Ana içeriğe geç

Astrobiyolog 3 gerekçeyi anlattı: Uzaylılar neden Dünya'ya gelmiyor?

Astrobiyolog Carol Oliver'a göre evrende başka yaşam biçimlerinin var olması mümkün olsa da, onların Dünya'yı ziyaret ediyor olması çok daha farklı bir iddia. Oliver, The Conversation'da yazdığı yazıda, bunun neden pek olası görünmediğini açıklayan 3 temel bilimsel gerekçe sundu.

Astrobiyolog 3 gerekçeyi anlattı: Uzaylılar neden Dünya'ya gelmiyor?
Euronews Türkçe
16

ABD hükümetinin son dönemde onlarca yıllık UFO dosyalarını kamuoyuna açması ve uzaylı yaşamını konu alan yeni yapımların gelmesi, Dünya'nın uzaylılar tarafından ziyaret edilmiş olabileceği fikrini yeniden canlandırdı.

Kamuoyu araştırmaları da bu ilginin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Avustralya, ABD ve diğer bazı ülkelerde yapılan anketlerde insanların yaklaşık üçte biri uzaylıların Dünya'da bulunduğuna inandığını söylüyor.

Ancak astrobiyolog ve bilim iletişimi uzmanı Carol Oliver'a göre evrende başka yaşam biçimlerinin var olması mümkün olsa da, onların Dünya'yı ziyaret ediyor olması çok daha farklı bir iddia. Oliver, The Conversation'da yazdığı yazıda, bunun neden pek olası görünmediğini açıklayan üç temel bilimsel gerekçe sunuyor.

1. Uzay hayal edilemeyecek kadar büyük

Uzaylı ziyaretleri fikrinin önündeki ilk engel, yıldızlar arasındaki mesafelerin akıl almaz büyüklükte olması.

Güneş'e en yakın yıldız olan Proxima Centauri, Dünya'dan yaklaşık 40 trilyon kilometre uzaklıkta bulunuyor. Astronomlar bu mesafeyi 4,3 ışık yılı olarak ifade ediyor.

Bir ışık yılı, ışığın bir yılda kat ettiği mesafeye karşılık geliyor. Işık saniyede yaklaşık 300 bin kilometre hızla hareket ediyor.

İnsanlığın bugüne kadar ürettiği en hızlı uzay araçlarından biri olan Parker Solar Probe ise saniyede yaklaşık 191 kilometre hız yapabiliyor. Bu hız kulağa etkileyici gelse de ışık hızının yalnızca yüzde 0,064'üne karşılık geliyor.

Oliver, "Bu hızla Proxima Centauri'ye ulaşmak yaklaşık 6 bin 650 yıl sürerdi," diyor.

Üstelik bu, yalnızca kozmik komşumuz sayılabilecek en yakın yıldız için geçerli. Galaksideki diğer yıldız sistemleri çok daha uzak mesafelerde.

"Varsayalım ki çok gelişmiş bir uygarlık, ışık hızına yakın hızlarda seyahat etmeyi başardı," diyen Oliver, şöyle ekliyor:

"Bu durumda da Einstein'ın görelilik teorisinin ortaya koyduğu başka bir sorun devreye giriyor: zaman genişlemesi. Bu etkiye göre bir cisim ne kadar hızlı hareket ederse, onun için zaman o kadar yavaş akıyor."

Bunun küçük bir örneği astronotlarda bile gözlenebiliyor. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda bir yıl geçiren NASA astronotu Scott Kelly, Dünya'ya döndüğünde ikiz kardeşinden birkaç milisaniye daha gençti.

Oliver'a göre, yıldızlar arası yolculuk yapan varsayımsal bir uzaylı uygarlık için bu etki çok daha büyük olurdu. Işık hızına yakın hızlarda yapılan uzun yolculuklar sonucunda mürettebat eve döndüğünde, ayrıldıkları gezegende onlarca hatta yüzlerce yıl geçebilir.

Başka bir deyişle, uzaylılar kendi dünyalarına adeta zaman sürgünü olarak döner.

2. Yıldızlar arası yolculuk inanılmaz miktarda enerji gerektiriyor

Uzaylı ziyaretlerinin önündeki ikinci büyük engel enerji.

Fizik kurallarına göre bir uzay aracının hızı arttıkça onu daha da hızlandırmak için gereken enerji miktarı katlanarak büyüyor.

Bir nesneyi ışık hızına ulaştırmak teorik olarak sonsuz enerji gerektiriyor. Bu nedenle mevcut fizik anlayışımıza göre ışık hızına ulaşmak imkânsız kabul ediliyor.

Dahası, uzay tamamen boş değil.

Yıldızlararası ortamda çok az sayıda hidrojen atomu ve diğer parçacıklar var. Normal hızlarda bunlar sorun yaratmasa da ışık hızına yakın hareket eden bir uzay aracı için ciddi bir tehdit haline geliyor.

Bu parçacıklar yüksek enerjili radyasyona dönüşebilir, aracın elektronik sistemlerine zarar verebilir ve hatta gövdesini aşındırabilir.

Bazı teorik fizikçiler ışık hızından hızlı yolculuk senaryoları üzerinde çalışsa da, bu fikirler bugün için uygulanabilir olmaktan çok uzak ve yine olağanüstü enerji gereksinimleri içeriyor.

Oliver'a göre burada mantıksal bir soru da ortaya çıkıyor: Bu kadar büyük enerji harcayarak Dünya'ya gelmenin amacı ne olurdu? Eğer bir uygarlık yıldızlar arası yolculuk yapabilecek kadar gelişmişse, Dünya'da bulunan kaynakların çoğunu kendi gezegeninde üretme kapasitesine de sahip olması beklenebilir.

3. Dünya'nın atmosferi uzaylılar için zehirli olabilir

Uzaylı ziyaretlerinin önündeki üçüncü engel ise Dünya'nın biyolojik yapısı.

Bilim insanlarına göre Dünya'daki yaşam ile gezegenin çevresi milyarlarca yıl boyunca birlikte evrimleşti.

Örneğin bugün soluduğumuz oksijen açısından zengin atmosfer, yaklaşık 2,4 milyar yıl önce yaşayan siyanobakterilerin faaliyetleri sayesinde oluştu.

İnsanlar için yaşamsal olan oksijen, başka bir gezegende evrimleşmiş canlılar için son derece tehlikeli olabilir. Oksijen oldukça reaktif bir element ve farklı biyokimyasal sistemlere sahip canlılar için aşındırıcı veya zehirleyici etkiler yaratabilir.

"Elbette uzaylılar koruyucu giysiler kullanabilir. İnsanlar da Mars'ta veya Ay'da uzay kıyafetleri olmadan yaşayamazdı," diyen Oliver, uzaylı ziyaretleriyle ilgili popüler anlatıların çoğunda böyle koruyucu ekipmanlardan söz edilmediğine dikkat çekiyor.

Uzaylılar gerçekten var mı?

Uzaylıların Dünya'yı ziyaret ediyor olması düşük ihtimal gibi görünse de bu, evrende başka yaşam olmadığı anlamına gelmiyor.

Bugüne kadar bilim insanları 4 bin 700'den fazla yıldız sistemi içerisinde yaklaşık 6 bin 200 ötegezegen keşfetti.

Araştırmacılar Samanyolu Galaksisi'nde 100 milyardan fazla yıldız bulunduğunu ve bu yıldızların büyük bölümünün en az bir gezegene sahip olabileceğini düşünüyor.

Bu da yaşama uygun olabilecek gezegen sayısının son derece yüksek olduğu anlamına geliyor.

Üstelik yaşam arayışı yalnızca uzak yıldız sistemleriyle sınırlı değil. Bilim insanları Mars'ta, Jüpiter'in uydusu Europa'da ve Satürn'ün uyduları Enceladus ile Titan'da geçmişte veya günümüzde mikrobiyal yaşam bulunabileceğini düşünüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler