüm. 'Sadece konuşacağım' dedi, öyle indi arabadan. Sonrasında silah patlayınca elim ayağım boşandı. Daha sonra Alaattin beni VIP araca bindirdi. Araca binince silahı gördüm arka koltukta. 'Alaattin sen ne yaptın?' dedim, o da bana 'Ne olduğunu bilmiyorum' dedi. Sonra 'Bertin'i aradım, 'Ambulans çağır ya da ben çağıracağım' dedim. Sonra bir daha Bertin'i aradım 'Bana bir şey olmadığını söyle' dedim, o da bana 'Bir kişi yerde yatıyor' dedi. Bertin beni anneme bıraktı, daha sonra polisler geldi. Telefonumu kapatmadım, telefonumdan hiçbir şey silmedim."

DURUŞMA ÖNCESİNDE ARBEDE YAŞANDI

Duruşma öncesinde adliye koridorlarında tanık Vahap Canbay ve beraberindeki arkadaşları ile hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın yakınları arasında tartışma çıktı. Anne Ülker Kundakçı, kendisiyle konuşmak isteyen Canbay'a kendi haklarını savunmak için adliyede olduklarını belirterek tepki gösterirken, maktul yakınları Canbay'ın Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında şikayetçi olmadığını ve aileyle anlaşma sağladığını ileri sürdü. Yaşanan bu gerginliğin ardından, adliye koridorunda çekim yapan basın mensupları ile Canbay'ın arkadaşları arasında da tartışma çıktı. Gazetecilerin görüntü almasına tepki göstererek hakaret eden ve üzerlerine yürüyen gruba adliyedeki güvenlik görevlileri ile polis ekipleri müdahale ederek gerginliği sonlandırdı.

NE OLMUŞTU?

Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta 19 Mart gecesi meydana gelen olayda, müzisyen Vahap Canbay'ın eski kız arkadaşı Aleyna Kalaycıoğlu ile barışmak amacıyla 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı ve arkadaşlarıyla birlikte stüdyo önüne gittiği, grup araçta beklediği sırada çakarlı lüks araçlarla gelen şüphelilerin silahlı saldırı gerçekleştirdiği belirtildi. Saldırıda ağır yaralanan Kundakçı'nın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesinin ardından yürütülen adli soruşturmada, aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 7 kişi tutuklanmış, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede toplam 10 kişi sanık sıfatıyla yer almıştı. (DHA)

Kaynağa Git

İlgili Haberler