Ana içeriğe geç

NATO ve AB’den Türkiye’ye övgü! Türk savunma modelini örnek alabiliriz

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye’nin Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yaklaşık 3 bin şirketi kapsayan savunma sanayisi modelini ’örnek alınabilecek bir yapı’ olarak nitelendirerek bazı müttefik ülkelerin bu sistemi incelemeye başladığını açıkladı. NATO Ankara Zirvesi kapsamındaki Savunma Sanayii Forumu’nda konuşan Rutte, Avrupa’nın Soğuk Savaş’ın ardından benzeri görülmemiş bir savunma dönüşümünden geçtiğini vurgularken, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Türkiye’nin NATO ve Avrupa güvenliği açısından kritik bir ortak olduğunu belirterek, AB’nin savunma yatırımları kapsamında Ankara ile yakın iş birliği için geniş fırsatlar bulunduğunu ifade etti.

NATO ve AB’den Türkiye’ye övgü! Türk savunma modelini örnek alabiliriz
Sabah
16

"TÜRKİYE, İTTİFAK İÇİNDE HER ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ BİR ROL OYNADI"

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise AB ve NATO arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"AB üyesi ülkeler ile NATO müttefiklerinin tek bir kuvvet yapısı bulunuyor. Aynı kuvvetler NATO operasyonlarına, AB misyonlarına, Birleşmiş Milletler görevlerine ya da gönüllü koalisyonlara tahsis ediliyor. Bunun mümkün olabilmesi için birlikte çalışabilirlik şart. Elbette mevcut jeostratejik ve jeopolitik ortamda savunma yatırımlarında çok büyük bir artışa ihtiyaç duyuyoruz ve AB bu konuda önemli ölçüde adım atıyor."

Von der Leyen, Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) mekanizmasına değinerek, şunları kaydetti:

"SAFE mekanizması bizim için özellikle önemli çünkü ortak tedariki teşvik ediyor. Bu kapsamda toplam değeri 100 milyar avroya ulaşan 10 anlaşma imzalanmış durumda. SAFE tasarımı gereği ortak ülkelere de açık. Maliyet unsurlarının yüzde 35'i AB dışındaki ülkelerden karşılanabiliyor. Ancak yüzde 65'inin AB içinde olması gerekiyor. Bunun nedeni Avrupa savunma sanayisi tabanını güçlendirmek istememizdir. Vergi mükelleflerinin parasıyla yapılan bu yatırımların Avrupa'ya geri dönüş sağlamasını, Avrupa'da istihdam yaratmasını ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini desteklemesini istiyoruz."

AB dışındaki ülkelerin güvenlik ve savunma anlaşması imzalaması halinde daha geniş işbirliği imkanlarından faydalanabileceğini anımsatan von der Leyen, "Kanada bunu yapan ilk ülke oldu. Dolayısıyla burada çok geniş bir yatırım ve işbirliği yelpazesi bulunuyor." dedi.

"İTTİFAK İÇİNDE HER ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ BİR ROL OYNADI"

Von der Leyen, Türkiye'nin NATO içerisindeki rolüne atıfta bulunarak, "İttifak içinde her zaman çok önemli bir rol oynadı. Aynı şekilde AB ile ilişkilerimiz açısından da büyük önem taşıyor." diye konuştu.

Türkiye ile SAFE'in yüzde 35'lik kısmı kapsamında birlikte çalışma imkanı bulunduğunu belirten von der Leyen, "Bunun yanında 2030'a kadar öngörülen 800 milyar avroluk yatırım ise üye devletlerin kendi savunma bütçelerini hangi alanlara yönlendireceklerine ilişkin kararlarına bağlı. Bu da Türkiye ile çok yakın işbirliği yapılması için geniş fırsatlar sunuyor." ifadelerini kullandı.

Von der Leyen, AB açısından en önemli konunun NATO'nun belirlediği hedeflerle tamamen uyumlu hareket etmek olduğunun altını çizerek, "Elimizde tek bir kuvvet yapısı var. Eksiklerin nerede olduğunu biliyoruz ve bunları maliyet açısından verimli şekilde giderebilmek için birlikte çalışmamız gerekiyor. Bu nedenle NATO Savunma Planlama Süreci (NDPP) bizim için büyük önem taşıyor. Böylece eksiklikleri en uygun maliyetle tamamlayabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Ukrayna ile de yakın çalışma gerekliliğine işaret eden von der Leyen, "Çünkü savunma kabiliyetlerimizi hızlı, akıllıca ve makul maliyetlerle geliştirmemiz gerekiyor. Ukrayna, savaşın baskısı altında bunu son yıllarda başarıyla kanıtladı." değerlendirmesini yaptı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler